Journals / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 0 - Sayı: 29

The Inclusion of the Story of Alexander in Fedayî’s Turkish Translation of the Mantıku’t-Tayr

“İSKENDER HİKÂYESİ” FEDAYÎ’NİN MANTIKU’T-TAYR TERCÜMESİNE NASIL GİRDİ?

Pages
65–78
DOI
—

Abstract

Fedayî Mehmed Dede in the 17th century wrote one of the versified translations in Turkish of the Mantıku’t-Tayr. Fedayî Mehmed Dede, originally from Antep, was a Mawlawi and resided for many years in Mawlawi Lodge of Tripoli. The Title of his translation was Mantık-ı Esrâr. Although some research suggests that this was a “complete translation”, Fedayî, excluded 30 sections from the original while he added a story. The story begins with Alexander’s journey to the land of darkness. This paper endeavours to explore whether the story belongs to Fedayî or it is borrowed from other sources. The story itself consists of 22 couplets. However with the couplets taken from the previous section, it comes up to 29 couplets under the heading “Hikâyet-i İskender”. Fedayî partially explains the metaphors he used. This story, which first appeared in Firdawsi’s Shahnama and later in the first separate Iskandarnama that of Nizami-i Gandjawi’s Sharafnama, was also found in other various texts and Iskandarnamas. Thus it is apparent that before translating Mantiq a-Tayr into Turkish, Fedayî should have seen some of the translations/commentaries that had been made before him.

Özet

Mantıku’t-Tayr’ın manzum Türkçe tercümelerinden biri de 17. asırda Fedayî Mehmed Dede tarafından yapılmıştır. Aslen Antepli olan Fedayî Mehmed Dede, Mevlevi’dir ve uzun yıllar Trablusşam Mevlevihanesi’nde bulunmuştur. Tercümesinin adı Mantık-ı Esrâr’dır. Bazı araştırmalarda “tam tercüme” olduğu ileri sürülen bu metinde, eserin aslında bulunan 30 bölüm yer almamaktadır. Buna mukabil Fedayî, tercüme metne bir hikâye eklemiştir. Bu hikâye, İskender’in karanlıklar ülkesine gidişiyle başlar. Çalışmamızda söz konusu ekleme hikâye üzerinde durulmuş ve bunun Fedayî’ye mi ait olduğu yoksa başka bir yerden mi derlendiği sorularına cevap aranmıştır. Hikâye 22 beyitten oluşmaktadır, bir önceki bölümden alınanlarla beraber “Hikâyet-i İskender” başlığını taşıyan kısımdaki beyit sayısı ise 29’a ulaşmaktadır. İskender hikâyesinde kullanılan semboller, mütercim-şair tarafından kısmen açıklanmıştır. Firdevsî’nin yanı sıra ilk müstakil İskendernâme’nin sahibi olan Genceli Nizamî’nin de anlattığı bu hikâye, sonradan kaleme alınan İskendernâmelerle farklı konulardaki metinlerde yer almıştır. Ekleme hikâyeyle ilgili bulguların gösterdiğine göre Fedayî, Mantıku’t-Tayr’ı tercüme ederken kendinden önce yapılmış tercüme ve/veya şerhlerle edebî, tarihî ve ilmî kaynakların en azından bir kısmını görmüş olmalıdır.