Journals / Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi / 2014 / Cilt: 31 - Sayı: 1

Gülten Akın’s Celâliler Destanı at the Conjunction of Poetry and History

Şiirle Tarihin Kesişim Noktasında Gülten Akın’ın Celâliler Destanı

Pages
43–70
DOI
—

Abstract

Gülten Akın, who is one of the most important woman poets in Turkish poetry and a committed socialist artist, published his poem called Celâliler Destanı in 2007 that she began to write in 1980’s. The poet, in this work, studied Celali rebellion which, as a domestic affair, had a huge impact on the Ottoman Empire. This rebellion was supported by all communities in the Empire and had a wide range of reasons such as social, economical, demographical and military. Gülten Akın, in her work, never considers this as a religious or ideological rebellion.The poet, directs her main objection towards the official history writing at this point, and she points out the ordinary daily lives of people and their feelings while treating Celali rebellions. The poet, in her work, by making a connection between the events of the 16 century and the facts of Turkey after 1980, not only criticizes a historical era, but today’s world as well. This work, in which the relationship between political power and community is questioned, is in way a re-reading of a historical event. Gülten Akın reads the historical event as if it is a literary text and focuses on its aspect of individuality. The poet examines the real meaning of the historical facts, tests what we had been told about them, and aims at bringing her readers to a certain consciousness level by regarding both past and present. In this article, Akın’s poem called Celâliler Destanı is studied in the lights of new historicism, and, in particular, Foucault’s views.

Özet

20.yüzyıl Türk şiirinin en önemli kadın şairlerinden olan ve toplumcu sanat anlayışını benimseyen Gülten Akın, 1980’lerde yazmaya başladığı Celâliler Destanı’nı 2007’de kitap olarak yayımlamıştır. Şair bu eserinde, 16.yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nu derinden etkileyen bir iç sorun olarak Celali ayaklanmalarını ele almaktadır. Bu hareket, esasında toplumun bütün katmanları tarafından desteklenmiş bir ayaklanmadır ve toplumsal, ekonomik, demografik, askeri, idari birçok nedeni vardır. Gülten Akın, kitabında bu sorunu hiçbir zaman dinsel ya da ideolojik bir ayaklanma olarak yorumlamaz. Şair, resmî tarihe yönelik eleştirisini tam bu noktada getirir ve Celali ayaklanmalarını işlerken herhangi bir ayrıma gitmeksizin halkın yaşamına ve duygularına odaklanır. Sadece tarihsel bir dönemin değil, içinde yaşadığımız çağın da eleştirisini içeren eserinde şair, 16. yüzyılda geçen olaylarla 1980 sonrası Türkiye’sinin gerçekleri arasında bağ kurar. İktidar ile toplum arasındaki ilişkilerin de sorgulandığı eser, tarihsel bir olayın yeniden okunması niteliğindedir. Gülten Akın, tarihteki olayı, bir edebiyat metni gibi okuyup ondaki bireysel yana yoğunlaşmaktadır. Şair, tarihsel gerçeklerin anlamını araştırmakta, anlatılanları sınamakta ve okurunu hem geçmişle hem de bugünle ilgili olarak belirli bir bilince ulaştırmayı amaçlamaktadır. Bu makalede, yeni tarihselcilik düşüncesi ve özellikle Foucault’nun görüşleri ışığında Akın’ın Celâliler Destanı adlı eseri incelenmektedir.