Journals / Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi / 2017 / Cilt: 34 - Sayı: 2
Morrison’un A Child of the Jago ve Gissing’in The Nether World Eserlerinde Mekânsal Duyular, Murdarlık ve Saflık
- Pages
- 95–106
- DOI
- —
Abstract
In Victorian London it was practically impossible to avoid filth since it contaminated everything it touched by transgressing bodily and spatial boundaries, leaving social classes vulnerable to its degrading effects. The Victorians’ faith in progress and civilisation, and a healthy nation was distorted by the revolting presence of dirt generating ambiguity between the body and space, purity and defilement, and the poor and the rich. Yet, how exactly did filth transgress the boundaries of the body, social classes and spatial units? Did purification, as well as filth, generate an anxiety among the working class and the poor? How did filth and purity affect the representation of the urban poor and their problems in literature? The purpose of this study is to explore the transgressive nature of filth and its seemingly discrepant influences among the lower classes in late-Victorian London. By elaborating on these questions and discussing senses of place, dirt and cleanliness in spatially segregated slums in Arthur Morrison’s A Child of the Jago (1896) and George Gissing’s A Nether World (1889), this paper argues that there existed a relative understanding of filth and purity as well as a transforming sense of smell among the lower and middle classes. In these major slum-novels, slums are characterised by their foul odours, darkness, violence and criminality; yet the poor and the working classes are re-humanised with an ambivalent approach to social stratification and environmental factors. This approach reveals an increasing anxiety against cleanliness and hygiene, and a need for preservation of social and moral values among the urban poor, in response to the lowering tolerance of middle classes against foul odours, dirt and moral degradation from the mid-to late Victorian era
Özet
Viktorya Dönemi Londra'sında kirliliği önlemek neredeyse imkânsızdı. Çünkü murdarlık dokunduğu her şeye, bedensel ve mekânsal sınırları aşarak ve toplumsal sınıfları olumsuz etkilerine karşı savunmasız bırakarak bulaşmaktaydı. Toplumun ilerleme ve medeniyete, sağlıklı bir millet olmaya inancı vücut ve mekân, saflık ve kirlenme ile yoksullar ve zenginler arasında belirsizlik yaratan murdarlığın varlığıyla bozulmuştu. Peki, murdarlık bedensel, sosyal ve mekânsal sınırları nasıl aşıyordu? Kirlilik kadar temizlik de, işçi sınıfı ve yoksullar arasında endişe yaratıyor muydu? Murdarlık ve saflık kentli yoksulların edebiyatta temsilini ve sorunlarını nasıl etkiledi? Bu çalışmanın amacı murdarlığın yayılmacı doğası ve alt sınıflardaki farklı etkilerini son dönem Viktorya Londra'sında incelemektir. Söz konusu sorular üzerinde durularak Arthur Morrison'un A Child of the Jago (1896) ve George Gissing'in The Nether World (1889) eserlerinde ötekileştirilmiş yoksul semtlerde mekânsal duyular, kirlilik ve temizlik konularını ele alınmakta, murdarlığa karşı göreli bir anlayışın var olduğu ve koku alma duyusunun alt ve orta sosyal sınıflarda dönüşüme uğrayan bir olgu olduğu öne sürülmektedir. Bu önemli eserlerde, yoksul mahalleler kötü kokular, karanlık, şiddet ve suç işleme eğilimi gibi özelliklerle betimlenirken yoksul sınıf ve işçi sınıflarının insancıl özellikleri de toplumsal tabakalar ve çevresel faktörlerin farklı bir yaklaşımla ele alınmasıyla yeniden ön plana çıkarılır. Bu yaklaşım, Viktorya Devri' nin orta ve son dönemlerinde burjuvanın kötü kokulara, murdarlık ve yozlaşmaya azalan toleransına karşılık, kentli yoksullar arasında temizlik ve hijyene karşı artan bir endişe ile sosyal ve ahlaki değerlerin korunması ihtiyacını ortaya koymaktadır