Journals / Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi / 2017 / Cilt: 34 - Sayı: 2
Mardin Emineddin (Emînuddin) Complex: Patronage and Architecture
- Pages
- 13–31
- DOI
- —
Abstract
The subject of this study is to examine the architectural features of the Emineddin Complex which is located in the city centre of Mardin and to discuss the ideas on the identity of Emineddin who gave his name to the complex. Emineddin Complex consists of a mosque, a madrasa, a hospital, a hermitage (zawiya), a summer prayer niche, a hamam, a fountain for ablution, and a public fountain and it reflects a settlement ground plan suitable for topography on a sloping land. Researchers, working on the Emineddin Complex in terms of architecture and art history, claim that the construction of the complex was initiated by Artuqid amir, Emineddin Ilgazi (d. 1092) and continued by his brother Necmeddin Ilgazi (502-516 H. / 1108/1109-1122/23 M.). The construction of the complex is, thus, dated to late 11th and early 12th century and is considered as the earliest Artuqid structure in Mardin. The primary aim of this article is to question and discuss, in the light of the sources, the opinion concerning the foundation date and the patron of the Emineddin Complex which was for the first time brought forward by Abdüsselam Efendi , and was subsequently accepted by all the researchers. This article defends the contention that Emineddin Complex is a religious sanctuary built in the name of Sheikh Emineddin with the financial patronage of the Artuqid amirs, a religious figure, not Emineddin Ilgazi, who is supposed to be one of the Artuqid amirs. For this reason, the complex reflects modest and reclusive features, unlike the structures commissioned by Artuqid amirs on their own behalf with reflecting meticulous stonemasonry. Moreover, in this study, architectural features of the buildings forming the complex will be described and discussed by making an analogical evaluation. Finally it will also evaluate the spatial relations of the buildings of the complex and their architectural features by consulting the plans, drawings, and photographs published by Ünver in 1938 and Altun in 1967 as well as referring to the views of researchers who have previously studied the complex, making oral history interviews and by comparing them with similar buildings in the city
Özet
Bu çalışmanın konusunu Mardin kent merkezinde bulunan Emineddin Külliyesi'nin mimari özelliklerinin incelenmesi ve yapıya adını veren Emineddin'in kimliğine dair görüşlerin tartışılması oluşturmaktadır. Emineddin Külliyesi, mescid, medrese, bîmâristan, zâviye, yazlık namazgâh, hamam, çeşme ve selsebîlden oluşmaktadır. Külliye eğimli bir arazi üzerinde topografyaya uygun bir yerleşim düzeni yansıtmaktadır. Emineddin Külliyesi'ni mimarlık ve sanat tarihi açısından değerlendiren araştırmacılar, külliyenin inşasına Mardin Artuklu emiri Emineddin İlgazi (ö. 1092) tarafından başlanmış olduğunu ve kardeşi Necmeddin İlgazi (502-516 H./ 1108/1109-1122/23 M.) tarafından devam ettirildiğini ileri sürmektedir. Külliyenin yapımı böylece 11. yüzyıl sonu ve 12. yüzyıl başı arası bir döneme tarihlendirilmekte ve Mardin'deki en erken tarihli Artuklu yapısı olarak nitelendirilmektedir. Emineddin Külliyesi'nin yapım tarihi ve banisi ile ilgili olarak ilk defa Abdüsselam Efendi tarafından ileri sürülen ve daha sonra tüm araştırmacılar tarafından kabul gören bu görüşün sorgulanması ve kaynaklar ışığında tartışılması bu makalenin öncelikli hedeflerindendir. Makale Emineddin Külliyesi'nin Artuklu beylerinden biri olduğu varsayılan Emineddin İlgazi adına değil, bir din adamı olan Şeyh Emineddin adına Artuklu beylerinin mali hamiliğinde yaptırılmış bir tarikat yapısı olduğu tezini savunmaktadır. Bu nedenle külliye Mardin'de Artuklu beyleri tarafından kendi adlarına yaptırılan ve özenli taş işçiliği yansıtan yapılardan farklı olarak mütevazi ve münzevi özellikler yansıtmaktadır. Bu çalışmada, ayrıca, külliyeyi oluşturan yapılar betimlenerek mimari özellikleri analojik değerlendirme yapılarak tartışılacaktır. Ünver'in 1938'de ve Altun'un 1967 yılında yayınladıkları planlar, çizimler ve fotoğraflar ile külliyeyi daha önce incelemiş araştırmacıların görüşlerine başvurularak, sözlü tarih görüşmeleri yapılarak ve kentteki benzer yapılar ile karşılaştırılarak külliyedeki yapıların birbirleriyle mekânsal ilişkileri ve mimari özellikleri tartışılarak değerlendirilecektir