Journals / Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2014 / Cilt: 5 - Sayı: 9
THE RITUALS OF PROTECTION FROM CURSES AND DISASTERS AT ANCIENT MESOPOTAMIA
- Pages
- 278–293
- DOI
- —
Abstract
Human being needed to believe something stronger than themselves when they were frightened or when they faced something they cannot explain such as natural cases, the crops they get from nature, birth and death at the ancient eras. Human being is already created on this way. People, who could not reach singular God or somehow lost their belief of singular God, constituted plural deity religions. Ancient folks believed deities were making decisions on them and they indented to learn and prevent the bad cases by making interpretations of internal organs of their victims to deities, the dreams that they dreamed , the movements of the moon, fetal of humans, disabled animals. This intention exposed sortilege. When ancient people face with a bad prophecy they interpreted it as deities got angry and they prayed and victimize at the ceremonies that they made in order to calm the deities. Beside they mourned with clerics. Sorcery was a way of protection. At ancient era rituals and the interest to sorcery against bad prophecy was definitely so strong. In this way they believed they were going to gain the consent of the deities. Beside the attempts of prevention from disasters, Ancient folks of Mesopotamia also made some type of rituals in order to protect themselves from curses of deities. The curses were burning who opposed and was cruel. This reason they were announcing that they were loyal to their deities and they were trying to avoid from curses
Özet
İnsanoğlu eskiçağlarda tabiat olaylarını, tabiattan elde ettikleri ürün, doğum ve ölüm gibi durumları kendilerine izah edemediklerinde, kendi gücüyle baş edemedikleri bir durumla karşılaştıklarında, korktuklarında kendilerinden daha güçlü gördükleri bir şeye inanma ihtiyacı duymuşlardır. Zaten insanoğlu bu hissiyatla yaratılmıştır. Ancak tek Allah inancına ulaşamayan veya çeşitli sebeplerle bu inancını kaybeden insanlar çok tanrılı dinler oluşturmuşlardır. Eskiçağ toplumları tanrıların kendileriyle ilgili kararlar aldığına inanmış ve tanrılara sundukları kurbanların iç organlarından, gördükleri rüyalardan, ayın hareketlerinden, insan cenininden, sakat hayvanlardan geleceğe dair kehanette bulunarak bu kararları daha önceden öğrenerek başlarına gelebilecek kötü olayları önleme arzusunda olmuşlardır. Bu istek de falcılığı ortaya çıkarmıştır. Eski insanlar kötü bir kehanet ile karşılaştıklarında bu durumu tanrıların öfkelendiği şeklinde yorumlayarak, öfkeli tanrıları yatıştırmak ve başlarına gelecek felaketleri önlemek için tanrılara düzenledikleri törenlerle dualar ederek kurbanlar sunmuşlardır. Ayrıca din adamları eşliğinde ağıtlar yakmışlardır. Felaketlerden korunma yöntemlerinden biri de büyü idi. Eskiçağda kötü kehanetlere karşı yapılan ayinler ve büyüye duyulan ilgi kesinlikle çok güçlüydü. Bu şekilde de tanrıların rızasını kazanacaklarına inanmışlardır. Eski Mezopotamya toplumları başlarına gelecek felaketleri önleme çabalarının yanında tanrıların beddualarından korunmak için de bir takım ritüeller düzenlemişlerdir. Beddualar tanrılara karşı gelenleri ve zalimleri yakıyordu. Bu sebeple dualar ve ritüellerle tanrılara bağlılıklarını bildiriyor ve lanetlerden korunmaya çalışıyorlardı