Journals / Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2017 / Cilt: 8 - Sayı: 20

THE ROOTS OF DISCRIMINATORY BEHAVIORS AGAINST WOMEN FROM THE ANCIENT SOCIETIES TO THE PRESENT: WOMAN AND HER LABOR

KADİM TOPLUMLARDAN GÜNÜMÜZE KADINLARA YÖNELİK AYRIMCI TUTUMLARIN KÖKENLERİ: KADIN VE EMEĞİ

Pages
1–22
DOI
—

Abstract

The paradigms and paradoxes which occur within the mentality, system and human triangle and the necessity of woman and her labor affect the position of women in the social and economic life, during the history. In this context, the aim of this study is to dig the roots of the ancient societies’ mentalities and implementations intended for discrimination of women which are going ahead today’s capitalist system and to analyze the factors which have a part in determining women’s positions. Women have positioned between being destroyed and regarded as a goddess in the ancient societies. Women have existent by their utilizable labor rather than just by their existence. On the contrary, women are a gateway for human existence and a sine qua non for social and economic life . Women and their labor have beaten down by economic opportunism of expectations intended for esthetic labor, various barriers and right violations in the working life, in our world’s capitalist system. The discrimination existentially against women has not a considerable change from ancient societies to these days in the context of capitalist system. It is seen that women are still positioned over their utility and economic advantage based on the necessities of the system in the social and economic life

Özet

Tarih boyunca; zihniyet, sistem ve insan üçgeninde meydana gelen paradigma ve paradokslar ile kadın ve emeğine duyulan ihtiyaç; kadınların sosyal ve iktisadi hayatta konumlandırılmasında etkili olmuştur. Bu bağlamda çalışmanın amacı, günümüz kapitalist sisteminde kadına yönelik ayrımcı tutumların kadim toplumlardaki zihniyet ve uygulama temelli kökenlerine inebilmek ve günümüzde kadının konumlandırılmasında rol oynayan faktörleri analiz edebilmektir. Kadim toplumlarda kadın, yok edilmekten ilahlaştırılmaya kadar geniş bir çerçevede konumlandırılmıştır. Emeği kullanılabildiği ölçüde var edilen, ancak varoluşsal olarak değer atfedilmeyen kadın bilakis tüm insanlığın varoluşunda bir geçit olup; sosyal ve iktisadi hayatın olmazsa olmazıdır. Günümüz kapitalist sisteminde kadın ve emeği, çalışma hayatında bir yandan estetik emeğe dair beklentilerin, diğer yandan muhtelif engellerin ve hak ihlallerinin iktisadi fırsatçılığı altında ezilmektedir. Kapitalist sistem içerisinde ve varoluşsal bakımdan kadına yönelik ayrımcılık, kadim toplumlardan günümüze hatırı sayılır bir değişim geçirmemiştir. Kadının sosyal ve iktisadi hayatta, sistemin ihtiyaçlarına binaen iktisadi fayda ve kullanım değeri üzerinden konumlandırılmaya devam edildiği görülmektedir