Journals / Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 8 - Sayı: 15

EVALUATION OF THE POSITION OF SCHOLARS IN THE OTTOMAN CENTRAL ORGANIZATION IN THE CONTEXT OF SHEIKHULISLAM AND KADI DECISIONS

OSMANLI MERKEZ TEŞKİLATINDA ULEMANIN MANSIBININ, ŞEYHÜLİSLAM VE KADI KARARLARI BAĞLAMINDA TAHLİLİ

Pages
91–115
DOI
—

Abstract

The central organization of the Ottoman Empire is shaped by the ruler and his palace at the head of the whole administration. All elements of the administration in the form of central government are at the capital. These elements are Imperial Council that is a monarch at the top. The authorities of the sultans were based on shar'i and co-rules. The Ottoman sultans obeyed the law and tried not to leave the law. There is no authority for sultan to make a new arrangement about sharia. Hence the authority of the sultan is limited by the approval of the scholars. The authorities of the Sultan did not exceed the measures laid down by Islamic law. The Sultans benefited from the scholars when necessary at the decision point, and they received the approval of the judiciary for the sharia conformity of the decisions. This office was included in the state organization by Fatih's regulations. The law of Fatih is mentioned sheikhulislam as the head of scholarship scholars. This article shows how the position of the ruler is based on the aim of the sheikhulislam and the decisions of the kadı’s. In order to be able to do this, a general way of looking was followed. As a result of this, first the central organization was given and then the scholars was mentioned. It was stated that the decisions of scholars can only be guided by sharia law. Classical and contemporary were exploited from all possible sources.

Özet

Osmanlı merkez teşkilatı bütün idarenin başında olan hükümdar ve onunsarayı çerçevesinde şekil almaktadır. Merkezi yönetim biçimini oluşturan bu idareşeklinde yönetimin bütün unsurları başkenttedir. Bu unsurları tepede hükümdarolmak üzere Divan-ı Hümayun oluşturur. Osmanlı hükümdarları hukuka riayetetmişler, şeriat hukukundan ayrılmamaya çalışmışlardır. Şeriatın hüküm koyduğubir alan ya da konuda hükümdarın yeni bir düzenleme yapma yetkisi yoktur.Bundan dolayıdır ki hükümdarın otoritesi ulemanın onayı ilesınırlandırılmaktadır. Hükümdarın yetkileri İslam hukukunun koyduğu ölçüleriaşmamış ve hükümdarlar karar noktasında gerektiğinde ulemadan istifade etmiş,kararların şeriata uygunluğu hususunda şeyhülislamdan onay almışlardır.Fatih kanunnamesinde şeyhülislamdan ulemanın başı olarakbahsedilmektedir. Bu mansıb şeyhülislamların fetva verme vazifesine ve liyakatinesahip olmalarına binaen bu yüksek mertebelerine hürmeten tesis edilmişti.Hükümdar ve divan yapacağı işlerin dine uygun olup olmadığı konusundaşeyhülislamdan fetva almıştır. Bu fetva bazen hükümdar kararlarına uyarkenbazen de bu kararların aksi olmuştur.Bu makalenin amacı şeyhülislamların ve kadıların kararlarından hareketleulemanın nasıl bir konumda olduğunu göstermektir. Bunu yapabilme adınatümelden tikele bir yol izlendi. Bunun gereği olarak da önce merkez teşkilatıverildi sonra ulemadan bahsedildi. Ulemanın kararlarını sadece şeri hukukunyönlendirebileceği ortaya koyuldu. Klasik ve muasır mümkün olan bütünkaynaklardan istifade edildi.