Journals / Human Rights Review / 2017 / Cilt: 0 - Sayı: 13

AMBUSH MARKETING AND THE APPLICABILITY OF OLYMPIC CHARTER RULE 40 IN TERMS OF FREEDOM OF ExPRESSION IN TURKEY

Tuzak Pazarlama ve Olimpiyat Tüzüğü 40. Maddesi’nin Türkiye’deki İfade Özgürlüğü Bakımından Uygulanabilirliği

Pages
65–113
DOI
—

Abstract

Sponsorship agreements have increased dramatically in recent years. Due to the popularity of sporting events, sponsors find great opportunities to promote their brands. However, utilizing the attractiveness of these megaevents, such as FIFA World Cup and Olympic Games, is not cost-effective. Official sponsors pay millions of dollars to purchase the usage of these events’ rights. On the other hand, non-official sponsors, mostly the rivals of official sponsors, sometimes try to associate themselves with the event and behaving like the official sponsors without paying money. This type of act is known as ambush marketing. Even if organizers, like International Olympic Committee (IOC), take important measures to prevent ambush marketing, some of the rules, such as Rule 40 of the Olympic Charter, trigger discussion among athletes, organizers, official sponsors and athletes’ individual sponsors because of the restrictions. Rule 40, inter alia restricts the rights ofsocial media usage of athletes and non-official sponsors. Therefore, it is alleged that Rule 40 is not consistent with some existing laws, particularly constitutions, because it also limits one of the fundamental human rights; freedom of expression. This article aims to determine what ambush marketing actually is and whether the Rule 40 is applicable in Turkey with regard to freedom of expression.

Özet

Sponsorluk anlaşmaları son yıllarda önemli ölçüde artmaktadır. Spor müsabakalarının popülerliğinden dolayı sponsorlar ürünlerinin tanıtımını yapmak için büyük fırsatlar yakalamaktadırlar. Ancak, bu spor müsabakalarının, FIFA Dünya Kupası ve Olimpiyat Oyunları gibi, çekiciliğinden faydalanmak ucuz olmamaktadır. Resmi sponsorlar bu müsabakaların haklarını satın almak için milyonlarca dolar ödemektedirler. Diğer taraftan, çoğunlukla resmi sponsorların rakipleri olan, resmi olmayan sponsorlar bazen kendilerini müsabakalarla ilişkilendirmek ve ücret ödemeksizin resmi sponsor gibi davranmaya çalışmaktadırlar. Bu tip davranış tuzak pazarlama olarak bilinmektedir. Organizatörler, Uluslararası Olimpiyat Komitesi gibi, tuzak pazarlamayı önlemek için önlemler almalarına rağmen, bazı kurallar, Olimpiyat Tüzüğü madde 40 gibi, sponsorlar, organizatörler, resmi sponsorlar ve sporcuların kişisel sponsorları arasında tartışmayı tetiklemektedir. Kural 40, diğerlerinin yanı sıra, sporcuların ve resmi olmayan sponsorların sosyal medya kullanım haklarını sınırlandırmaktadır. Bu nedenden dolayı, Kural 40’ın bazı mevcut hukuk kurallarıyla, özellikle anayasalarla, temel insan haklarından biri olan ifade özgürlüğünü sınırlandırdığı için uyumlu olmadığı iddia edilmektedir. Bu makale tuzak pazarlamanın gerçekte ne olduğunu ve Kural 40’ın Türkiye’de ifade özgürlüğü açısından uygulanabilir olup olmadığını belirlemeyi amaçlamaktadır.