Journals / Göztepe Tıp Dergisi / 2010 / Cilt: 25 - Sayı: 3
An important problem in neonatal period: Hypernatremic dehydration
- Journal
- Göztepe Tıp Dergisi
- Pages
- 126–131
- DOI
- —
Abstract
Objective: Hypernatremic dehydration of the newborn with breastfeeding, which has a high morbidity and mortality rates, has been reported to be increased in the recent years. In this study, it was aimed to evaluate the demographic, clinical features and the results of management in newborns with hypernatremic dehydration. Material and Methods: A total of 31 term newborns with hypernatremic dehydration (Na > 150 mmol/L) who admitted to the Newborn Intensive Care Unit between January 2006 and June 2008 were included in this study. Results: Mean±SD weight and age of the newborns were 3362±711.3 g and 6.3±3.4 days respectively and all were breastfeeding. 19.4 % of the patients were born at home, 64.5 % and 3.2 % of the patients were born in city and cottage hospitals respectively. Only 12.9 % of the patients were born in our hospital. Jaundice (61.3 %) and poor sucking (19.4%) respectively were the most common presenting signs. Mean±SD serum and mean breast milk sodium concentrations were 161.7±12.8 mmol/L and >100 mmol/L in two, 78 mmol/L in one and 43 mmol/L in one mother, respectively. Subdural hemorrhage (in one newborn) and diffuse petechial bleeding in both two hemispheres and basal ganglions (in three newborns) were observed, with Cranial MRI. Motor retardation and mental-motor retardation were observed in 2/17 and 2/ 17 of the newborns, respectively. Two newborns died. Conclusion: Morbidity and mortality rates due to hypernatremic dehydration of the newborn may be lowered with simple preventive measures. Routine newborn examination in the first few days of life is important in the early diagnosis and prevention. These results have suggested that delivery at home, first pregnancy, cesarean delivery, delivery in hot season and early discharge after delivery are important risk factors in development of hypernatremic dehydration.
Özet
Amaç: Son dönemlerde anne sütüyle beslenen yenidoğanlarda, morbidite ve mortalitesi yüksek olan hipernatremik dehidratasyon sık bildirilmektedir. Bu çalışmanın amacı hipernatremik term yenidoğan hastaların demografik özelliklerini, klinik, laboratuar bulguları ve takip sonuçlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’ne Ocak– 2006 ile Haziran-2008 tarihleri arasında hipernatremik dehidratasyon (Na:>150 mmol/L) tanısıyla yatırılan toplam 31 term yenidoğan hasta çalışmaya alındı. Bulgular: Olguların doğum ağırlığı ortalama 3362±711,3 gr, ortalama başvuru yaşı 6,3±3,4 gün olarak tespit edildi. Olguların tümü anne sütü ile beslenmişti. Hastaların % 19,4’ü evde, % 64,5’i başka hastanelerde, % 12,9’u hastanemizde, % 3,2’si sağlık ocağında doğmuştu. En sık başvuru şikayeti % 61,3 sarılık ve % 19,4 emmeme ve emmede zayıflık idi. Hastaların başvuruda yapılan laboratuar incelemelerinde ortalama serum sodyum değerleri 161,7±12,8 mmol/L olarak bulundu. Anne sütü sodyum ölçümü yapılan dört annenin ikisinde 100 mmol/L üzerinde, ikisinde ise 78 mmol/L ve 43 mmol/L olarak tespit edildi. Kranial MR görüntülemede bir olguda (% 3,2) subdural kanama, üç olguda ise (% 9,7) her iki hemisferde oksipital ve bazal ganglionlarda yaygın peteşial kanama tesbit edildi. Takipte iki olguda (% 6,5) motor retardasyon, iki olguda (% 6,5) motor-mental retardasyon tespit edildi. İki olgu (% 6,5) ise kaybedildi. Sonuç: Morbidite ve mortalitesi yüksek bir sağlık sorunu olan yenidoğan dönemindeki hipernatremik dehidratasyon, bazı tedbirlerle önlenebilir. Özellikle yenidoğan bebeklerin ilk günlerde rutin muayene edilmesi erken tanı ve tedavi için önemlidir. Erken taburculuk, evde doğum, ilk gebelik, sezaryen doğum ve sıcak mevsimlerde doğum hipernatremi için önemli riskler olduğunu düşünmekteyiz.