Journals / Geriatri / 2001 / Cilt: 4 - Sayı: 4
Relation between elderly and intensive care unit
- Journal
- Geriatri
- Pages
- 135–140
- DOI
- —
Abstract
Background: It has been advised for elder patients to hospitalize in the intermediate care services in the report of UK King's Fund Institute, in 1992. It is certain to be investigated current status of the intensive care units before setting up such an unit. So, we aimed to study attributes, mortality and staying period of >65 years old patients, hospitalized in our Intensive Care Unit of Internal Medicine Department. Material and Method: The study was realized retrospectively on 1219 (509 female and 710 male) patients, admitted to Intensive Care Unit of Internal Medicine between 1/1/2000 and 3/15/2001. Cases were classified under 11 topics and, evaluated according to hospitalized period and mortality. Results: 548 patients were >65 years old. The percentage of elderly patients to all was 44.95%. The patients, who were hospitalized for gastrointestinal bleeding, formed the biggest group (21.4%) according to admission. Cardiovascular system diseases (20.6%), oncology related diseases (12.2%), diabetes mellitus (10.6%), chronic renal failure (9.3%), infection (8.8%), chronic obstructive lung disease 4.0%, hypertension 3.5%, deep anemia 2.9%, pulmonary emboli 1.3%, others 5.5% were chased respectively. 123 cases (22.44%) of 548 patients >65 was mortal. Average staying period in intensive care unit was 7.4±3.7 days. No significant relation was determined between the staying period and mortality (p>0.05). Conclusion: As it can be seen in our results, despite low main mortality of our population, ratio of oncology related patient's mortality was high such as 59.7%. At the same time, that result creates a great monetary expense and reduces morale motivation of persons who works at those units. So, the most important result, obtained from our study, is the intermediate care unit need of not only elder patients but also all terminal patients.
Özet
İngiltere Kraliyet Vakıf Enstitüsünün 1992 Sağlık Raporunda bu grup hastalar için ara yoğun bakım üniteleri (intermediate care services) önerilmiştir. Şüphesiz, bu tip bir servisin oluşumu için ilk yapılması gereken mevcut durumun değerlendirilmesidir. Biz de bu amaca yönelik olmak üzere İç Hastalıkları Servisimizin Yoğun Bakım Ünitesinde takip edilen 65 yaş üstü hasta populasyonunun özelliklerini, yatış sürelerini ve mortalitelerini saptamaya çalıştık. Yöntem ve Gereç: Çalışma retrospektif olarak 1 Ocak 2000 ile 15 Mart 2001 tarihleri arasında İç Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesine yatan 509 bayan 710 erkek 1219 hastanın dosya taraması yapılarak gerçekleştiriliştir. Olguların yatış nedenlerine göre 11 başlık altında toplandı, yatış süreleri ve mortalite bu başlıklara göre değerlendirildi. Bulgular: Olgulardan 548 tanesi 65 yaş ve üstü olgulardan oluşmaktaydı. Yaşlı olguların bütün yoğun bakım hastalarına oranı % 44.95'tir. Yatış sebeplerine göre en büyük grubu (%21.4) gastrointestinal sistem kanaması nedeniyle yatırılan hastalar oluşturmuşlardır. Bunu sırasıyla kardiyovasküler sistem hastalıkları %20.6, onkolojik hastalıklar %12.2, diyabet %10.6, kronik böbrek yetmezliği %9.3, enfeksiyon hastalıkları %8.8, kronik obstruktif akciğer hastalığı %4.0, hipertansif hastalar %3.5, derin anemi %2.9, pulmoner emboli %1.3, diğer %5.5 takip etmekteydi. 65 yaş üstü 548 olgunun 123'ü (%22.44) mortal seyretmiştir. Ortalama yoğun bakımda yatış süresi 7,4±3,7 gündür. Hastaların yoğun bakımda kalış süreleri ile mortaliteleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Tartışma ve Sonuç: Elde ettiğimiz sonuçlardan da anlaşılacağı gibi genel mortalite oranları oldukça düşük olmasına rağmen, onkolojik sebeplerle yatan yaşlı hastalarda %59,7 gibi çok yüksek oranlara çıkmaktadır. Bu sonuç yarattığı maddi külfetin yanında bir de bu ünitelerde çalışan personelin moral motivasyonunu düşürmektedir. Dolayısıyla, sadece onkolojik yaşlı hastaların değil ama terminal olduğu düşünülen bütün hastaların ara bir yoğun bakıma ihtiyacı olduğu bizce çalışmamızdan elde ettiğimiz en önemli sonuçtur.