Journals / Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 2 - Sayı: 4
ANKARA NEIGHBORHOODS IN THE 17TH AND 18TH CENTURY OTTOMAN STATE
- Pages
- 373–380
- DOI
- —
Abstract
The city is the place formed by settlements that are more crowded than villages and towns in terms of population. In addition, the city means that it can benefit from around and can also benefit its surroundings. Ankara, which carries the meaning of the city literally, is an important city whose history dates back to very old times. Due to its location in the center of Anatolia, it has been at an important place in the trade network, and it has also attracted attention throughout history as its establishment on a high hill facilitates its defense. Ankara was the center of Anatolian province for a while in the Ottoman State. In the Ottoman State, cities were divided into neighborhoods for various reasons and as a result of those who were closer to each other wanted to live together. The separated neighborhoods are shaped around a mosque or church in the center. The neighborhood constitutes the smallest unit within the administration. There are imams appointed by the Kadı at the head of the neighborhood administration. The activities of the imams in the neighborhoods continued until the village headman was established. With the establishment of the village headman, his duties as a religious officer continued in the neighborhoods. Sometimes people from the same religious group, and sometimes people from the same professions established the neighborhoods. In the Ottoman, it also means a neighborhood, which means a responsible community. Ankara is divided into neighborhoods for the reasons that have mentioned. New neighborhood names have been added to Ankara neighborhoods over time, and some have disappeared. In this study, Ankara neighborhood names of 1601 that were mentioned in the work of Özer Ergenç titled "Ankara and Konya in the XVI century" and the neighborhood names of 1720-22 will be given comparatively.
Özet
Şehirler, nüfus bakımından köy ve kasabalardan daha kalabalık olan yerleşim yerlerinin oluşturduğu mekânlardır. Bunun yanında şehir demek çevresinden beslenen ve çevresini de besleyebilen demektir. Şehir kelimesinin anlamını tam anlamıyla taşıyan Ankara, tarihi çok eskilere dayanan önemli bir şehirdir. Anadolu’nun merkezinde bulunmasından ötürü ticaret ağının önemli bir yerinde bulunmuş, ayrıca yüksekçe bir tepede kurulması da savunmasını kolaylaştırdığından tarih boyunca dikkatleri üzerinde toplamıştır. Osmanlı Devleti’nde bir süre Anadolu eyalet merkezliği yapmıştır. Osmanlı Devleti’nde şehirler, çeşitli sebeplerden ötürü birbirine daha yakın olanların birlikte yaşamak istemeleri sonucunda mahallelere ayrılmışlardır. Ayrılan mahalleler, merkezde bir cami ya da kilisenin etrafında şekillenmiştir. Yönetim içerisinde mahalle en küçük birimi teşkil etmektedir. Mahallenin başında kadı tarafından atanmış imamlar bulunmaktadır. İmamların mahallelerdeki etkinlikleri, muhtarlık kurumu kuruluncaya kadar devam etmiştir. Muhtarlık kurumunun kurulması ile beraber dinî görevli olarak mahallelerdeki görevleri sürmüştür. Mahalleleri kimi zaman aynı dinî gruba mensup insanlar, kimi zamanda aynı meslek gruplarından olan insanlar kurmuşlardır. Osmanlı’da aynı zamanda mahalle demek birbirinden sorumlu bir topluluk da demektir. Ankara’da bahsettiğimiz sebeplerle mahallelere ayrılmıştır. Bu mahallelere zamanla başka mahalle isimleri eklenmiş bazıları da yok olup gitmiştir. Bu çalışmada Ankara’dan bahsedilerek Özer Ergenç’in “XVI. Yüzyılda Ankara ve Konya” adlı eserinde 1601 yılına ait Ankara mahalle isimleri ve 1720-1722 kadı sicilinde geçen mahalle isimleri karşılaştırmalı olarak verilecektir.