Journals / Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 3 - Sayı: 5

RUSSIA, ZANDS AND THE ISSUE OF CAUCASUS

RUSYA, ZENDLER VE KAFKASYA SORUNU

Pages
109–114
DOI
—

Abstract

The history of Iran's affairs with European governments during the Zand dynasty has been kept brief and undisclosed for many years. Domestic issues faced by Karim Khan Zand and the inefficiency of his successors in handling internal affairs, resulted in the neglection of Russia’s influence over Caucasus and Caspian shores. Unlike the Safavid period, no attempts were made by the Zands towards the restoration of Iran’s sovereignty over Caucasus, and unlike the Afsharid period, the Iranian government made no strong declarations of hegemony over these regions. This research aims to clarify Iranian-Russian affairs between the years of 1747 and 1785 through a descriptive-analytical approach, and elucidate how permanent occupation in internal affairs and lack of comprehensive policies towards the consolidation of authority, resulted in the loss of sovereignty over Caucasus and autonomy in the region, which in turn enabled foreign rule over the area

Özet

İran’ın Zend Hanedanlığı döneminde Avrupa hükümetleriyle olan ilişkileri uzun yıllar boyunca yüzeysel tutulmuş ve açıklanmamıştır. Kerim Han Zend’in karşı karşıya kaldığı iç sorunlar ve haleflerinin iç işlerini yürütmedeki yetersizliği, Rusya’nın Kafkasya ve Hazar Denizi’nin güney kıyıları üzerindeki etkisinin göz ardı edilmesine neden oldu. Safevi döneminden farklı olarak, Zendler tarafından İran’ın Kafkasya üzerindeki egemenliğinin yeniden tesis edilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadı ve İran hükümeti Afşar döneminden farklı olarak bu bölgeler üzerinde güçlü bir hegemonya iddiasında bulunmadı. Bu araştırma, 1747-1785 yılları arasındaki İran-Rusya ilişkilerini tanımlayıcı-analitik bir yaklaşımla aydınlatmayı ve içişlerinde kalıcı işgalin ve otoritenin sağlamlaştırılmasına yönelik kapsamlı politikaların eksikliğinin nasıl Kafkasya üzerinde egemenlik kaybına yol açtığını ortaya koymaktadır. Söz konusu bölgedeki özerklik, bu bölge üzerinde yabancı egemenliği mümkün kılıyordu.