Journals / Gazi Türkiyat / 2010 / Cilt: 0 - Sayı: 7
In the verbal culture environment, which exposed by mass media tools, coercion of borders aimed at enrichmet of Turkish
- Journal
- Gazi Türkiyat
- Pages
- 197–210
- DOI
- —
Abstract
When the problems of usage of language in mass media tools argued, only language section is debated. Function of mass media tools and how it convert term and language is ignored. Anyhow, tool is a message, content of the message acquires a shape according to tool. With these circumstances, when the language of mass media is discussed, effects of these tools on language should be considered. The most important factor which is met in usage of language in mass media tools is that these tools convert from visual and written to verbal and auditory. We live in verbal and auditory cultural era which is created by electronic mass media tools. The festive language of verbal cultural era; ready served, borders set, nearly formalized, and different from completed language. It aim at temporary liberation from dominant reality and established. It suspends all hierarchic structures, privileges, norms and taboos. This language aims at change and reform, started to coerce the fixed and immortal borders of present language.
Özet
Kitle iletişim araçlarında dilin kullanımında karşılaşılan problemler dile getirilirken, bunun sadece dil ayağı tartışılmakta, kitle iletişim araçlarının fonksiyonu ve bunların dönemi, dili nasıl dönüştürdüğü gözden uzak tutulmaktadır. Artık aracın bir mesaj olduğu, mesajın içeriğinin araca göre şekillendiğinin yadsınamaz bir gerçek olarak kabul edildiği bir dönemde, kitle iletişim araçlarında dili tartışırken, bu araçların, dil üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmanın zamanı gelmiştir. İşte kitle iletişim araçlarında dilin kullanılması noktasında karşılaşılan sıkıntıların altında yatan en önemli etken; zannımızca, bahsi geçen araçların kültürel ortamı yazılı, görselden; sözel, işitsele çevirmesidir. Evet, bizler artık elektronik kitle iletişim araçlarının varettiği sözel ve işitsel bir kültürel devrede yaşamaktayız. Bu sözel, kültürel dönemin ğenlikli dili; hazır sunulan, sınırları belirlenen, neredeyse resmileştirilen, tamamlanmış bir dilin aksine, egemen hakikatten ve kurulu olandan geçici bir özgürleşmeyi amaç edinir, tüm hiyerarşik yapıları, ayrıcalıkları, normları ve yasakları askıya alır. Değişme ve yenileşmeyi kendine gaye edinen bu dil mevcut yaşayan dilin ölümsüzleştirilen ve sabitlenen sınırlarını zorlamaya bağlar.