Journals / Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2021 / Cilt: 20 - Sayı: 4
Traces of Underground Literature in Şebnem İşigüzel's Novel Çöplük
- Pages
- 2165–2186
- DOI
- —
Abstract
Underground Literature, which started to give its first examples in Turkish literature after 1980, had an important breakthrough at the end of the 2000s. Underground Literature, rather considered to have started with Metin Kaçan'sAğır Roman, has also been followed with interest by readers, and this has led to an increase in the number of Underground Literature products. Underground literature made sinister, sub-culture and the eerie apparent in Turkey under the leadership of particular publishing houses. While making these elements visible through literary works, Underground Literature did not hesitate to adopt linguistic violence. Underground Literature, which is shaped and developed on these elements in general terms, has also acquired a unique readership. An important part of Şebnemİşigüzel's writing adventure, which started with her first story book Hanene Ay Doğacak, can be evaluated within the framework of Underground Literature. As a matter of fact, Şebnemİşigüzel's novel titled Çöplük published in 2004 by Şebnemİşigüzel, who is considered as one of the powerful women writers of this literature, has almost all the characteristics of underground literature when considered in the content plane. Because this novel has managed to become a remarkable example of Underground Literature by telling about the evil, violence, those who are out of society, the garbage dump, the underground lair, sub-cultures, alienation, perversions, eeriness and pessimism. Based on these observations, the traces of Underground Literature in the novel Çöplük and the display of these marks on women are discussed in this study. Based on this, the place of women were revealed under the headings of sub-culture and women, evil and women, alienation and women
Özet
1980 sonrasında Türk edebiyatında da ilk örneklerini vermeye başlayan Yeraltı Edebiyatı, 2000’lerin sonundaönemli bir çıkış yakalamıştır. Türkiye’de daha çok Metin Kaçan’ın Ağır Roman adlı eseriyle başladığı kabuledilen Yeraltı Edebiyatı, pek çok okur tarafından da ilgiyle takip edilmiş ve bu durum Yeraltı Edebiyatıürünlerinin sayısının artmasına neden olmuştur. Belirli yayınevlerinin önderliğinde Türkiye’de YeraltıEdebiyatı, genelde kötücülü, alt-kültürü, tekinsizi görünür hale getirmiştir. Yeraltı Edebiyatı, bu sayılanunsurları edebî eserler üzerinden görünür hale getirirken dilsel şiddeti de benimsemekten kaçınmamıştır. Genelhatlarıyla bu unsurlar üzerinden şekillenen ve gelişen Yeraltı Edebiyatı, kendine özgü bir okur kitlesi deedinmiştir. İlk öykü kitabı Hanene Ay Doğacak’la başlayan Şebnem İşigüzel’in yazarlık serüveninin önemlibir kısmı Yeraltı Edebiyatı çerçevesi içerisinde değerlendirilebilir. Nitekim bu edebiyatın güçlü kadınyazarlarından biri olarak sayılan Şebnem İşigüzel’in 2004’te yayımlanan Çöplük isimli romanı içerikdüzleminde ele alındığında Yeraltı Edebiyatı’nın hemen hemen bütün özelliklerini taşımaktadır. Çünkü buroman, kötülüğü, şiddeti, toplum dışında kalmışları, çöplüğü, yeraltı inini, alt-kültürleri, yabancılaşmayı,sapkınlıkları, tekinsizliği ve karamsarlığı anlatarak Yeraltı Edebiyatı’nın dikkat çekici bir örneği olmayıbaşarmıştır. Bu saptamalardan hareketle bu çalışmada, Yeraltı Edebiyatı’nın Çöplük romanındaki izleri ve buizlerin kadın üzerinde gösterimi ele alınmıştır. Buna dayanarak, alt-kültür ve kadın, kötülük ve kadın,yabancılaşma ve kadın başlıkları altında kadının yeraltındaki yeri de ortaya konulmuştur.