Journals / Akademik Hassasiyetler / 2018 / Cilt: 5 - Sayı: 10
ON THE LEGITIMACY OF INTERNATIONAL ORGANISATIONS: DE FACTO AUTHORITY
- Journal
- Akademik Hassasiyetler
- Pages
- 123–144
- DOI
- —
Abstract
This article analyses the legitimacy of international organisations. Adverse impact of the globalisation process on entire world such terrorism, environmental problems, epidemic illnesses, poverty, global warming, civil war etc. has convinced nation-States as regards the necessity of international organisations to deal with such global problems. Beside the nation-States, therefore, international organisations have gradually become a prominent legal actor of both international law and international society. Since the concept of legitimacy has become a pivotal concern in international law, an issue of establishing the legitimate base for international organisations has been respected as a serious requirement before international law. For the sake of analysing and criticising of the legitimacy of international organisations, this article, briefly examines the concept of legitimacy. It then analyses the concept of legitimacy in the field of international law since international organisations have been accepted and recognised as one of prominent legal actors as well as nation-States. The legitimacy question of international organisation which is the central issue of this article is being examined in the third section. It further looks for vital ingredients that should be hold by international organisations to be legitimately accepted under international law. In the fourth section, It brings a contentious sample case which is the legitimacy problem for the United Nations Security Council. Final section concludes this article with an overall assessment. Considering interdependence between legitimacy and authority, the legitimacy question in international organisations may become a central issue if de facto authority is claimed for international organisations. This article finally claims that establishing the legitimate authority for international organisations, in comparison to nation-States, is not peaceful and plain process.
Özet
Bu çalışma uluslararası örgütlerin meşruluğu üzerine yapılmış bir incelemedir. Uluslararası arenada uluslararası örgütlerin sayısı onlara olan ihtiyaçla birlikte artmıştır. Bu durumun sebebi ise uluslararası boyutta ortaya çıkan tehdit unsurlarıyla (terörizm, çevre problemleri, salgın hastalıklar, fakirlik, küresel ısınma, iç savaşlar vb.) uluslararası işbirliği yaparak baş edileceğine olan inançtır diyebiliriz. Ulus devletlerin yanı sıra uluslararası hukukun önemli aktörlerinden biri haline gelen uluslararası örgütlerin meşru zemininin tesis edilmesi gereksinimi bu örgütlere duyulan ihtiyacın da bir nevi meşrulaştırılma çabasıdır. Uluslararası örgütler devletlerle kıyaslandığında çok taraflı ve karmaşık bir yapıya sahiptirler. Bu sebeple, uluslararası örgütlerin meşruluğunu tesis etmek devletlere göre daha sancılı bir süreci içerir. Uluslararası örgütlerin uluslararası arenada bulunan ve reddedemeyeceğimiz etkisi bu sancılı süreci yaşamak zorunda olduğumuzu gösteriyor. Böylece, uluslararası örgütlerin meşru zeminini tesis etmek bir ihtiyaç haline gelmektedir. Bu makale bahsettiğimiz bu ihtiyaca cevap verebilme endişesi taşırken uluslararası örgütlerin meşru zemini tesis etmek için ihtiyaç duyulan unsurlarla birlikte ortaya çıkan çelişkileri ve zorlukları da ifade etmektedir. Bu endişeyi sergilemek için öncelikle meşruluk üzerine kısa bir inceleme ile asıl tartışmamıza bir alt yapı oluşturmaya çalışacağız. Ardından uluslararası hukuk çerçevesinde meşruluğun ele alınma yöntemlerini inceleyeceğiz. Uluslararası örgütlerin meşru yapısını ve meşru zeminini tesis etmek için gereksinimleri izah etmenin akabinde tartışmalı bir örnek olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin meşru yapısı üzerine bir kritik sunacağız. Son bölümde genel bir değerlendirme ile bu çalışmayı özetleyeceğiz. Meşruluk ve otorite kavramlarının ilişkisi dâhilinde de facto otoriteye sahip olabileceğini iddia ettiğimiz uluslararası örgütlerin meşru yapısının tesis edilip edilemeyeceği problematiği makalenin ana tartışma konusunu oluşturmaktadır.