Journals / Akademik Hassasiyetler / 2018 / Cilt: 5 - Sayı: 10
ON THE THRESHOLD OF THE 21 ST CENTURY; DEMOCRACY AND DEVELOPMENT
- Journal
- Akademik Hassasiyetler
- Pages
- 103–122
- DOI
- —
Abstract
The relationship between democratic stability and the level of development is a common concern of both economics and comparative political discipline. It is a more realistic approach to say that democracy and development have an interaction completing and strengthening each other, rather than assessing the relationship between them as causality (i.e. which is the reason for the other) or in other words, prioritization (i.e. which occurs earlier than the other). It is a widely approved view in the literature that the development of countries can be regarded as an indicator of the existence of an effective democracy. An effective democracy; is a concept expressing a political system and a culture atmosphere legally protected by the basic rights and freedoms which the government has a responsibility to the people and to which the opposition is not restricted, apart from a minimal definition of the periodic application of free and fair elections. In this article, the literature dealing with the relationship between democracy and development was examined with the meaning and interaction of concepts in the historical factual process. It is known that the relationship of democracy and development, which has a mutually supportive interaction in an ideal dimension, carries a particular fragility in itself, but this fragility is more effective at the threshold of transition to the 21st century.
Özet
Genel anlamda demokratik istikrar ve kalkınma düzeyi arasındaki ilişki hem iktisadın hem de karşılaştırmalı siyaset disiplininin ortak ilgi alanlarındandır. Demokrasi ve kalkınma arasındaki ilişkiyi nedensellik (hangisi diğerinin sebebi) veya diğer bir ifade ile öncelik (hangisi diğerinden önce gerçekleşiyor) açısından değerlendirmek yerine birbirini tamamlayan ve güçlendiren bir etkileşim olduğunu söylemek daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Ülkelerin gelişmişliğinin çoğunlukla etkin bir demokrasinin varlığına işaret ettiği literatürde kabul edilen bir görüştür. Etkin bir demokrasi; özgür ve adil seçimlerin periyodik olarak uygulandığı asgari bir tanımlamadan öte, yönetimin halka karşı sorumluluğunun bulunduğu, muhalefetin sınırlanmadığı, temel hak ve özgürlüklerin hukuken korunduğu bir siyasal sistemi ve bir kültür atmosferini ifade eden bir kavramdır. Bu makalede genel olarak, demokrasi ve kalkınma ilişkisini ele alan literatür, kavramların tarihsel olgusal süreçteki anlam ve etkileşimleri ile birlikte incelenmiştir. İdeal boyutta birbirini destekleyen bir etkileşime sahip olan demokrasi ve kalkınma ilişkisinin belirli bir kırılganlığı içinde barındırdığı bilinmektedir fakat bu kırılganlık XXI. yüzyıla geçiş eşiğinde daha etkili olmuştur.