Journals / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2021 / Cilt: 26 - Sayı: 3

Same Virus, Different Course: the Relationship Between Monocyte Chemoattractant Protein-1 and Surfactant Protein-A Levels and Clinical Course and Prognosis of COVID-19

Aynı Virüs Farklı Seyir; Monosit Kemoatraktan Protein-1 ve Sürfaktan Protein-A Düzeyinin COVID-19 Hastalarında Klinik Seyir ve Prognozla İlişkisi

Pages
410–418
DOI
—

Abstract

Introduction: To date, over 165 million people have been infected in the COVID-19 pandemic caused by the novel coronavirus SARSCoV-2 which emerged in Wuhan, China in December 2019. This study examined the relation between serum monocyte chemoattractant protein-1 and surfactant protein-A levels and the clinical course and prognosis of COVID-19. Materials and Methods: The study included a total of 108 subjects. Those in the patient group (n= 88) were diagnosed with COVID19 using real-time PCR analysis of nasopharyngeal swab samples and treated in the Pulmonary Diseases Intensive Care Unit and the Infectious Diseases Department between March 24 and May 20. The control group (n= 20) included asymptomatic healthcare workers whose real-time PCR results during routine COVID-19 screening in our hospital were negative. Results: The COVID-19 patient group had significantly higher monocyte chemoattractant protein-1 and SP-A levels compared to the control group (p= 0.001, p= 0.001). Patients who developed macrophage activation syndrome had significantly higher monocyte chemoattractant protein-1 and surfactant protein-A levels than those who did not both at admission (p= 0.001, p= 0.001) and on day 5 of treatment (p= 0.05, p= 0.04). Similarly, monocyte chemoattractant protein-1 and surfactant protein-A levels were significantly higher in patients who developed acute respiratory distress syndrome compared to those who did not at both time points (p= 0.001 for all). Both parameters were significantly higher in non-surviving COVID-19 patients compared to survivors (p= 0.001 for both). Conclusion: Monocyte chemoattractant protein-1 and surfactant protein-A are on opposing sides of the inflammatory balance, and SP-A may be a pneumoprotein of importance in the presentation, course, prognosis, and possibly the treatment of COVID-19 in the future.

Özet

Giriş: Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan SARS-CoV-2’nin neden olduğu COVID-19 kısa süre içinde yüz altmış beş milyonu aşkın insanı infekte etti. COVID-19’da birçok laboratuvar parametresinin morbidite ve mortaliteyle ilişkisi tanımlanmıştır. Çalışmamızda serum monosit kemoatraktan protein-1 ve sürfaktan protein-A düzeyinin klinik seyir ve prognozla ilişkisini tespit etmeyi amaçladık. Materyal ve Metod: 24 Mart 2020- 20 Mayıs 2020 tarihleri arasında Göğüs Hastalıkları Yoğun Bakım Kliniği ve İnfeksiyon Hastalıkları kliniğinde yatmış nazofaringeal sürüntüsünden gerçek zamanlı PCR yöntemiyle COVID-19 tespit edilmiş 88 hasta ve hastanemizde rutin kontrol sonrasında gerçek zamanlı PCR’ı negatif çıkan asemptomatik 20 gönüllü sağlık personeli kontrol grubu olmak üzere 108 kişi çalışmamıza dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen kişilerin serum monosit kemoatraktan protein-1 ve sürfaktan protein-A düzeyleri “enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA)” yöntemiyle ölçüldü. Bulgular: Hastaların hastaneye yatış anında bakılan monosit kemoatraktan protein-1 ve sürfaktan protein-A düzeyleri kontrol grubuna nazaran istatisksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (p= 0.001, p= 0.001). Makrofaj aktivasyon sendromu gelişen hastaların hastaneye yatış sırasında ve tedavinin beşinci gününde bakılan monosit kemoatraktan protein-1 ve sürfaktan protein-A düzeyleri gelişmeyen hastalara nazaran istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olarak gözlendi (p= 0.001, p= 0.001, p= 0.05, p= 0.04). Akut solunum sıkıntısı sendromu gelişen hastaların monosit kemoatraktan protein-1 ve sürfaktan protein-A düzeyleri hastaneye yatış ve tedavinin beşinci gününde gelişmeyen hastalara nazaran istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (p= 0.001 hepsi için). Eksitus olan ve sağ kalan hastaların her iki parametre düzeyleri arasında da istatistiksel olarak eksitus olanlarda yüksek olmak üzere anlamlı fark gözlendi (p= 0.001, p= 0.001). Sonuç: COVID-19 tedavi seyrinde ve prognozda inflamatvar-antiinflamatuvar denge önemli bir yer tutmaktadır. Bu dengenin bir ucunda önemli rol oynayan monosit kemoatraktan protein-1’e karşı savunma kısmında yer alan sürfaktan protein-A klinik, seyir, prognoz ve ilerleyen dönemlerde ise tedavide önemli bir yer tutacak pnömoprotein olabilir.