Journals / Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2004 / Cilt: 14 - Sayı: 1

The Management of Kalhâne of Copper in Tokat (1793-1853)

Tokat Bakır Kalhânesi'nin Yönetimi (1793-1853)

Pages
229–258
DOI
—

Abstract

Smelteries are factories or foundations in which gold, silver and copper are melted and made into bullions. The smeltery of Tokat was one of the most important establishments in Ottoman Anatolia. Copper ores bought from mine owners with official current value in order to meet the needs of ammunition, shipyard and navy of the Ottoman Empire were brought on camels from Ergani to Tokat and purified here. Copper bullions were sent from Tokat to the port of Samsun, from there to İstanbul by ships. The purification of copper in the smeltery of Tokat needed a series of operations. The officials carrying out all these operations worked for the State. The workers of copper-smeltery enjoyed a number of exemptions in charge of their services apart from the wages they had. The trustworthy man who was responsible for the mukata of the copper-smeltery of Tokat, who was generally the trustworthy man of Sultanic mines, appointed a agent instead of him. On the other hand, the trustworthy men appointed all service-men working in the Smeltery until 1828, after that the Mint Administration did this job. Exemptions were also provided with Sultanic edicts.

Özet

Kalhaneler, maden ocaklarında ham hale getirilen altın, gümüş ve bakır gibi madenlerin eritilip külçe haline getirildiği tesislerdir. Osmanlı Anadolusu'nda Tokat Kalhanesi bu tesislerin en önemlilerinden biriydi. Devletin bilhassa cebehâne, tersane ve donanmasının ihtiyaçlarının karşılanması için, mirî rayiç üzerinden madencilerden satın alınan bakır, Ergani'den develerle Tokat'a getirilerek kalhanelerde tasfiye edilirdi. Mamul hale getirilen bakır; Tokat'tan Samsun İskelesi'ne, oradan da gemilerle İstanbul'a gönderilmekteydi. Tokat kalhanelerinde bakırın tasfiye edilmesi, yani işlenmesi bir dizi işlemi gerektirirdi. Bu işlemleri gerçekleştiren görevliler, devletin kendilerine verdiği hizmetleri yerine getirirlerdi. Kalhane görevlileri, aldıkları ücret dışında yaptıkları hizmetler karşılığında bir dizi muafiyetlere de sahip idiler. Kalhânesi'nin mukataasını üzerine alan emin, - bu genellikle Ma'âdin-i Hümayun emini olurdu - buraya kendi yerine bir vekil (emin) atardı. Diğer yandan kalhanede istihdam edilen ameleden, kömür için yapılan hizmetlere ve sermaye sağlayan sarraflara kadar bir dizi görevli ataması 1828'e kadar eminlerce, daha sonra da Darbhâne-i Âmire tarafından yapılıyor, muafiyetler ise fermanla gerçekleştiriliyordu.