Journals / Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2011 / Cilt: 21 - Sayı: 1

Reading asylum as a form of simulacra: The burden of carrying the letter "m" in The Bell Jar

Akıl hastanesinin kurgulama olarak okunması: Sırça Fanus'da "m" harfini taşımanın ağırlığı

Pages
37–55
DOI
—

Abstract

Sylvia Plath's novel The Bell Jar (1971) deeply analyzes the social castration of the female body and psyche in Cold War America through the portrayal of the protagonist Esther Greenwood. In this respect, discourse of madness, asylum as a perfect metaphor of the Cold War America, and intellectual entrapment serve as perfect examples of how The Bell Jar is the story of an entire generation. Therefore, Plath's evocation of the Rosenberg Trial acts as a vehicle for approaching Cold War ideology and the trauma it creates for the individual. Reading the asylum in The Bell Jar as a simulacra underlines the fact that, for Plath, Esther Greenwood's story is an act of rebellion that aims at reflecting all'the restrictions imposed on the female body and psyche. This study mainly focuses primarily on "the asylum" as a simulacra designed for individuals who have the capacity to criticize the dominant ideology.

Özet

Sylvia Plath'in Sırça Fanus (1971) adlı eseri Soğuk Savaş döneminde kadın bedeni ve zihinsel alanının ne denli ağır bir biçimde sosyal hadımlamaya maruz kaldığını irdeleyen önemli bir eserdir. Bu önemli metin, delilik kavramı ve entellektüel kısıtlamalar merkeze alınarak incelendiğinde eserin olay örgüsünün sadece dönemin sıkıntılarını yaşayan ana karakter Esther Greenwood'un değil, onunla birlikte Soğuk Savaş travmalarına maruz kalan tüm bireylerin hikayesi olduğu analaşılmaktadır. Yaşanan travmaları Rosenberg Davası üzerinden yansıtan Esther Greenwood, bu yolla bireylerin yaşadığı türlü travmalara değinmekte ve psikolojik baskının fiziksel baskıdan çok daha acı verici olduğunu vurgulamaktadır. Bu çalışmada Sırça Fanus senatoryum, delilik, ve Soğuk Savaş dönemi kısıtlamaları ele alınarak incelenmiş ve eserin bir dönemi içine alarak yansıttığı sosyal, psikolojik ve politik travmalarının üzerinde durulmuştur.