Journals / Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2013 / Cilt: 23 - Sayı: 2

Non-governmental organizations and women's participation in reagional development: A case study in Elazig

Bölgesel kalkınmada sivil toplum kuruluşları ve kadın katılımı: Elazığ örnekalan araştırması

Pages
163–188
DOI
—

Abstract

In recent years in the world and also in our country, terms of non-governmental organizations is constantly used. Non-governmental organizations are accepted as inevitable institutions for democracies and also their existence and studies are accepted by United Nations. Today, NGOs are organizations which work for the benefit of society, contribute to the development of democracy, without profit expectation, act separately from government, and examine the common goals and objectives of the individuals, by influencing the political will. It is a human right to live in a democracy and social state of law. As such, managers need to be checked equally by men and women. Also in the order of a democratic legal state individuals, not only satisfied with the role of supervisory, but also they increase the level of state of law by organizing the purpose and goal of the state. In recent years, non-governmental organizations are organized to establish this aim. To solve the familial problems not only related with single organizations and many related public and private organizations must come together to solve it . All studies on the protection of women need all parties work together.

Özet

Dünyada, özellikle son yıllarda ülkemizde Sivil Toplum Kuruluşları deyimi çok sık kullanılmaktadır. Birleşmiş Milletler Teşkilatının da varlıklarını benimsediği, çalışmalarına izin verdiği, açıklamalarında sözünü ettiği sivil toplum örgütleri demokrasiler için vazgeçilmez kuruluşlar arasında kabul edilmektedir. Günümüzde STK’lar, toplum yararına çalışan, demokrasinin gelişmesine katkıda bulunan, kar amacı gütmeyen, devletten ayrı hareket edebilen, bireylerin ortak amaç ve hedeflerine bakıldığında ise; siyasal iradeyi ve yönetimi kamuoyu oluşturmak suretiyle etkileyebilen bir örgütlenme türüdür. Demokratik ve sosyal hukuk devleti içinde yaşamak bir insan hakkıdır. Böyle olunca da kadın ve erkeğin eşit olarak yöneticileri denetlemesi gerekir. Ayrıca demokratik hukuk devlet düzeni içinde bireyler, sadece denetlemeyle yetinmeyip, amacı, hedefi yönündeki çeşitli alanlarda örgütleyerek hukuk devleti düzeninin seviyesinin yükseltilmesinde yardımcı da olurlar. Son yıllarda sivil toplum örgütü adı verilen kuruluşlar, bu amaçla örgütlenen özel kuruluşladır. Aile sorunlarının çözülmesi tek bir kurumu ilgilendirmediği için problemlerin çözümünde ilgili kamu ve özel kuruluşların iş birliği ve koordinasyonunun sağlanması büyük önem arz etmektedir. Kadını korumaya yönelik tüm çalışmalarda eşgüdüm içerisinde diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte çözüm üretecek ortak çalışmalar yapmak gerekir.