Journals / Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 28 - Sayı: 2

FEMALE PARTICIPATION IN THE STATE IN MUSTAPHA AND MACBETH: A HEGELIAN APPROACH

Mustapha ve Macbeth’ de Kadının Devlet İşlerine Katılması: Hegelci Bir Yaklaşım

Pages
97–107
DOI
—

Abstract

Queen Elizabeth’s reign informs dramatists to deal with the themes of power and politics in this era, since the sovereign’s gender is one of the fundamental social and political considerations of Elizabethan period. The English display an ambivalent reaction to the idea of woman ruler, as a ruler is always identified with masculinity. Queen Elizabeth’s reign arouses a vague anxiety among the English people who perceive an inherent danger within female rule. In this context, this study aims to analyze perception of inherent danger within female rule in Fulke Greville’s Mustapha (1594) and W. Shakespeare’s Macbeth (1606) by focusing on the representation of female participation in state affairs in the light of Hegel’s construction of the state. According to Hegel, nature assigns man to the state, and woman to the family; man maintains his power in public affairs while the woman is expected to fulfill the responsibility of training children to be citizens of the state rather than participating in public affairs. In Mustapha, Greville sets his play in the Ottoman state and depicts Rossa (Hurrem Sultan) as an ambitious, manipulative, and intriguing character. Similarly in Macbeth, Shakespeare stages Lady Macbeth as a power-hungry and intriguing character. Rossa (Hurrem Sultan) and Lady Macbeth’s preference of political to familial is depicted as unnatural by their nature that results in disorder for the state. This study aims to demonstrate that Greville and Shakespeare represent female participation in the state as a disruptive force in the light of Hegel’s construction of the state.

Özet

Kraliçe Elizabeth hükümdarlığı, dönemin oyun yazarlarını güç ve politika temalarına değinmeleri konusunda yönlendirir; çünkü hükümdarın cinsiyeti Elizabeth döneminin önde gelen sosyal ve politik hususlarından biridir. İngilizler kadın hükümdar fikrine çelişkili bir tutum sergiler, çünkü hükümdarlık erkeklik ile özdeşleştirilir. Kraliçe Elizabeth hükümdarlığı, kadın yönetiminde mevcut bir tehlike sezen İngilizler arasında tanımlanamayan bir endişeye yol açar. Bu bağlamda, bu çalışma Hegel’in devlet inşası ışığında, kadının devlet işlerine katılmasına odaklanarak, Fulke Greville’nin Mustapha (1594) ve W. Shakespeare’in Macbeth (1606) oyunlarında kadın yönetimindeki mevcut tehlike algısını incelemeyi amaçlar. Hegel’e göre, doğa erkeği devlete, kadını ise aileye tayin eder; erkek gücünü kamu işlerinde idame ettirirken, kadının kamu işlerine katılmak yerine, kamuya vatandaş yetiştirme sorumluluğunu üstlenmesi beklenir. Mustapha oyununda, Greville Osmanlı Devleti’ni konu alır, ve Hürrem Sultan’ı hırslı, manipulatif ve entrikacı karakter olarak resmeder. Benzer bir şeklide, Macbeth oyununda Shakespeare Lady Macbeth’i gözünü iktidar hırsı bürümüş entrikacı karakter olarak sahneler. Hürrem Sultan ve Lady Macbeth’in politik olanı ailevi olana tercih etmeleri cinsiyetlerinin doğasına aykırı olarak resmedilir ki, bu da devlet düzeninin bozulmasına neden olur. Bu çalışma, Hegel’in devlet inşası ışığında, Greville ve Shakespeare’in kadının devlet işlerine katılmasını yıkıcı güç olarak resmetmettiklerini göstermeyi amaçlar.

Keywords: Elizabeth Dönemi Tiyatrosu, Hegel, Hürrem Sultan, Lady Macbeth, Devlet