Journals / Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 28 - Sayı: 2
Turkey And Coups: A Case Of July 15
- Pages
- 231–253
- DOI
- —
Abstract
The real victims of coups are people who live in those countries. It can be said that the people who did not give the right to govern themselves to the 1960s, 1970s, 1980s, July 15, and the February 28 postmodern coup, have usurped the right to overthrow and rule over the legitimate government by interfering with the will of the people together with the groups they have worked with. After these interventions, people don’t adopt the coups, have negative views about military, the reputation of the Turkish Armed Forces is damaged. It can be thought that after the coup attack, army which is one of the most reliable institutions in Turkey become to be one of the untrustworthy institutions in Turkey. Turkish armed forces have found themselves in a new coup in less than 10 years and that the army has lost its credibility and the views of our people about army has weakened and this cause people to lose confidence against the army. Priorly Turkish people were supported operations such as Ergenekon, Balyoz, Sarıkız and Ay Isıgı while many unjust suffering happened, some military officers committed suicide. Thereafter, it was understood that it conspires against the national army. They were happy because of arrested soldiers. Forwhy, the trust on the army was decreased. The reason of this was lack of confidence of people against the army. These supports are unfair practices of the army against the political institution in the past. On July 2015, the fact that the whole of the army was not involved in the coup attempt and taking an active role in the suppression of the coup attempt increased the reliability of the army again. July 15 is a struggle for the Turkish people to stand out against the coup plotters with the national army. July 15 is the day of national sovereignty.
Özet
Darbelerin gerçek mağduru o ülkelerde yaşayan insanlardır. 1960, 1970, 1980, 15 Temmuz darbelerini ve 28 Şubat post modern darbesini, toplumun kendilerine yönetme hakkı vermediği kimselerin, işbirliği ve görev bölümü yaptıkları gruplarla beraber halkın iradesine müdahale ederek, meşru yönetimi devirerek, yönetme hakkını gasp ettikleri söylenilebilir. Bu müdahaleler sonrası halkın bağrından çıkmış, TSK’nin itibarının zedelendiğini, halkın askere bakışında olumsuzluklar olduğunu ve bu darbeleri halkın benimsemediğini, daha önce milletin gözünde güvenilir kurumların başında gelen ordunun halkın gözünden düştüğünü ve güvenilir olmayan kurumların arasına girdiği düşünülmektedir. Bilahare kışlasına dönen, güvenilirliğini artıran, Türk silahlı kuvvetlerinin 10 yıl geçmeden yeni bir darbe içinde kendilerini bulmaları, ordunun bu güvenilirliği kaybettiğini, halkımızın yeniden orduya olan itimadının zayıfladığı, bunun ise halkın orduya karşı güvenin sarsılmasına neden olduğu söylenilebilir. Ne hazindir ki sonradan milli orduya kumpas olduğu belirlenen ve birçok mağduriyetlerin yaşandığı, bazı subayların intihar ettiği, orduya karşı yapılan, Ergenekon, balyoz, sarıkız ve ay ışığı gibi davalarının ve operasyonların başlangıcında halkımızın bu tür operasyonları yapanlara destek veriyorlardı. Askerlerin tutuklanmalarına seviniyorlardı. Çünkü orduya karşı güven sarsılmıştır. Bu tür davranış tamamen halkın orduya karşı güvensizliğinden kaynaklanmaktadır. Bu destekler, ordunun geçmişte siyaset kurumuna karşı yaptığı haksız uygulamalardandır. 15 Temmuz’da ordunun tamamının darbe içerisinde yer almaması ve darbenin bastırılmasında da etkin rol alması ordunun güvenilirliğini yeniden artırmıştır. 15 Temmuz, Türk milletinin, milli orduyla beraber darbelere karşı direndiği bir mücadeledir.15 Temmuz, milli iradeye sahip çıkma günüdür.