Journals / Fırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Tıp Dergisi / 2009 / Cilt: 23 - Sayı: 1
Radyoterapiyi takiben beyaz kan hücrelerindeki morfolojik etkiler ve mikronukleus sıklığı
- Pages
- 15–20
- DOI
- —
Abstract
In this study, we tried to define the frequency of micronuclei (MN) and morphological damages in peripheral blood samples of cancer patients exposed to radiotherapy (RT) for lung tumors. For this purpose, we used in vivo cumulative dose-effect relationship, and correlated these data with statistical parameters. Cytological analyses were performed on white blood cells (WBC) of patients exposed to γ–radiation. MN assay was used as a biomarker of radiation damage. Besides, the effect of different factors like smoking status and age was investigated by MN assay. Scoring of MN was performed on mononucleated lymphocytes. Peripheral blood smears were prepared for morphological characterization and the number of WBC. The results indicated that, morphological damages and MN frequency in WBC were significantly higher in cancer patients exposed to γ–radiation than in the controls, and difference was statistically significant (P
Özet
Bu çalışmada, akciğer tümörleri nedeniyle radyoterapiye (RT) maruz kalan kanser hastalarının periferal kan örneklerindeki morfolojik hasarları ve mikronukleus (MN) sıklığını belirlemeye çalıştık. Bu amaçla, in vivo kümülatif doz-etki ilişkisini kullandık ve bu verileri istatistiksel parametreler ile ilişkilendirdik. Sitolojik analizler, γ–radyasyonuna maruz kalan hastaların beyaz kan hücrelerinde (WBC) gerçekleştirildi. MN testi, radyasyon hasarının bir belirteci olarak kullanıldı. Ayrıca, sigara alışkanlığı ve yaş gibi farklı faktörlerin etkileride MN testi kullanılarak araştırıldı. MN sayımı, tek nükleuslu lenfositlerde gerçekleştirildi. WBC'nin sayısı ve morfolojik özelliklerini belirlemek amacıyla periferal kan yayma preparatları hazırlandı. Sonuçlar, γ–radyasyonuna maruz kalan kanser hastalarının WBC'deki MN sıklığı ve morfolojik hasarların, kontrol grubundakilerden oldukça yüksek olduğunu gösterdi ve fark istatistiksel olarak önemliydi (P