Journals / Felsefi Düşün - Akademik Felsefe Dergisi / 2016 / Cilt: 0 - Sayı: 7

'CRITIQUE' OF PRINCIPLES OF FORMAL LOGIC AND CONTRADICTION

FORMEL MANTIĞIN İLKELERİNİN 'ELEŞTİRİSİ' VE ÇELİŞKİ

Pages
175–194
DOI
—

Abstract

Thinking that, with Kant, metaphysics has entered into the process of changing into logic, Hegel tries to develop a new logic which includes categories which are the determinations of thought as well as of being. He regards dialectic as an indispensable moment of this logic and thus gives contradiction an important role in his logic. This appears as an attempt which is impossible to reconcile with the formal logic, just because the principles of identity, non-contradiction and the excluded middle, which are the principles of formal logic, are formulated for eliminating contradiction itself. Hegel in fact attacks these principles of the formal logic in some respects and it seems as if he denied their truth. However, Hegel's position in this topic cannot be considered as mere denial or mere affirmation by nature of his dialectical logic. This article will try to show on which grounds Hegel criticizes the principles of the formal logic and why he gives contradiction an important place in his logic. Furthermore, we will shortly stress on the connection between Hegel's conception of dialectic and his absolute idealism.

Özet

Kant'la beraber metafiziğin mantığa dönüşme sürecine girdiğini düşünen Hegel, düşüncenin belirlenimleri olduğu kadar varlığın da belirlenimleri olan kategorileri içeren yeni bir mantık geliştirmeye çalışır. Hegel diyalektiği de bu mantığın vazgeçilmez bir uğrağı olarak görür ve bu nedenle mantığında çelişkiye büyük bir rol verir. Bu, formel mantıkla uzlaşması olanaksız bir girişim gibi görünür, çünkü formel mantığın ilkeleri olan özdeşlik, çelişmezlik ve üçüncü halin imkânsızlığı ilkeleri genel olarak tam da çelişkinin kendisini ortadan kaldırmak üzere formüle edilmişlerdir. Hegel gerçekten de kimi bakımlardan formel mantığın bu ilkelerine saldırır ve onların hakikatlerini yadsımış gibi görünür. Bununla birlikte, Hegel'in bu konudaki konumu kendi diyalektik mantığının doğası gereği olarak salt yadsıma olarak ya da salt olumlama olarak görülemez. Bu makale, Hegel'in formel mantığın ilkelerini hangi zeminlerde eleştirdiğini ve mantığında çelişkiye neden yer verdiğini göstermeye çalışacaktır. Ayrıca Hegel'in diyalektik kavrayışı ile mutlak idealizmi arasındaki bağ kısaca vurgulanacaktır.