Journals / Felsefi Düşün - Akademik Felsefe Dergisi / 2017 / Cilt: 0 - Sayı: 8
WORLD AND LOGOS IN HEIDEGGER
- Pages
- 423–449
- DOI
- —
Abstract
Heidegger, while determining Dasein as being-in-the-world, argues that it is necessary to treat the fundamental promis of phenomenology which is 'to the things themselves', on the basis of the question of the meaning of being. Being is not only the ground of meaning which is to be seen but also a relationality through which the latter is also produced. World as this relationality is understood not as the totality of beings but with the selfhood of Dasein. It is obvious that Heidegger using expressions such as being-inthe-world, world-forming or worlding of the world points to such a relational occurence. Dasein-world relationality is based on Dasein's initial encounter with beings and in this way relationality comes with logos through which being presents itself as meaning through the uncoveredness of beings. In this encounter which happens through the horizon of logos and being, we will see why and how apophansis becomes an important concept. And in order to see a relation between world and logos, we should not forget that Dasein's'encounter with beings has two aspects. Accordingly, Dasein is both familiar with beings and through this familiarity it is already beyond them. Thus, Dasein as ontological transcendence exists beyond beings which are manifest as a whole and nevertheless it finds itself in the midst of beings as a whole. My aim in this paper, limiting myself to the thinker's transcendental period, is to follow all of these concepts in their relation to each other and to grasp how Dasein's encounter with beings becomes manifest in terms of a relation between world and logos. In this way, we can have some idea about both being and logos relation and about the thinker's comprehension of language which determines his later thought
Özet
Martin Heidegger fenomenolojinin temel vaadini yani 'şeylerin kendisine dönmek' fikrini varlığın anlamı sorusu temelinde ele almak gerektiğini savunmuştur. Varlık sadece görülmek üzere olan anlam zemini değil, görülmek üzere olanın da üretildiği bir ilişkiselliktir. Bu ilişkisellik olarak dünya, varolanların toplamı olarak değil, Dasein'ın kendiliği ile birlikte anlaşılmaktadır. Açık ki Heidegger dünya-içinde-olmak, dünya-biçimlendirme ya da dünyanın dünyalaması gibi ifadelerle böyle ilişkisel bir vuku bulmaya işaret etmektedir. Dasein-dünya ilişkiselliği Dasein'ın varolanlarla ilksel karşılaşmasına dayanmakta ve böylece ilişkisellik varolanların açımlanmışlığıyla varlığın kendini anlam olarak sunduğu logos ile birlikte gelmektedir. Logos ve varlık ufkunda gerçekleşen bu karşılaşmada, apophansis'in neden ve nasıl önemli bir kavram olduğunu göreceğiz. Ve dünya ve logos arasında bir ilişki görebilmek için ise, Dasein'ın varolanlarla karşılaşmasının iki yönlü olduğunu unutmamak gerekir. Buna göre Dasein varolanlara hem aşinadır hem de bu tanışık olma içinden halihazırda onların ötesindedir. Böylece, Dasein ontolojik aşkınlık olarak bütün olarak beliren varolanların ötesinden varolmakta ve yine de kendini varolanların bütünlüğünün ortasında bulmaktadır. Bu yazıda amacım, düşünürün aşkınsal dönemiyle sınırlanarak, tüm bu mefhumları birbiriyle ilişkisi içinde takip etmek ve Dasein'ın varolanlarla karşılaşmasının dünya ve logos ilişkisi olarak nasıl belirdiğini anlamaktır. Böylece, hem logos ve varlık ilişkisine dair hem de düşünürün daha sonraki dönemini belirleyen dil anlayışına dair bazı fikirlere sahip olabiliriz