Journals / Felsefi Düşün - Akademik Felsefe Dergisi / 2021 / Cilt: 2 - Sayı: 17

THE OBJECTIVITY AND REALITY PROBLEM IN KNOWLEDGE: 3 WORLDS THEORY

BİLGİDE NESNELLİK VE GERÇEKLİK SORUNU: 3 DÜNYA KURAMI

Pages
215–231
DOI
—

Abstract

When we look at the researches on the philosophy of science, it becomes clear that one of the main issues is the problem of demarcation criterion. The principle of verifiability, proposed at the point of separating science and pseudo-science by logical positivists who known as the Vienna Circle, has been at the heart of epistemological arguments in the context of eliminating problem of meaning as a criterion/standard. Vienna Circle focused on logic and language studies in order to consider philosophy as a science in other words to select metaphysics from philosophy. Establishing a new scientific method is priority for a satisfactory explanation of reality. However this approach has been criticized by Karl R. Popper and justificationist-inductivist science has been rejected. Accordingly Popper has replaced classical views with the principle of falsifiability, critical rationality, his understanding of objectivity and reality. This article aims to examine Popper’s epistemology in terms of conceptualizations falsifiability and critical rationality. On the other hand Popper’s ideas about objectivity and reality in knowledge will be discussed. When the problem of reality is mentioned Popper’s 3 worlds theory appears which has different contents but interacting each other. Give a general review of 3 worlds theory is the focus of this article.

Özet

Bilim felsefesine yönelik araştırmalara göz atıldığında başlıca tartışma alanlarından birinin sınırlandırma ayracı olduğu belirginlik kazanır. Viyana Çevresi olarak bilinen mantıksal pozitivistlerin bilim ile sözde bilim/sahte bilimi ayırma noktasında öngördükleri doğrulanabilirlik ilkesi, bir ayraç/ölçüt olarak anlam sorununun giderilmesi bağlamında epistemolojik savların temelinde yer almıştır. Viyana Çevresi düşünürleri, felsefeyi bilimselleştirmek diğer bir ifadeyle metafizikle bağlantılı içerikleri felsefeden arındırmak amacıyla mantık ve dil merkezli çalışmalara ağırlık vermişlerdir. Yeni bir bilimsel yöntem oluşturulması, gerçekliğe ilişkin tatmin edici bir açıklamanın yapılması adına öncelikli olmuştur. Ancak bu yaklaşım tarzı, Karl R. Popper tarafından eleştiriye tabi tutulmuş ve doğrulamacıtümevarımcı bilimin reddi gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda Popper, klasik görüşlerin yerine yanlışlanabilirlik ilkesini, eleştirel akılcılığı, kendi nesnellik ve gerçeklik anlayışını koymuştur. Bu makale, yanlışlanabilirlik ve eleştirel akılcılık gibi kavramlaştırmalar ekseninde Popper’ın epistemolojisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bunlarla bağlantısında düşünürün bilgide nesnellik ve gerçeklik hakkındaki fikirleri ele alınacaktır. Gerçeklik problemi söz konusu edildiğinde ise Popper’ın birbirinden farklı içeriklere sahip fakat birbiriyle etkileşimde olan 3 Dünya kuramı karşımıza çıkar. 3 Dünya kuramının ana hatlarıyla değerlendirilmesi, makalenin odağında bulunmaktadır.