Journals / Fe Dergi / 2019 / Cilt: 11 - Sayı: 1

Emergence of a Discourse or New Articulations of Orientalist Biases: The First Ethnographies on Women and Islam in Turkey

Bir Söylemin Ortaya Çıkışı veya Oryantalist Söylemin Tekrarlanan Eklemlenmeleri: Türkiye'de Kadın ve İslam üzerine İlk Etnografiler

Journal
Fe Dergi
Pages
23–33
DOI
—

Abstract

The ethnographic study of the relationship between gender and Islam in Turkey has a recent historywhich dates back to the early 1980s. The ethnographies conducted by Carol Delaney, Julie Marcus andNancy and Richard Tapper constitute the initial discursive period with a number of commonalities intheir research questions and analysis, most important of which is a claim about how gender hierarchy islegitimized in Turkish society through Islamic premises. Based on the critiques of Westernethnocentricsm, Orientalism and First World feminism and Michel Foucault’s theorization of discourse,power and knowledge, this study makes a discourse analysis of the published works of these studies. Itdiscusses the ways they are influenced by and reproduce the academic Orientalism in studying Islamiccultures in their discursive representations of Muslim women. Muslim women’s agency, subjectivityand otherness in the ethnographies are highlighted as the most critical issues to be analysed in thisrespect. The analysis suggests that all of them represent Muslim Turkish women as victims of religion,patriarchy and traditions, fail to consider the complexity and diversity of Islamic beliefs and rites, fail tocontextualize the Islamic culture they observed, and suggest the existence of a persistent and constantlegitimating structure for the gender hierarchy.

Özet

Türkiye’de kadın ve İslam arasındaki ilişkinin etnografik çalışmalara konu olması 1980’lerin başlarına dayanan yakın bir tarihi vardır. Carol Delaney, Julie Marcus ve Nancy ve Richard Tapper’ın yaptığı etnografik çalışmalar araştırma soruları ve analizleri bakımından sahip oldukları birçok ortak noktayla, bu alandaki ilk söylemsel dönemi oluşturur ve ortak noktalarının en önemlisi İslami kurallarla Türkiye’de toplumsal cinsiyet hiyerarşisinin nasıl meşrulaştığına dair iddialarıdır. Bu çalışma, Batılı etnomerkezcilik, Oryantalizm ve Batılı feminizme dair eleştirilere ve Michel Foucault’nun bilgi, söylem ve güç kuramsallaştırmasına dayanarak bu ilk çalışmaların yayınlarının bir söylem analizini yapmaktadır. Bunların İslam kültürlerini araştırırken akademik Oryantalizmden nasıl etkilendiklerini ve onu nasıl yeniden ürettiklerini, Müslüman kadınların söylemsel temsilleri üzerinden tartışmaktadır. Müslüman kadınların failliği, özneliği ve ötekiliği incelenmesi gereken en önemli meseleler olarak öne çıkmaktadır. Söylem analizi, bütün bu çalışmaların Müslüman Türk kadınlarını dinin, ataerkilliğin ve geleneklerin kurbanları olarak gösterdiğini, İslami inanışların ve törenlerin karmaşıklığını ve çeşitliğini dikkate almadığını, gözlemledikleri İslam kültürünü bir bağlama yerleştirmediğini ve toplumsal cinsiyet hiyerarşisi için kalıcı ve değişmez bir meşrulaştırma yapısının varlığını öne sürdüklerini ortaya koymaktadır.