Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2010 / Cilt: 10 - Sayı: 41
Yüksek Öğretim öğrencilerinin değerlendirme tercihleri
- Pages
- 117–132
- DOI
- —
Abstract
Problem Statement: An infantile that needs his/her caregiver’s or mother’s care starts moving independently by controlling his/her body movements during development stages. Therefore, an infantile becomes aware of the fact that he/she is a different individual from his/her mother. In other words, he/she begins to individualize. However, this process is a complex one which consists of father and the interaction between mother and infant. Adolescence is the second period in which a quick development takes place in an individual’s life. Adolescence is a period of identity formation. In this study, the relationship between separation-individuation and perceived parenting dimensions in adolescents was analyzed since the characteristics of relationship between parents and adolescents during the separation-individuation process are significant.Purpose of the Study: The purpose of the study is to explain the relationship between adolescents’ separation-individuation and their perceived acceptance/involvement and strict control parental dimensions. Method: The study group consisted of a total of 251 high school students (126 female, 99 male) studying at 9th, 10th, and 11th grade levels. However, the data gathered from 26 students were disregarded due to incomplete and/or mistaken data. The analyses were carried out on a 225-person data set. The points which were obtained from the three scales were analyzed through SPSS 11.5 and the total points of scales were found in data analyses. Findings and Results: There was no difference between engulfment anxiety, rejection expectancy, and dependency denial subscales of SITA (the Separation-Individuation Test of Adolescence) according to gender. There was no difference between Parenting Styles Scale’s acceptance/involvement and strict control dimensions according to gender. It was observed that there was a significant relationship between separation anxiety, rejection expectancy, and mother and father’s strict control dimension. There was a positive relationship between practicing-mirroring and mother’s strict control dimension. There was a positive relationship between rejection expectancy and mother’s acceptance/involvement dimension. There was a negative relationship between rejection expectancy and father’s acceptance/involvement dimension. There was a positive relationship between acceptance/involvement of mother-father and nurturance seeking. There was a positive relationship between nurturance seeking and father’s strict control.Conclusions and Recommendations: At the end of the study, it was observed that separation anxiety, healthy separation, nurturance seeking, and peer enmeshment subscales scores were significantly different in terms of gender. The study showed that the scores gained from Parenting Styles Scale’s acceptance/involvement and strict control dimensions were not significantly different in terms of gender. Some separation-individuation problems of students can be prevented through doing studies to materialize their parenting styles and separation-individuation in the frame of the counseling.
Özet
Problem Durumu: Annesinin/bakıcısının bakımına ihtiyaç duyan bebek, gelişim evreleri içinde kendi davranışlarını kontrol ederek ve çevresindekilerden farklı bir birey olduğunu da fark ederek bağımsız hareket etmeye başlar. Bir başka deyişle bireyleşmeye başlar. Bu süreçte anne babalar, kendi çevresini yapılandırmak konusunda deneyimsiz olan çocuklarının gelişiminde, bilerek ya da bilmeyerek belirleyici bir role sahiptir. Anne babaların, sosyal dünyanın standartlarını bebeklikten itibaren çocuklarına tanıtmak işlevini yerine getirirken, kendi benlik yapılan ve bakış açılarından algıladıkları şekliyle dünyayı çocuklarına tanıtmaları ve onlar için koydukları hedefleri bu temelde şekillendirmeleri beklenir. Anne-babanın birincil model olarak rol oynağı sosyalleşme sürecinde çocuk içgörü, eğitim, gözlem ve taklit yoluyla kültürünün gerektirdiği becerileri kazanmaktadır. Bu süreç, temelinde özellikle anne ve çocuk arasındaki etkileşimleri içeren ve aynı zamanda babanın da yer aldığı karmaşık bir süreçtir. Bireyin devam eden gelişiminde ikinci hızlı bir değişimin olduğu dönem ergenliktir. Ergenlik dönemi, kimliğin oluştuğu ve kişisel bağımsızlığın kazanıldığı bir dönemdir. Ayrışma-bireyleşme sürecinde, ergenin ebeveynlerinden bağımsızlaşması ve özerklik kazanmasında anne-babayla sürdürdüğü etkileşimin özellikleri önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışmada, ergenlerde ayrışma-bireyleşme ile algılanan anababalık boyutları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın amacı, ergenlerin ayrışma-bireyleşmeleri ile ebeveynlerinden algıladıkları kabul/ilgi ve sıkı denetim/kontrol anababalık boyutları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın Yöntemi: Araştırmanın çalışma grubunu 9., 10. ve 11. sınıflara devam eden 251 lise öğrencisi (144 kız, 107 erkek) oluşturmaktadır. Ancak araştırmaya katılan öğrencilerin 26'smdan elde edilen veriler eksik veya hatalı işaretlemeler nedeniyle analiz dışı tutulmuştur. Analizler, 126'sı (%56) kız, 99'u (%44) erkek olmak üzere toplam 225 kişilik veri seti üzerinden yapılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak "Ayrışma-Bireyleşme Ergen Testi Lise Formu", "Anababalık Stilleri Ölçeği" ve bu araştırma için hazırlanmış "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Ayrışma-Bireyleşme Ergen Testi Lise Formu dokuz alt ölçek ve toplam 103 maddeden oluşmaktadır. Bu alt ölçekler; ayrışma kaygısı, kısıtlanma kaygısı, bakım veren kişiye bağlanma, akrana bağlanma, öğretmene bağlanma, aynalamayı yaşama, bağlılığı inkâr, reddedilme beklentisi ve sağlıklı ayrışmadır. Ayrışma-Bireyleşme Ergen Testi Lise Formu'nun toplam iç tutarlılık (Cronbach alfa) güvenirlik katsayısı .87 olarak bulunmuştur. Ayrışma Bireyleşme Ergen Testi Lise Formu'nun her bir alt ölçeği için bulunan iç tutarlılık güvenirlik katsayıları; ayrışma kaygısı .64, kısıtlanma kaygısı .74, akrana bağlanma .69, öğretmene bağlanma .67, aynalamayı yaşama .86, bağlılığı inkâr .59, reddedilme beklentisi .80, sağlıklı ayrışma .41 ve bakım veren kişiye bağlanma ,57'dir. Ölçeğin test tekrar test güvenirlik katsayılarının da sağlıklı ayrışma (.58) dışında .70 ile .82 arasında değiştiği bulunmuştur. Yapı geçerliği çalışmasında uygulanan factor analizi sonucunda ölçeğin kuramsal yapısına uyan dokuz faktörün açıkladığı varyans oram %32.7 olarak bulunmuştur. Anababalık Stilleri Ölçeği (ABSÖ), kabul/ilgi ve sıkı denetim/kontrol ebeveynlik boyutunu içeren toplam 22 maddeden oluşmaktadır. ABSÖ'de iç tutarlılıklar (Cronbach alfa) anneden algılanan kabul/ilgi ve sıkı denetim/kontrol boyutu için sırasıyla .91 ve .81; babadan algılanan kabul/ilgi ve sıkı denetim/kontrol boyutu için ise .90 ve .79 olarak bulunmuştur. Bu iki ölçekten elde edilen puanlar SPSS 11.5 kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde t testi ve Pearson Mometler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır.Araştırmanın Bulguları: Ayrışma-Bireyleşme Ergen Testi'nin ayrılık kaygısı, sağlıklı ayrışma, bakım veren kişiye bağlanma ve akrana bağlanma alt ölçek puanlarında cinsiyete göre anlamlı farklılıklar bulunmuştır. Diğer yandan Ayrışma-Bireyleşme Ergen Testi'nin kısıtlanma kaygısı, reddedilme beklentisi, bağlılığı inkâr, aynalamayı yaşama ve öğretmene bağlanma alt ölçek puanlarında ise cinsiyete göre farklılık bulunmamıştır. Ergenlerin algıladıkları annenin ve babanın kabul /ilgi ve sıkı denetim/kontrol ebeveynlik boyutları arasında cinsiyete göre farklılık bulunmamıştır.Ayrışma-Bireyleşme Ergen Testi alt ölçekleri ile Anababalık Stilleri Ölçeğinden alman puanlar arasındaki korelasyonlar incelendiğinde; ayrılık kaygısının annenin ve babanın sıkı denetim/kontrol boyutu ile pozitif yönde anlamlı ilişkiler gösterdiği gözlenmiştir. Akrana bağlanma ile annenin kabul/ilgi boyutu arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Aynalamayı yaşama ile annenin sıkı denetim/kontrol boyutuyla olumlu yönde ilişkili bulunmuştur. Annenin ve babanın kabul/i'gisi bakım veren kişiye bağlanmayla olumlu yönde ilişkili bulunmuştur. Sağlıklı ayrışma, annenin kabul/ilgi boyutuyla olumlu yönde ilişkili bulunurken, annenin sıkı denetim/kontrol boyutu ile ilişkili bulunmamıştır. Diğer yandan sağlıklı ayrışma ile babanın kabul/ilgi ve sıkı denetim/kontrol boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Kısıtlanma kaygısı ile annenin ve babanın kabul/ilgi boyutu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, annenin ve babanın sıkı denetim/kontrol boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmene bağlanma ile annenin ve babanın kabul/ilgi ve sıkı denetim /kontrol boyutu arasında olumlu ilişkili bulunmuştur. Reddedilme beklentisi ile annenin kabul/ilgi ve sıkı denetim/kontrol boyutu arasında pozitif yönde anlamlı ilişki gözlenirken, aynı alt ölçeğin babanın kabul/ilgi boyutu ile negatif yönde, sıkı denetim/kontrol boyutu ile pozitif yönde anlamlı ilişkiler gösterdiği gözlenmiştir. Bağlılığı inkâr ile annenin ve babanın kabul /ilgi ve sıkı denetim/kontrol boyutu arasında anlamlı ilişkiye rastlanmamıştır. Diğer taraftan ayr