Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2009 / Cilt: 0 - Sayı: 36
Views primary school administrators, teachers and parents on parent involvement in Turkey
- Pages
- 245–262
- DOI
- —
Abstract
Problem Durumu: Öğretmenlerin ve öğrencilerin etkileşim şekillerinin etkili bir öğrenme ve eğitim çevresi oluşturmada önemli bir etkisi vardır. Aile pek çok etkenin yanında okula hem sınıf içi öğretim süreçlerinde hem de okulun tüm yönetim süreçlerinde gönüllü katkı verebilecek önemli bir kaynak olarak değerlendirilmektedir. Geleneksel bakış açısına göre aileler, okulun başat bir parçası olmaktan çok temsilci veya destekleyici bir faktör olarak değerlendirilmiştir. Öğretmenler eğitimi ve öğretimi gerçekleştirmede tek ve yeterli uzman olarak görülmüştür. Çocuğun öğrenme gereksinimlerini karşılama konusunda aile göz ardı edilmiş öğretmen tek başvuru kaynağı olarak görülmüştür. Çocuğun eğitim ihtiyacının karşılanmasında yetki eğitimcilere verilmiştir. Aile okulun verdiği görevleri yerine getiren bir öge olarak değerlendirilmiştir. Ancak son yıllarda okulun amaçlarını aileler veya veliler olmadan gerçekleştiremeyeceği anlaşılmıştır. Türkiye’de de ailelerin okulun tüm süreçlerine etkin katılımı için yasal ve yönetsel düzenlemeler yapma yönünde önemli çabalar görülmektedir. Araştırmanın amacı: Bu araştırmanın amacı öncelikle yöneticilerin, öğretmenlerin ve ailelerin okul ile aile arasında daha etkili bir işbirliği oluşturmaya ilişkin düşüncelerini belirlemek ve ikinci olarak da bu tutumlarının meslek, eğitim durumu, cinsiyet, kıdem, branş, ailelerin meslekleri, gelir düzeyleri, çocuğunun okuduğu sınıf düzeyi gibi çeşitli faktörlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Elde edilen veriler bir yandan uygulama bakımından Türkiye’de okul-aile işbirliğinin geliştirilebilmesine katkı sağlamak bir yandan da bu alanda çalışma konusunda isteklilik gösteren araştırmacılara ışık tutmak bakımından önem taşımaktadır. Araştırmanın Yöntemi: Araştırma alan taraması modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evreni Antalya ili merkez ilçelerde bulunan 126 devlet ilköğretim okulunda görev yapan okul müdürleri, 199 müdür yardımcısı, 4425 öğretmen ve 7 eğitim bölgesindeki ilköğretim okulu öğrencileri ve velilerinden oluşmuştur. Araştırmada örneklem ise küme örnekleme yöntemi ile belirlenen 35 ilköğretim okulunda bulunan yöneticiler, 277 öğretmen, belirlenen 35 okuldaki tüm sınıfların öğrencileri arasından tesadüfü yöntemle seçilmiş 840 öğrencinin velisinden oluşmuştur. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan bir ölçek kullanılmıştır. Ölçek, Likert tipi, biri yöneticilere ve öğretmenlere; biri de velilere uygulanmak üzere hazırlanmış iki formdan oluşmaktadır. Ölçek, iletişim, gönüllü katılım, evde öğrenme, destekleyici ev ortamı, işbirliği ve karar verme olmak üzere 5 boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin yönetici ve öğretmen formunun güvenirlik katsayısı toplamda (Cronbach Alpha).95; velilere uygulanan ölçeğin ise güvenirlik katsayısı toplamda (Cronbach Alpha).91’dir. Verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmış ve frekans, aritmetik ortalama, standart sapma ve parametrik testlerden MANOVA ve one way ANOVA kullanılmıştır. Araştırmanın Bulguları: Yöneticilerin, öğretmenlerin ve velilerin etkili okulaile işbirliğine ilişkin bütünde olumlu tutuma sahip oldukları anlaşılmıştır. Ancak yöneticilerin diğer gruplara göre daha yüksek puanlar verdikleri bulunmuştur. Yöneticilerin görüşleri arasında cinsiyete, kıdeme, eğitim durumuna ve branşa göre bir farklılık bulunmamıştır. Velilerin görüşlerinde de cinsiyet’e, velinin mesleğine, çocuğunun sınıf düzeyine, velinin gelir durumuna ve velinin eğitim durumuna göre fark bulunmamıştır. Ön lisans düzeyinde öğrenim gören öğretmenlerin görüşleri ile lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenim gören öğretmenlerin görüşleri arasında iletişim, evde öğrenme ve işbirliği boyutlarında anlamlı farklar belirlenmiştir. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri:Araştırmaya katılanların demografik özellikleri değerlendirildiğinde kadın öğretmen sayısının oransal olarak yönetimde yeterince temsil edilmediğini göstermektedir. Öte yandan yöneticilerin önemli bir bölümünün de ön lisans eğitimi almış oldukları görülmüştür. Her iki durumun da okul içi etkili çalışma ilişkileri açısından önemli engeller oluşturduğu söylenebilir. Ortaya çıkması olası bu durumun da okul- aile ilişkilerine olumsuz yansıması söz konusu olabilir. Ailelerin okulla etkili işbirliği yapmasına ilişkin yönetici, öğretmen ve velilerin tutumları genel olarak olumlu olmakla birlikte kendi içlerinde farklılıklar göstermektedir. Buna göre öğretmenler ile velilerin işbirliğine ilişkin tutumlarına ilişkin puanları daha düşüktür. Buna göre, öğretmenlerin ve velilerin, veli katılımına ilişkin tutumları ile ilgili yasal ve yönetsel çerçevede farklı yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiği söylenebilir. Yöneticilerin evde öğrenme, destekleyici ev ortamı ve işbirliği boyutlarında verdikleri puanların iletişim, gönüllü katılım ve karar verme boyutlarına verdikleri puanlardan daha düşük olması mevcut durumda da sorunlu görünen üç alan ile ilgili yeterli deneyimin bulunmaması ile ilişkilendirilebilir. Bu durumda özellikle evde öğrenme, destekleyici ev ortamı ve işbirliği boyutları ile ilgili üzerinde uzlaşılmış, tarafların gereksinimleri ile örtüşen yaratıcı deneyimlere gereksinim olduğu söylenebilir. Ailelerin de olumlu tutuma sahip olmaları anlamlı bir sonuçtur. Çünkü mevcut yapıda öğretmenlerle ve yöneticilerle ilişkileri kendilerinden taleplerden oluşan ve kendilerine çoğunlukla tek yönlü iletiler gönderilerek olumsuz duygular geliştirmelerine neden olan ailelerin bu işbirliğine yatkın olmaları önemlidir. Bu konuda kritik nokta ekonomik, sosyal ve kültürel durumlarının; ilgi ve yeteneklerini dikkate alan yeni bir işbirliğine zemin hazırlama konusunda bilinçli çabaların sergilenmesidir. Bütünde değerlendirildiğinde etkili okul aile işbirliğinin kurulabilmesi için tarafların sahip oldukları olumlu tutum etkili bir başlangıç için önemli bir veri oluşturmaktadır. Bununla birlikte Bu olumlu tutumun pratik uygulamalar bakımından da alışılagelmişin dışında okul aile işbirliğinin önündeki mevcut engelleri dikkate alan devrims