Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2010 / Cilt: 10 - Sayı: 41
Ortaöğretim biyoloji ders kitaplarında kullanılan analojilerin analizi: Türkiye örneği
- Pages
- 73–90
- DOI
- —
Abstract
Problem Statement: Analogies can help make science concepts meaningful to learners but only when used appropriately. They can visualise abstract concepts and motivate. For this reason, analogies are common in biology textbooks. However, previous studies have suggested that analogies are used randomly and carelessly in science textbooks. This situation can cause students to misunderstand scientific concepts. From this point of view, it is considered that analysing the analogies used in biology textbooks will benefit students and teachers.Purpose of the Study: The aim of this study is to analyse the types of analogies used in secondary school biology textbooks in Turkey and investigate how these analogies are presented.Method: A document examination technique was used in this research. Seven secondary school biology textbooks were investigated. Determined analogies in the textbooks were classified as follows: analogical relationship, presentational format, level of abstraction, position of the analogue relevant to the target, level of enrichment, pre-topic orientation and the limitations of the analogy.Findings and Results: A total of 119 analogies were determined in the biology textbooks. A considerable proportion of those were related to cell structure and function, including cells and organelles such as the factory analogy for cell structure and function and the power generator analogy for mitochondria. It was determined that analogies were configured mostly as structural, verbal, concrete–abstract, embedded activator and simple analogies. Most were not configured in accordance with analogy-based teaching models. Therefore, students can develop misconceptions. Analogies that only indicate superficial similarities can confuse students, and these must be elaborated and made interesting for students. To prevent misconceptions, it is necessary to indicate the irrelevant features of the target and analogue concepts.Conclusions and Recommendations: When preparing biology textbooks, the principles highlighted by teaching models such as the teaching with analogies model should be taken into consideration.
Özet
Analoji (benzeşim), bilinmeyen ve yabancılık çekilen bir olgunun, bilinen ve tanıdık gelen bir olguya benzetilerek açıklanmasıdır. Bilinmeyen olgu 'hedef', bilinen olgu ise 'kaynak'tır. Analoji ile, kaynak ve hedefin benzer özellikleri kıyaslanır ve bilinen bilgi sahasından bilinmeyen bilgi sahasına geçiş yapılır. Kaynağın özellikleri hedefin özelliklerine ne kadar çok uyuyorsa, analoji o kadar etkili ve güçlüdür. Analojiler etkili öğretim araçları olup, yeni bilgiyi mevcut bilgi yapısına nakletmede öğrencilere yardımcı olur, anlamlı öğrenmede motivasyonu sağlar ve konu ile ilgili yeni bakış açıları kazandırır. Bu nedenlerden dolayı analojiler, fen ders kitaplarında yaygın olarak kullanılır. Fakat bu konu üzerine yapılan bazı çalışmalara göre ders kitaplarındaki analojiler, genelde rastgele kullanılmakta ve öğrencilerde yanılmalara neden olabilmektedir. Bu bakımdan Türkiye'deki ortaöğretim biyoloji ders kitaplarında kullanılan analojilerin çeşitli boyutlarda analiz edilmesinin öğretmenlere, kitap yazarlarına ve program geliştiricilere faydalı olacağı düşünülmüştür.Araştırmanın Amacı: Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki ortaöğretim biyoloji ders kitaplarında kullanılan analojilerin çeşitlerini analiz etmek ve bu analojilerin nasıl yapılandırıldığını ve sunulduğunu incelemektir. Bu amaca paralel olarak, şu sorulara cevap aranmıştır: Biyoloji ders kitaplarında analojiler ne sıklıkta kullanılmaktadır? Bu kitaplarda hangi tip analojiler, hangi hedef kavramlar için kullanılmaktadır? Kullanılan analojilerde kaynak açıklamasına, strateji tanımına ve analojinin sınırlılıklarına yer verilmekte midir?Araştırmanın Yöntemi : Betimsel araştırma yöntemine dayalı olarak gerçekleştirilen bu çalışmada, doküman inceleme tekniği kullanılmıştır. Çalışmada, Milli Eğitim Bakanlığının tavsiyesi doğrultusunda 9., 10., 11. ve 12. sınıflarda halen okutulmakta olan yedi adet ortaöğretim biyoloji derş kitabı incelenmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda her kitap, baştan sona en az iki defa okunmuştur. Analoji olabileceği düşünülen benzetme veya kıyaslama tiplerinin tümü işaretlenmiş ve fotokopileri alınmıştır. Bu kıyaslamalar, fotokopiler üzerinde tekrar incelenmiş ve analoji olanlar belirlenmiştir. Belirlenen analojiler, aşağıdaki kategorilere gore sınıflandırılmıştır:1-Kaynakve hedef kavramlar arasındaki analojik ilişki:Yapısal analoji: Kaynak ve hedef saha; şekil, görünüş ve büyüklük gibi benzer özellikleri paylaşır.Fonksiyonel analoji: Kaynak ve hedef saha; görev, hareket ve davranış gibi benzer özellikleri paylaşır.Yapısal-fonksiyonel analoji: Kaynak ve hedef, hem yapısal hem de fonksiyonel benzerlikleri paylaşır.2-Analojininsunuluş biçimi:Sözel analoji: Analoji ders kitabında sadece cümle veya cümlelerle sunulur.Resimsel-sözel analoji: Analoji metni, kaynağın bir resmi ile desteklenir.3-Kaynakve hedef kavramların soyutlanma düzeyi:Somut-somut analoji: Somut hedef için somut kaynak kullanılır.Soyut-soyut analoji: Soyut hedef için soyut kaynak kullanılır.Somut-soyut analoji: Soyut hedef için somut kaynak kullanılır.4-Hedefeilişkin kaynağın pozisyonu:On organize edici: Analoji hedef konudan önce, başlangıçta sunulur.Gömülü aktive edici: Analoji hedef konunun içinde, konu ile birlikte sunulur.Son sentez edici: Analoji hedef konunun sonunda sunulur. 5-Analojininzenginlik düzeyi: Basit analoji: Kaynak ve hedef saha arasında tek bir benzerlik boyutuna vurgu yapan, basit bir etimle veya cümlelerden oluşan, ayrıntı içermeyen analoji. Zenginleştirilmiş analoji: Kaynak ve hedef saha arasındaki benzerliğin en az iki boyutuna vurgu yapan ve temel cümlelerden oluşan analoji.Genişletilmiş analoji: Kaynak ve hedef saha arasındaki benzerliğin en az üç ya da daha fazla boyutuna vurgu yapan ve ayrıntı içeren analoji.6-Konuöncesi yönlendirme:Kaynak açıklaması: Hedefe ilişkin kaynak sahanın en az bir yönüyle tanıtılması.Strateji tanımı: Analoji olarak sunulan metnin, bir benzetme olduğuna dair vurgu yapılması.Kaynak açıklaması ve strateji tanımı: Kaynak açıklaması ve strateji tanımına birlikte yer verilmesi.Hiçbiri: Analojide, ne kaynak açıklamasına ne de strateji tanımına yer verilmesi.7-Analojininsınırlılıkları: Analojide yanlış anlamaların olabileceği kırılma noktalarının öğrencilerin dikkatine sunulup sunulmamasıdır.Bulgular ve Tartışma : Yapılan analiz sonucunda, analoji olarak değerlendirilebilecek çok sayıda kıyaslama tipine rastlandı. Bunlar içerisinden, DNA molekülünün yapısını açıklayan merdiven analojisinde olduğu gibi, sadece biyolojik bir hedef kavram ile günlük hayattan seçilen bir kaynak kavram arasında yapılan kıyaslamalar analoji olarak değerlendirildi. Mitokondri ve kloroplast arasında yapılan kıyaslamalarda olduğu gibi aynı sahadan seçilen kaynak ve hedef kavramları içeren kıyaslamalar, analoji olarak değerlendirilmedi. Yedi adet biyoloji ders kitabında toplam 119 analoji tespit edilmiştir. Buna göre her bir ders kitabında ortalama 17 analoji bulunmaktadır. Hedef kavramın içerik alanı bakımından analojilerin daha çok hücrenin yapı, fonksiyonu ve nükleik asitler ile ilgili kavramların açıklanmasında kullanıldığı görülmüştür. Bu kavramların çoğunun mikroskobik, submikroskobik düzeyde veya soyut nitelikte olması sebebiyle biyoloji ders kitaplarında kullanılan analojilerin çoğunun hedef kavramın içeriğine uygun olduğu görülmüştür. Bir öğretim aracı olarak analojilerin en önemli işlevlerinden birisi, soyut kavramları somutlaştırmaktır. Biyoloji ders kitaplarında kullanılan analojilerin çoğunun yapısal, sözel, somut-soyut, gömülü active edici ve basit analojiler şeklinde yapılandırıldığı ve sunulduğu tespit edilmiştir. Sadece yüzeysel benzerliklere dayalı olarak kurulan basit analojilerde olduğu gibi, bir çok analojinin analoji temelli öğretim modellerine göre yapılandırılmadığı belirlenmiştir. Özellikle kaynak ve hedef kavramlar arasındaki haritalamanın yetersiz oluşu, analojilerin kırılma noktalarının gerekli şekilde belirtilmemesi ve analojilerden kaynaklanabilecek olas