Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2012 / Cilt: 12 - Sayı: 49A
Lise düzeyindeki öğretmen ve öğrencilerin "öğretmen" kavramına ilişkin ileri sürdükleri mecazlar
- Pages
- 29–46
- DOI
- —
Abstract
Problem Statement: Teachers’ construction of their knowledge and their world view is important in the change process. Teachers often feel discomfort when they find themselves operating according to metaphors that are not complementary to their personal world view and epistemology. By changing one or the other they may find a greater congruence and satisfaction with their teaching. Finding a practice and belief that are not only consistent with one another, but that are effective, is an important task of the teacher.In the past few years, the metaphor has been considered by individuals as a vehicle in understanding abstract, complex or institutional facts and a powerful intellectual vehicle in employing disclosure. From this perspective, examining, understanding and explaining the “teacher” concept from the perception of the teachers and students gives us an important clue that metaphors can be used not only as a discussion vehicle in how teaching should be, but also as a research vehicle. Purpose of Study: The general purpose of this study is to reveal the perceptions of high school students as well as their teachers at the very same schools with regard to the concept of “teacher” by means of metaphors.Methods: This study has been conducted within the qualitative research paradigm. The work group is composed of high school students (tenth grade 117) of Atatürk Vocational School located in Nicosia, the capital of the Turkish Republic of Northern Cyprus, and all the teachers (72) at the same school.Findings and Results: In this section, the metaphors that were obtained from the research were gathered under eight themes, presented in tables and interpreted for this purpose, initially, the “logical rationale” (reasons or the causes put forward that are related to why it happened in that way) put forward by the teachers and students related to each metaphor was carefully analyzed. At first glance, some metaphors (for example, computer, book, library, etc. or cook, sculptor, carpenter, etc.) were easily gathered into themes while other (for example, flower, child, hope, etc.) themes determined by field specialists required more careful analysis and discussions.Conclusion and Recommendations: As a result, around two thirds of the students that are included in this study describe the teacher with traditional aspects such as knowledge transfer, shape acquirer, instructor whereas more than half of the teachers argue that they have an approach that shows personal attention to and meets the needs of students in assisting their personal development, that entertains during teaching, that is therapeutic and also formative in the obtainment of information.
Özet
Problem Durumu: Aristo mecaz kelimesini iki anlamda kullanmıştır. Birinci anlam ilgi, kıyaslama ve benzeyişi kullanan bütün söz sanatlarına isnat etmektedir. İkinci anlamda ise kıyaslama kıyaslanan iki şeyin tanımlanması ile ifade edilmektedir. Mecaz bazı olguların aralarında neyin ortak olduğunu gördükçe, bu olguların taşıdığı genel manayı anlarız. İki olgu arasındaki ilişkiyi görebilme kabiliyeti hemen hemen zekanın tanımlarından biridir. Son yıllarda mecaz, bir bireyin yüksek düzeyde soyut, karmaşık veya kurumsal bir olguyu anlamada, açıklamada işe koşabileceği güçlü bir zihinsel araç olarak değerlendirilmektedir. Bu perspektiften bakıldığında, öğretmen ve öğrencilerin “öğretmen” olgusuna ilişkin algılarını mecazlar aracılığıyla incelemek, anlamak ve açıklamak, mecazların sadece öğretimin nasıl olması gerektiğini kavramada birer tartışma aracı olarak değil, aynı zamanda, onların birer araştırma aracı olarak da kullanılabileceğine dair önemli bir ipucu sağlamaktadır. Nitekim, son zamanlarda, öğretmen ve öğrencilerin “öğrenme” ve “öğretme” olgularına ilişkin tutumlarını, mecazlar aracılığıyla irdeleyen araştırmalar literatürde yaygınlaşmaya başlamıştır. Türk eğitim sisteminde öğrenciler günlük eğitim süresinin çoğunluğunu sınıftaki masalarda, ezberciliğe yönelik, teorik bilgi yükleyen, uygulamadan uzak, öğrencilerden birey yetiştirilmesi yerine sadece not ağırlığına göre eğitim yapılmaktadır. Türk eğitim sisteminde sosyal etkinlikler, araştırma yapma, kütüphaneye gitme gibi faaliyetler çok sınırlı gerçekleştirilebilmektedir. Araştırmanın Amacı: Alana katkı koymak maksadıyla, lise düzeyindeki öğrencilerin ve ayni okuldaki öğretmenlerin “öğretmen” kavramına ilişkin sahip oldukları algıları mecazlar aracılığıyla ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bu genel amaç çerçevesinde, aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır: 1. “Öğretmen” kavramına ilişkin olarak öğretmen ve öğrenciler tarafından ileri sürülen mecazlar, ortak özellikleri ve farklılıkları bakımından, hangi temalar altında toplanabilir? 2. “Öğretmen” kavramına ilişkin olarak öğretmen ve öğrenciler tarafından geliştirilen mecazlar daha çok “öğretmenin” hangi yönü üzerinde yoğunlaşmaktadır? Araştırmanın Yöntemi: Bu çalışma, nitel araştırma paradigması içinde değerlendirilen “içerik analizi” modeli çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başkenti Lefkoşa’da bulunan Atatürk Meslek Lisesi Lise 1. Sınıf öğrencileri (117 öğrenci) ve ayni okuldaki tüm öğretmenler (72 öğretmen) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Saban’ın (2004) “Giriş Düzeyindeki Sınıf Öğretmeni Adaylarının “Öğretmen” Kavramına İlişkin İleri Sürdükleri Mecazlar” konulu araştırmasında kullandığı yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğrencilerin “öğretmen” kavramına ilişkin sahip oldukları algılarını ortaya çıkarmak için onlardan herbirinin “Öğretmen ... gibidir; çünkü(neden) ... “ veya “Öğretmen ... benzer; çünkü (neden) ... ” cümlesini tamamlamaları istendi. Bu çalışma, 2011-2012 eğitim ve öğretim yılı ilkbahar döneminin üçüncü haftasında öğrenciler için sınıf içi etkinlik niteliğinde, öğretmenlere ise evlerinde yazıp getirme olarak gerçekleştirildi. Bu proje için öğretmen ve öğrencilerden düşüncelerini tek bir mecaz üzerinde yoğunlaştırarak bir kağıda yazmaları istendi. Lise öğrencileri “öğretmen” kavramına ilişkin toplam 36 adet mecaz üretirken, öğretmenler ise 21 adet mecaz üretmiştir. Öğretmenlik mesleğini yapan bireyler, öğrencilik yılları süresince gerçekleştirdikleri informal gözlemleri ve farklı yapıdaki öğretmenleriyle olan iletişim ve etkileşimleri sonucunda edindikleri tecrübelerine bağlı olarak öğrenme, öğretme ve okul gibi olgular hakkında geliştirdikleri çeşitli kişisel tutumları da beraberlerinde getirdikleri anlaşılmaktadır. Etkili öğretimin nasıl olması gerektiği hakkında yaşantılara dayalı olarak geliştirilen bu kişisel tutumların genellikle çağdaş eğitim yaklaşımlarına kıyasla daha çok geleneksel eğitim teorileri etrafında yoğunlaştığı Bramald, Hardman ve Leat (1995) ile Saban(2004) tarafından ileri sürülmektedir. Bu çerçeveden ele alındığında bu araştırmanın bulguları öğrencilerin “öğretmen” kavramı hakkında ileri sürdükleri mecazlar ile genel olarak literatürdeki tartışmaları destekler niteliktedir. Bu araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık üçte ikiye yakın bir kısmı (62 öğrenci, %61) öğretmeni geleneksel yönleriyle (“öğrencilere bilgi sunma”, “öğrencilere şekil verme” ve “yön gösterici”) tanımlamaktadır. Ancak bu çalışma biz eğitimcilere önemli bilgiler ve perspektifler sunabilir. Çünkü yukarıda öğrencilerin “öğretmen” kavramına ilişkin ortaya çıkan sonuçlar ile öğretmenlerin “öğretmen” kavramına ilişkin ortaya çıkan sonuçlar arasında farklılık olduğu söylenebilir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yarıdan azı (32 öğretmen,%46) öğretmeni geleneksel yönleriyle tanımlamaktadır. Yarıdan çoğu (37 öğretmen,%54) öğretmenleri özellikle öğrencilerin kişisel gelişime yardımcı tema kapsamında bireysel ilgi ve ihtiyaçlarının karşılanması, öğretmenin öğretirken eğlendirmesi, tedavi edici ve bilginin elde edilmesinde oluşturmacı bir yaklaşım sergilediklerini savunmaktadırlar. Bu bağlamda öğretmenlerin geleneksel yönlerinin azalmasına rağmen hala daha öğrencilerin öğretmenlerini geleneksel yönüyle algılamalarını ortadan kaldırmak için yapılacak çalışmaların biz eğitimciler açısından büyük önem arzetmekte olduğu söylenebilir. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Sonuç olarak, bu araştırmanın bulguları, mecazlar vasıtasıyla öğretmenlerin ve öğrencilerin öğrenme, öğretmen ve okul gibi olgulara ilişkin sahip oldukları kişisel algılarını ortaya çıkarmada etkin bir araç olarak kullanabileceğine dair önemli bilgiler sunduğu izlenimi uyandırmaktadır. Bu yönden ele alındığında, “öğretmen” hakkındaki düşüncelerin daha çok hangi öğretmen rolleri üzerinde yoğunlaştığını mecazlar aracılığıyla analiz eden daha çok sayıda nitel ve nicel araştırmaya ihtiyaç olduğu, bu tür