Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2012 / Cilt: 12 - Sayı: 49A

İlköğretim ders kitaplarında cinsiyet ayrımcılığı

Teachers' perceptions of gender discrimination on elementary school coursebooks

Pages
311–330
DOI
—

Abstract

Problem Statement: Coursebooks have great impacts on students’ sexist attitudes in the years to come. Texts and pictures are carved into students’ minds and in this way students’ behaviour is shaped. The coursebooks can help to create a more egalitarian social structure and can serve to combat sexism; on the other hand, they can serve to uphold existing sexist patterns and reproduce new ones. In that sense, it can be said that contents in the coursebooks serve to maintain and reproduce sexist attitudes and patriarchy. Purpose of Study: The purpose of this study is to determine whether the pictures in the primary school coursebooks are suitable for gender equality; moreover this study aims to show whether there is gender discrimination in the coursebooks and in the educational environment from the perception of the teachers. Methods: This study is descriptive and data has been collected through content analysis and survey study. In the first section, all first five years of primary education coursebooks were examined in terms of the pictures, with their main and secondary characters, in terms of the company of all individuals, and in terms of the activities in which they are involved concerning gender. In the second section of the study, the survey was applied to the teachers of primary school in order to learn their perceptions on the gender equality of the educational environment. Findings and Results: Pictures were found in the textbooks, which could cause extensive sexism. Boys are depicted alone and dealing with managerial jobs while girls are mostly portrayed with their mothers and dealing with the housework. It was found that both male and female teachers perceive sexism in the social structure. However, there are significant differences between the perceptions of male and female teachers. Conclusions and Recommendations: In the primary schools the coursebooks were found to have gender inequality. Boys are mostly indicated alone in public places, with the outdoors and being away from home representing personality traits such as independence, autonomy, self-reliance, and courage. It was also determined that the young teachers are more sensitive to sexism. The Ministry of National Education should revise the coursebooks and correct the text and images.

Özet

Problem Durumu Ders kitapları öğrencilerin cinsel davranışları üzerinde ilerideki yıllarda çok büyük etkiye sahiptir. Kitaplardaki metinler ve resimler öğrencilerin zihinlerine kazınır ve öğrencilerin davranışlarını bu yönde şekillendirirler. Ders kitapları daha eşitlikçi sosyal yapının oluşturulmasına yardım edebilir ve cinsiyetçilikle mücadele edebilir. Diğer taraftan, ders kitapları cinsiyetçi modellerin varolmasının devamına ve yenilerinin üretilmesine de hizmet edebilir. Bu bakımdan ders kitaplarında cinsiyet karşıtı bir formatın olması önemlidir. Ders kitaplarıyla ilgili yönetilen bir çok çalışma açıklıyor ki, ders kitapları bir çok açıklamayı ve resmi içinde barındırır. Bunlarda kadın ve erkeklerin eşit olmayan ilişkilerini yansıtır. Bu anlamda, ders kitaplarının içeriği ataerkil ve cinsiyetçi davranışların devam ettirilmesine ve yeniden üretilmesine hizmet eder. Devletlerin eğitim politikası ders kitaplarına yansır ve bu politika kasıtlı veya kasıtsız olarak toplumda cinsiyet ayrımcılığına neden olabilir. Araştırmanın Amacı Bu çalışmanın amacı, ders kitaplarındaki resimlerin cinsiyet eşitliğine uygun olup olmadığının araştırılmasıdır. Bu amaca gerçekleştirmek için, ilköğretim okullarında ders kitaplarında içerik analiz yapıldı ve öğretmenlerin algılarına göre eğitim ortamında ders kitaplarında cinsiyet ayrımcılığının olup olmadığının analiz edildi. Araştırmanın Yöntemi Bu çalışma tarama çalışmasıdır. Daha iyi veri toplayabilmek için, nitel ve nicel araştırma yöntemleri beraber kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ve survey kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde ilköğretim okullarının birinci devresinde okutulan bütün ders kitapları içerik açısındann incelendi. Resimlerdeki kız ve erkek çocuklarının ana karakter veya yan karakter ve çocuklara eşlik edenler cinsiyetlerine göre incelendi. Çalışmanın ikinci kısmında ise, ders kitaplarında cinsiyetçilik olup olmadığını öğrenmek için ilköğretim okulu öğretmenlerinin algılarını içeren bir survey uygulandı. Uygulanan surveyde öğretmenlerin cinsiyetçilikle ilgili algıları beş boyutta inceledi. Bu boyutlar sınıf ortamı, okul ortamı, bürokratik yapı, sosyal yapı ve sosyal ortamdan oluştu. Kırk maddeden oluşan anketin alpha güvenirlik katsayısı .90 olarak bulundu. Araştırmanın Bulguları Ders kitaplarında 4096 resim bulundu. Bu resimlerin 1770’ı kız çocuklarını gösterirken, 2326’ı erkek çocuklarını gösterdiği tesbit eddildi. Bu sayısal farklılığın yanında, resimler içerik olarak da farklılık gösterdi. 1926 resimden 718’inde kızlar yalnız gösterilirken, 926’sında erkek çocuğu yalnız gösterildi. 728 kız çocuğu aileleriyle beraber gösterilirken, 811 erkek çocuğu aileleriyle beraber gösterildi. 117 kız çocuğı rsimlerde kadınlarla gösterilirken, 118 erkek çocuğu kadınlarla gösterildi. 79 kız çocuğu erkeklerle gösterilirken, 155 erkek çocuğu erkeklerle gösterildi. Ders kitaplarında büyük oranda cinsiyet ayrımcılığına neden olan resimler bulundu. Erkekler daha fazla yalnız olarak tanımlanıp yönetsel mesleklerle gösterilirken, kızlar genellikle anneleriyle birlikte ev işleriyle uğraşırken gösterildiği bulundu. Çalışmanın ikinci kademsinde eğitim ortamında cinsiyetçi uygulamaların olup olmadığı araştırmak için, 136 kadın öğretmen ve 105 erkek öğretmene ulaşıldı. Öğretmenler yaş grubuna göre sınıflandırıldığı zaman, 31-40 yaş gubu arasındaki öğretmenlerin daha fazla olduğu görüldü. Öğretmenler yaş gruplarına göre şöyle dağılmaktadırlar: 31-40 yaş arası 103 öğretmen, 20-30 yaş arası 59 öğretmen, 41-50 yaş arası 50 öğretmen ve 51 yaşının üstünde 29 öğretmen. Kadın ve erkek öğretmenlere göre, ilköğretim okullarında sosyal yapıda, Milli Eğitim Bakanlığının yapısında, okul ve sınıf ortamında cinsiyet farklılığının olduğu bulundu. Öğretmenlerin mesleğin ilk yıllarında cinsityet aycımlığına daha fazla duyarlı oldukları ve ilerleyen yıllarda cinsiyetçilikle ilgili duyarlılıklarının azaldığı bulundu. Ayrıca cinsiyetçi ugulamaların uygulanmasının algılanmasında kadın ve erkek öğretmenler arasında anlamlı farlar bulundu. Kadınların erkeklere göre cinsiyetçi uygulamalara daha duyarlı oldukları bulundu. Tartışma ve Sonuçlar İlköğretim okullarındaki ders kitaplarında cinsiyet eşitsizliğiyle ilgili bulgular bulundu. Yapılan araştırmada 28 ders kitabı incelendi. 28 ders kitabından 26’sında erkek ve erkek çocuklarının ağırlıklı olarak resimlendiği bulunurken, yalnızca iki ders kitabının cinsiyet açısından dengeli olduğu bulundu. Yapılan araştırmada resimlerin orantısız dağılımın yanında, içerik açısından da anlamlı farklılıklar olduğu bulundu. Kızlar daha fazla evde resimlenirken, erkek çocukları okulda ve kamu yerlerinde resimlendi. Erkek çocukları kız çocuklarına göre daha fazla yalnız olarak resimlendi. Bunun yanında, kız çocukları evde annelerine yardım etmek, ev işi yapmak ve kadınların yaptığı meslek alanlarında tanımlanırken, erkek resimleri ev işlerinden ziyade yönetsel işlerde çalışırken gösterildi. Erkekler kamu alanlarında daha fazla görünüyorlar. Benzeri sonuçları Arıkan (2005), Swann (2003) ve Singh (1998) de yapmış olduğu araştırmalarda buldu. Bu ev dışında ve evden uzakta olan resimler, bireyin bağımsızlığı, özerkliği, kendine güveni ve cesareti gibi bireysel kimliğin gelişimine katkı sağlamaktadır. Ders kitaplarındaki resimler kız öğrencilerini ev işlerine ve kadınlara ait olan mesleklere yöneltmektedir. Erkek çocuklarına da, kadınlar ev işlerini yapar ve kadınlara ait işlerde çalışır mesajını vermektedir. Resimler aracılığıyla zihinlere kazınan mesajlar, toplumda cinsiyet ayrımcılığına dayanan davranışların çıkmasına neden olabilmektedir. Bugünkü cinsiyetçi davranışların bir kısmının ders kitapları aracılığıyla öğrencilere kazandırıldığı söylenebilir. Eğitim ortamında cinsiyet ayrımcılığına dayalı olarak öğretmenlerin algılamalarında anlamlı farklar bulundu. Genç öğretmenlerin cinsiyetçiliğe daha fazla duyarlı oldukları bulundu. Öğretmenlerin mesleki deneyimleri arttıkça ders kitaplarındaki ve eğitim ortamındaki cinsiyetçi algıları gi