Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2012 / Cilt: 12 - Sayı: 49
Türk üniversitelerinde akademik etik: tıp, mühendislik ve eğitim fakültelerindeki akademisyenlerin algıları
- Pages
- 41–60
- DOI
- —
Abstract
Problem Statement: Academicians such as scientists contribute to the research of knowledge, to the free disclosure of knowledge, to students’ training, and to public service with their special knowledge and skills. Academicians’ ethical responsibilities and values have a very important place in the development of universities’ functions, which, in turn, play a very fundamental role in the development of societies and humanity. Recently, within the scope of ethics, studies have focused on developing professional ethical codes, which have gained increasing attention. Within this frame, the problems of this study involve the opinions of academicians in Turkish state universities in relation to the extent that they adopt ethical responsibilities to their profession, colleagues, students, university and community. Purpose of Study: The aim of this research is to determine the opinions of academicians in Turkish state universities in relation to the extent that they adopt ethical responsibilities to their profession, colleagues, students, university and community, and to what extent their colleagues fulfill these responsibilities. Methods: This study was designed to be a descriptive survey. The universe of this study consists of 14058 academicians; 387 academicians were included in the research from Engineering, Medicine and Education Colleges. The data were collected with five scales including academic responsibilities. In order to form the scales, a comprehensive review of handbooks published by 50 universities from 13 countries was made. Findings and Results: Academicians adopt the responsibilities to profession, colleagues, students, university and community “completely,” whereas they are of the opinion that their colleagues adopt these rules “to a great extent.” Most adopted and fulfilled responsibilities by faculty are related to “responsibilities to students.” However, they adopt and fulfill their responsibilities towards their profession to a relatively lesser degree. Associate professors are more sensitive to their responsibilities to their professions than assistant and full professors are. Conclusions and Recommendations: With this research, it is concluded that academicians least often adopt and fulfill the responsibility of whistleblowing any unethical practices to the authorities. In preventing unethical behavior, it is necessary to grasp the importance of whistleblowing as a virtuous behavior in academia; it should be encouraged as much as possible. This role will be undertaken by the ethical commissions or university administrations. Perceptions of academicians significantly differ from each other in relation to the “academic discipline and title” variables. Associate professors and academicians from colleges of medicine adopt their academic ethical responsibilities the most. In preventing unethical behaviours within the university, ethics training, professional ethics, science philosophy and research methods should be a part of the curriculum in all graduate programs and disciplines.
Özet
Problem Durumu: Öğretim üyeleri, bilim insanları olarak, bilginin araştırılması ve özgürce açıklanmasına, öğrencilerin yetiştirilmesine, toplumun katılımına ve kamu hizmetlerine özel bilgi ve becerileri ile profesyoneller olarak katkıda bulunurlar. Toplumların ve insanlığın gelişmesine çok önemli katkılarda bulunan üniversitelerin işlevlerinin gelişmesinde öğretim üyelerinin akademik etik değerleri son derece önemli bir yer tutmaktadır. Son yıllarda çokça gündeme gelen etik konusu kapsamında, mesleki etik kodların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar bir hayli ilgi odağı olmuştur. Hemen hemen tüm meslekler, meslek üyelerinin davranışlarını kontrol edecek ya da davranışlarına rehberlik yapacak etik kodlar geliştirmenin gerekli olduğunu kabul ederler. Bu araştırmanın problemi, Türk kamu üniversitelerinin tıp, mühendislik ve eğitim fakültelerinde öğretim üyelerinin (profesör, doçent ve yardımcı doçent) etik ilkeleri benimseme ve meslektaşlarının bu ilkelere uyma durumuna ilişkin görüşlerinin ne olduğudur. Bu araştırmada, öncelikle öğretim üyelerinin akademik etik yükümlülüklerinin neler olması gerektiğine yönelik bir çerçeve çizilmiş, sağlık, fen ve sosyal bilimler alanlarında görev yapan öğretim üyelerinin akademik etik ilkelere ilişkin görüşleri alanlar arası bir karşılaştırmaya olanak sağlayacak biçimde incelenmiştir.Araştırmanın Amacı: Bu araştırmada öğretim üyelerinin; mesleğe, meslektaşlara, öğrencilere, topluma ve üniversiteye karşı akademik etik yükümlülükleri benimseme ve meslektaşlarının bu yükümlülüklere uyma düzeylerine ilişkin görüşlerinin akademik unvan (profesör, doçent, yardımcı doçent), cinsiyet ve alan (tıp, mühendislik, eğitim fakülteleri) değişkenleri bakımından incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın Yöntemi: Temel amacı, Türkiye'de kamu üniversiteleriiitle görev^cipan akademisyenlerin akademik etik ilkeleri benimseme ve bu ilkelere meslektaşlarının uyma düzeylerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi olan bu araştırma, geçmişte ya da halen var olan bir durumu olduğu şekliyle betimlemek amacında olduğundan tarama modelindedir. Araştırmanın hedef evrenini Türkiye'deki üniversitelerin tıp, mühendislik ve eğitim fakültelerinde görev yapmakta olan öğretim üyeleri (profesör, doçent ve yardımcı doçent) oluşturmaktadır. Araştırmada 3 alt evren kullanılmış, araştırmanın örneklemine 381 öğretim üyesi alınmıştır. Araştırmada örnekleme alman iller ve üniversiteler, Devlet Planlama Teşkilatı ve Türkiye İstatistik Enstitüsü tarafında oluşturulan "İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (NUTS)" esas alınarak seçilmiştir. Araştırmada her alt evrenin evrende temsil edilebilmesi için öncelikle 12 bölgenin her birisinde tıp, mühendislik ve eğitim fakültesi bulunan üniversiteler arasından bir üniversite, o bölgeyi temsil etmek üzere basit yansız örnekleme biçiminde seçilmiştir. Araştırmanın verileri, "Kamu Üniversitelerinde Görev Yapan Akademisyenlerin Akademik Etik İlkeleri Benimseme ve Meslektaşlarının Bu İlkelere Uyma Düzeyleri Ölçeği" ile toplanmıştır.Araştırmaya Tıp Fakültelerinden 236, Mühendislik Fakültelerinden 91, Eğitim Fakültelerinden 60 olmak üzere 387 öğretim üyesi katılmıştır. Öğretim üyelerinin 162'si Profesör, 80'i Doçent ve 145'i Yardımcı Doçentlerden oluşmuştur. Araştırmanın verileri, "Kamu Üniversitelerinde Görev Yapan Akademisyenlerin Akademik Etik İlkeleri Benimseme ve Meslektaşının Bu İlkelere Uyma Düzeyleri Anketi" ile toplanmıştır. Anketin geliştirilebilmesi için, 15 ülkedeki 50 üniversitenin yayımladığı akademik etik ilkelerden yararlanılmıştır. Ankette bulunan ifadelere verilen yanıtlar, akademisyenlerin akademik etik ilkeleri benimseme sütununda "Hiç Benimsemiyorum" seçeneğinden "Tam Benimsiyorum", seçeneğine; meslektaşlarının uyma düzeyine ilişkin görüşleri sütununda "Hiç Uymuyorlar" seçeneğinden "Tam Uyuyorlar" seçeneğine l'den 5'e doğru sayısal değerler verilerek puanlanmıştır.Araştırmanın Bulguları: Öğretim üyeleri akademik etik yükümlülükleri mesleğe, meslektaşlara, öğrenciye, üniversiteye ve topluma karşı yükümlülükleri boyutlarında "tam" benimserken, meslektaşlarının bu yükümlülükleri "çok" uyduklarını düşünmektedir. Akademisyenlerin akademik etik ilkelere uyma düzeyi, bu ilkeleri benimseme düzeyinin altında kalmaktadır.Akademisyenler, "öğrencilere karşı yükümlülükleri" ilk sırada, "mesleğe karşı yükümlülükleri" ise son sırada benimserken, meslektaşlarının "öğrencilere karşı yükümlülükleri" ilk sırada, "mesleğe karşı yükümlülükleri" ise son sırada yerine getirdiğini düşünmektedir. "Öğrencilere karşı yükümlülükler" boyutundaki ilkeler, akademisyenler tarafından hem en fazla benimsenen hem de meslektaşlarının en fazla uyduğu düşünülen boyuttur. Diğer yandan, "mesleğe karşı yükümlülükler" boyutunda yer alan ilkeler, göreli olarak akademisyenlerin daha az benimsedikleri ve meslektaşlarının daha az uyduklarını düşündükleri ilkelerden oluşmaktadır.Akademisyenlerin görüşleri cinsiyet değişkenine göre yalnızca, "mesleğe karşı etik ilkeler" alt boyutunda anlamlı farklılık göstermektedir. Buna göre, kadın akademisyenler erkek akademisyenlere göre meslektaşlarının "mesleğe karşı etik ilkelere" daha fazla uyduklarını düşünmektedir. Bunun dışındaki boyutlarda cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmamaktadır. Mesleğe karşı etik yükümlülükleri, profesörler, yardımcı doçentlere; doçentler ise profesörlere ve yardımcı doçentlere göre daha fazla benimsemektedir. Tıp fakültelerinde görev yapan akademisyenler, mühendislik ve eğitim fakültelerinde görev yapan akademisyenlerden "mesleğe karşı yükümlülüklerini" daha fazla benimsemektedir.Akademisyenlerin akademik etik ilkeleri benimseme düzeyleri, "mesleğe" ve "meslektaşlara karşı yükümlülükler" boyutlarında olduğu gibi, topluma karşı yükümlülükler boyutunda da alan değişkenine göre tıp fakültelerinde görev yapan akademsiyenler lehine farklılaşmaktadır. Tıp fakültelerinde görev yapan akademisyenler, sözü edilen boyutlardaki etik ilkeleri, eğitim ve mühendislik fakültelerinde görev yapan akademisyenlerden