Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2012 / Cilt: 12 - Sayı: 48

Türkiye'de otizmli öğrencilerle gerçekleştirilen davranışsal müdahalelerin etki büyüklükleri

Effect sizes of behavioral inverventions for Turkish students with autism

Pages
21–38
DOI
—

Abstract

Problem statement: Two of the techniques used in the meta-analysis of single-case research are calculating the percentage of nonoverlapping data (PND) and the percentage of data points that exceed the median of the baseline phase (PEM). The PND is a nonparametric approach in which the researcher calculates the percentage of data points in the treatment phase that exceed the highest point of the baseline phase's distribution (or the lowest point if the targeted behavior is a problem behavior to be reduced). Even though PND can be calculated easily, it has a disadvantage if there is even one data point in the baseline phase over the top or below the bottom level, the PND score for that treatment phase is calculated as zero. Calculating the PEM was introduced in order to overcome this disadvantage. In this approach the effect size is calculated by finding the median of the baseline phase and drawing a horizontal line from this point through the intervention phase and then determining the percentage of data points over this line (or below this line for the problem behaviors).Purpose of study: The purpose of this study was to investigate the effectiveness of the intervention studies that used single-subject design and targeted children and individuals with autism in Turkey.Methods: Researchers reviewed studies conducted from 1990 to 2010 and calculated the PND and PEM scores for the selected studies. The researchers selected dissertations or studies that were published in peer reviewed journals that included intervention methods to teach skills/behaviors or reduce problem behaviors. Five articles, seven master's theses, and four doctoral dissertations were included.Findings and results: The mean effect sizes for the 14 studies were .85 for PND and .90 for PEM. The most effective intervention methods for teaching skills/behaviors and reducing problem behaviors are listed.Conclusions and recommendations: The results of this study are discussed in terms of findings, the characteristics and limitations of the intervention methods and the characteristics of the study groups.

Özet

Problem Durumu Tek denekli araştırma desenleri kullanılarak gerçekleştirilmiş olan çalışmalann etkililiğini değerlendirmek üzere kullanılan meta analiz yöntemlerinden birisi örtüşmeyen Veri Yüzdesinin (ÖVY) hesaplanmasıdır. ÖVY hem birden fazla müdahalenin etki büyüklüklerini karşılaştırmak hem de herhangi bir çalışmanın etki büyüklüğünü hesaplamak için kullanılabilmektedir. Parametrik olmayan bir yaklaşım olarak kabul edilen ÖVY, başlama düzeyinin en yüksek veri noktasının üzerinde kalan müdahale aşaması veri noktalarının (uygun olmayan davranışlar azaltılmak istendiğinde başlama düzeyinin en düşük veri noktasının altında kalan veri noktalan) yüzdesidir. Araştırmacılar tarafından kolayca hesaplanabilen ÖVY'nin önemli bir dezavantajı olduğu, başlama düzeyinde en üst ya da en altta veri noktası olması durumunda ÖVY değeri sıfır olarak bulunduğu açıklanmaktadır. Bu durum, görsel veriler müdahalenin etkili olduğunu göstermesine karşın müdahalenin etkili olmadığının düşünülmesine neden olabilmektedir. Bu dezavantajın ortadan kaldırılması için müdahale yöntemlerinin etki büyüklüklerinin hesaplanmasında başlama düzeyinin ortancasını geçen veri noktaları yüzdesini (BOY) hesaplama yaklaşımının kullanılması önerilmektedir. Bu yaklaşıma göre bir araştırmanın etkililiğini hesaplamak için başlama verilerinin ortancası bulunur, bu noktadan hem başlama hem de müdahale aşamalarını içeren X eksenine paralel bir çizgi çizilir. Bu ortanca çizgisinin üzerinde kalan (uygun olmayan davranışlar için ortanca çizgisinin altında kalan) veri noktalarının yüzdesi hesaplanarak BOY, diğer bir deyişle etki büyüklüğü hesaplanmaktadır. Etki büyüklüğü .90'ın üzerinde olan ÖVY ve BOY değerleri müdahalenin çok etkili, .70-.90 arası orta derecede etkili, .50-.69 arası çok az etkili olduğunu .50'nin altı ise etkisiz müdahale olduğunu göstermektedir.Araştırmanın AmacıBu çalışmanın amacı Türkiye'de 1990-2010 yılları arasında otizmli çocuk ve bireylerle gerçekleştirilmiş tek denekli desenlere dayalı müdahale araştırmalarının etkililiklerini ÖVY ve BOY yaklaşımlarıyla incelemektir.Araştırmanın Yöntemi1990-2010 yılları arasında Türkiye'de gerçekleştirilen makaleler ve tezler incelenerek otizmli bireylere beceri/davranış kazandırmayı ve uygun olmayan davranışları azaltmayı amaçlayan müdahale yöntemlerinin kullanıldığı tek denekli araştırmalar belirlenmiştir. Belirlenen araştırmalarda kullanılan müdahale yöntemlerinin etki büyüklükleri ÖVY ve BOY yaklaşımları kullanılarak analiz edilmiştir. Buna göre otizmli öğrencilerle tek denekli araştırma desenleri kullanılarak yapıldığı belirlenen beş makale, sekiz yüksek lisans tezi ve dört doktora tezinden bu çalışma kriterlerine uygun olmadığı belirlenen üç çalışma meta analiz dışı bırakılarak toplamda 14 çalışma incelenmiştir.Araştırmanın BulgularıBu çalışmada, otizmli çocuk ve gençlere farklı müdahale yöntemlerinin uygulandığı 14 çalışmanın analizinde, araştırmalar bağımsız değişkenlere (kullanılan öğretim/müdahale yöntemlerine) göre gruplanmış; 12 çalışmada olumlu davranışları artırma, iki çalışmada ise problem davranışları azaltma yöntemlerinin kullanıldığı belirlenmiştir. On dört çalışma için toplam 114 etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Hesaplanan 114 etki büyüklüğünün %30'u için kodlayıcılar arası güvenirlik incelenmiştir. Kodlayıcılar arası güvenirlik katsayısının %87 olduğu bulunmuştur. Kodlamalardaki anlaşmazlıklar üzerinde durularak araştırmacılar arasında anlaşma sağlanıncaya kadar tartışmalar yürütülmüş ve hesaplamaların sonuçlan aynı çıkıncaya kadar analizler tekrarlanmıştır. Tüm çalışmalardan elde edilen etki büyüklüklerinin genel ortalaması ÖVY için .85 ve BOY için .90 bulunmuştur. Etki büyüklükleri aralığı ÖVY ve BOY değerleri için .49-1.00 arasında değişmektedir. Analizler sonucunda 13 çalışma için ÖVY ve BOY değerlerinin oldukça yüksek, bir çalışma için bu değerlerin .49 olduğu görülmüştür. Hesaplanan ÖVY ve BOY değerlerine bakıldığı zaman, kendini uyarma davranışları ile etkinlikle ilgilenmeme davranışını azaltmak için kullanılan "seçim yapma" yönteminin ÖVY değerinin .79, BOY değerinin ise .91 olduğu görülmektedir. Problem davranışları azaltmayı hedefleyen ikinci çalışmada ise yönergeye uymama ve gezinme davranışları, "uyuşmayan davranışların ayrımlı pekiştirmesi" ile azaltılmaya çalışılmış; bu yöntemin yönergeye karşı koyma davranışına ilişkin ÖVY değeri .81, BOY değeri 1.00 bulunurken, gezinme davranışı için ise ÖVY .80 ve BOY 1.00 olduğu bulunmuştur.Araştırmanın Sonuçları ve önerileriBu çalışmanın bulguları genel olarak otizmli çocuklarla kullanılan öğretim/müdahale yöntemlerinin etkili olduğunu göstermektedir. On dört çalışmanın ortalama ÖVY ve BOY değerlerinin .85'den daha fazla olması, etki büyüklüğü ölçütlerine göre otizmli çocuklara uygulanan müdahale yöntemlerinin genel olarak çok etkili olduğu şeklinde yorumlanabilir. Bu çalışma sonuçlan, ülkemizde otizmli çocuklann eğitimi sürecinde en fazla yanlışsız öğretim yöntemlerinin kullanıldığını göstermiştir. Analiz sonuçları, "her araştırmada üzerinde çalışılan bağımlı değişkenler göz önüne alınmaksızın" incelendiğinde, yanlışsız öğretim yöntemleri arasında yer alan ve en etkili görülen yöntemlerin "sabit bekleme süreli öğretim, eş zamanlı ipucuyla öğretim, ipucunun giderek azaltılmasıyla öğretim, davranış öncesi ipuçlanntn uyarlanmasıyla öğretim" olduğu görülmektedir. Yanlışsız öğretim yöntemlerinden olan "aşamalı yardımla öğretimin" etki büyüklüğünün en düşük olduğu görülmektedir (.49). Yanlışsız öğretim yöntemleri dışında en etkili görülen yöntemlerin doğrudan öğretim, seçim fırsatları sunma ve resimli etkinlik çizelgeleri ile sunulan öğretim süreci olduğu görülmektedir. Bu araştırma kapsamında incelenen çalışmaların 11'inde uygulama güvenirliği verisi toplandığı, üçünde ise uygulama güvenirliği verisinin olmadığı görülmektedir. Diğer taraftan, incelenen araştırmaların altısında sosyal geçerliğe ilişkin veri toplandığı, sekizinde ise sosyal geçerliğe ilişkin verilerin yer almadığı belirlenmiştir. Bu