Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2012 / Cilt: 12 - Sayı: 49A

KKTC'de ortaokul öğrencilerinin görsel medyada sunulan imgelerden etkilenme durumlarını değerlendirme

Evaluation of measuring the effects of graphic images presentation in visual media to secondary school students in TRNC

Pages
167–182
DOI
—

Abstract

Problem Statement: Since the 20th century up to present time, development and change exist in intense form, all the systems reflecting the developments through emerging products that reflect their own ideas are found in various developments. Mass media means have shown substantial development in this system and have formed means which affect broad masses. Cinema and television in particular, developing technique, speed, and with its approach to reality, influence and manipulate the masses have managed to become a strategic means of mass communication. Recently, as a result of an increase in the number and rating of television, the concept of ‘cultural media’ has been suggested. Through different means and channels of the media, intensive and rapid effects on the societies require a conscious media literacy training of young people. In the narrative techniques of cinema, from the point of content and form, the method of developing critical perspective on television passes through the knowledge of cinema. Purpose of the study: In short, the aim of this study is find out the effects of television on children’s and young people’s behavior and consumption reflexes. Method: Quantitative data were collected and the scanning model was taken as a basis of this study. With the help of this model, study employed “a questionnaire designed to measure degree of the effects of image representation shown in television on the primary education students from 6, 7 and 8 classes” developed in a PhD study by Canan Birsoy Altınkaş. Discussion and Conclusion: This study examines the relationship between media literacy with critical thinking and cinema and gives insights of some issues related to cinema and media literacy in terms of education in the TRNC. Television which has come into prominence in recent years has turned into cultural production tool by using fiction and narrative techniques of cinema. Pros and cons of television audiences can be discussed in a heated debate. Media literacy course intentions in aspect of critical view will question invisible reality especially in student groups and in general, should give insights in all facets of mass audience. Seriousness of situation necessitates to involve media literacy course not only be across the secondary school students, but for all individuals of all economic and cultural levels, by taking into account important time for spending in front of the screens.

Özet

Problem Durumu Çağımızın en etkili ve geniş kitlelere ulaşan kitle iletişim araçları, kuşkusuz sinema ve televizyondur. Sinema ve televizyonun yarattığı modeller ve iletişim yöntemleri, gençlerin ve çocukların eğitim, insan ilişkileri, tüketim refleksleri ve şiddete eğilimlerini yönlendirebilmektedir. Televizyon öğrenmeyi kolaylaştırır ve televizyondaki görsel hareket çocuğun dikkatini çeker. Bilginin daha kolay hatırlanmasını sağlar. Ancak sürekli televizyon izlemek çocuğu edilgen kılıp yaratıcılığını engelleyebilir. Görsel efekt ve etkili müzik kullanımı başta olmak üzere, erken sayılabilecek bir dönemde televizyon, çocukları etkilemeye başlar. Örneğin çizgi filmlerde iyi-kötü mücadelesi ve sempatikleştirilmiş şiddet çocuğun kişilik gelişimini etkilemektedir. Televizyon ve sinema, tüketimi hızlandırmakta, cinsiyet rol tanımlarını ve benlik algısını biçimlendirmekte, anne-baba ile olan ilişkileri şekillendirmekte, şiddet eğilimini artırabilmekte, okuma, düşünme ve başarıyı etkilemekte ve kültürel değerler ile anadili üzerinde belirleyici olmaktadır. Televizyon ve sinemayı çocuk eğitiminde etkili kılmak ancak yetişkinlerin (özellikle de eğitimcilerin) doğru yönlendirme ve mantıklı sınırlamaları ile mümkündür. Bu bağlamda medya okuryazarlığı öne çıkmaktadır. Medya okuryazarlığı ile amaçlanan; 1) Medya okuryazarı olmak, medyayı akıllı ve etkili bir biçimde kullanmaktır. 2) Medya endüstrilerinin siyasi görüşü, gelişmesi, ekonomik tabanı ve idari yapısı konusunda bilgi sahibi olmaktır. 3) Farklı kaynaklardan gelen bilginin doğruluğunu değerlendirmektir. 4) Medyanın bireylerin ve toplumun inanç, tavır, davranışlar ve değerler üzerindeki etkisinin bilincinde olmaktır. 5) Demokratik bir biçimde değişik medya kanalları yoluyla etkili iletişim kurmaktır (Potter, 2001). Medya okuryazarlığı derslerinin Türkiye’de 2006 yılında başlamasının ardından 2012 yılında KKTC’de başlatılması yönünde çalışmalara gidilmiştir. Yayın Yüksek Kurulu’nun Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile yaptığı protokol çerçevesinde, medya okuryazarlığının KKTC’de okullarda ders olarak verilmesi kararlaştırılmıştır (YYK. 05.04.2012). YYK ile KKTC Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı “Talim Terbiye Dairesi” bu yönde ortak çalışmalar yürütmektedirler. 2012- 2013 eğitim ve öğretim yılında ders olarak eğitim programlarında yer alması sağlanacaktır. Medya okuryazarlığı derslerinin verilmesi geç kalınmış olunmasına rağmen, konuyla ilgili araştırmaların gerçekleştirilmesi ve sonuçların paylaşılarak medya eğitimi uygulamalarına katkılar sağlanması çok önemlidir. Araştırmanın Amacı Bu çalışmada amaç, televizyonun çocuk ve gençlerin davranış ve tüketim refleksleri üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Ayrıca, kitle iletişim araçlarının zararlarının gençleri ne şekilde etkilediğini ortaya koymak ve medya okuryazarlığının önemine dikkat çekmektir. Bu çalışmanın bir diğer amacı ise, görsel medyanın omurgasını oluşturan sinemanın perspektifinden yola çıkarak eleştirel yaklaşımın ne şekilde geliştirilebileceğini irdelemektir. Ayrıca KKTC’de 2012–2013 yılında Milli Eğitim programına konmuş olan medya okuryazarlığı dersinin gerekliliğini gösterebilmektedir. Yöntem Araştırmada nicel veriler toplanmış ve tarama modeli temel alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Kıbrıs’ta Lefkoşa ilçesinde bulunan Yakın Doğu Kolejinde öğrenim gören 148 öğrenciden oluşturulmuştur. Yakın Doğu Koleji 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine ulaşılmış ve araştırmanın ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada Canan Birsoy Altınkaş’ın doktora çalışmasında geliştirmiş olduğu “İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin televizyonda sunulan imgelerden etkilenme derecelerini ölçmeye yönelik öğrenci anketi” kullanılmıştır. Anket 3 bölümden oluşmaktadır ancak bu çalışmada anketin ilk iki bölümü kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde kişisel bilgi soruları yer almaktadır; ikinci bölümde ise öğrencilerin televizyondan ne derece etkilendiklerini belirlemeye yönelik 23 sorudan oluşan 5’li likert tipinde bir ölçek kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirlik katsayısı 0.822’dir. Bulgular Araştırma bulgularına göre, kız öğrencilerin (M=2.092) erkeklere oranla (M=1.84) daha fazla TV izlemekte oldukları gözlemlenmektedir. Bu sonuçtan da anlaşılacağı üzere kız öğrenciler, TV tarafından sunulan, imaj ve ikonların ağırlıklı olarak etkisinde kalmakta ve sunulan mesajlardan daha fazla etkilenmektedirler. Annenin eğitim durumuna göre, çocukların TV izleme sürelerinde herhangi bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Benzer şekilde babanın eğitim durumuna göre de çocukların TV izleme sürelerinde anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin çoğunlukla yabancı program türlerini (%54.7) tercih ettikleri ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin tür değişkenine göre dizi film tercihleri şöyledir: Öğrenciler, en fazla (%57.4 oranında) komedi türündeki dizileri tercih etmektedirler. Bunu (%33.8) ortalama ile macera türü takip etmektedir. 3. sırada ise (%32.4) ile korku türündeki diziler tercih edilmiştir. Öğrencilerin cinsiyet değişkenlerine göre dizi filmlerde “tür” tercihleri aşağıdaki gibidir: Kız öğrenciler dizilerde (M=3.75) ile macera türünü tercih etmişler ve (M=4.33) oranında ise en çok komedi türünü tercih etmişler; erkekler ise (M=3.55 sonucu ile) en fazla korku türünü tercih etmişlerdir. Tartışma ve Sonuç Televizyon dilini okumanın ve eleştirel bakış açısı geliştirebilmenin bilimsel yönteminin, sinema bilgisine dayandırılması gerekliliği ortadadır. Sinemanın görsel ve estetik anlatım tekniklerini dikkate almadan, TV ile ilgili eleştirel bir yaklaşım geliştirebilmek ve buna dayalı eğitim verebilmek oldukça güçtür. Çalışmanın genelinde ele alındığı gibi, televizyon yarattığı TV yıldızları ve görsel anlatı teknikleri sayesinde gerçekliği dilediği gibi kurgusallaştırmakta oldukça etkin bir iletişim yöntemidir. Medya okuryazarlığı dersi bağlamında amaçlananın; görünen gerçekliğin arkasında görünmeyen gerçekliğin sorgulanmasını sağlatabilecek eleştirel bakış açısını, özelde öğrenci