Journals / Eurasian Journal of Educational Research / 2016 / Cilt: 16 - Sayı: 64
Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Sosyal Adalet Algı ve Deneyimleri
- Pages
- 319–340
- DOI
- —
Abstract
Problem Statement: Social justice addresses inequality in society, including economic inequality, global migration, racism, xenophobia, prejudice against disabled people, and class discrimination. In Turkey, social studies curriculum aims to cultivate active, democratically minded citizens who value justice, independence, peace, solidarity, tolerance, freedom, and respect and demonstrate critical thinking skills, problem solving skills, social participation, and empathy. Purpose: Since social justice education affects teachers' values, beliefs, experiences, practices, and views on social justice, we aimed to understand social studies teachers' perceptions and experiences of social justice. Methods: Following a phenomenological research design selected in accordance with maximum variation sampling, we recruited 10 teachers for our sample. We collected data by conducting semi-structured interviews with the teachers and classroom observations of four of them. We analyzed data by following an inductive approach. Findings: Teachers perceived the concept of social justice in terms of equality, justice, discrimination, human rights, respect, and tolerance. Teachers expressed their sensitivity to equalitarianism, as well as their efforts to prevent discrimination in their daily lives, abide by social rules, protect the environment, and not violate disabled citizens. A few teachers reported their active engagement in the activities of non-governmental organizations, and all teachers generally indicated that the development of their perceptions of social justice had been affected by their families, educational backgrounds, living environment, and the schools where they work. The teachers expressed not discriminating students, exhibiting positive attitudes toward them, and to some extent, demonstrating aspects of human rights, democracy, and environmental protectionism during lessons. However, teachers indicated no perceptions of struggles against injustice and did not report having experiences with such struggles during lessons. In general, their experiences were affected by their perceptions, their experiences in non-governmental activities, curricula, and course textbooks, and the socio-cultural structure of their schools. Conclusions and Recommendations: Social studies teachers' perceptions of social justice were consistent with their experiences demonstrated during lessons. The teachers mentioned several examples of historical and recent social injustice, but did not conduct any discussions or solicit suggestions about how to overcome such injustices. It is thus necessary to reconsider pre- and in-service training programs within the context of social justice and education.
Özet
Problem Durumu:21. yüzyılda sosyal, kültürel ve teknolojik alanda yaşanan hızlı değişimler, ülkelerin vatandaşlarını küresel ve değişen koşullara uyumlu bireyler yetiştirmesini ve küresel vatandaşlık eğitimi vermesini gerekli kılmaktadır. Küresel vatandaşlık için gerekli olan çoklu bakış açısı geliştirebilme, eleştirel düşünebilme ve duyarlı olabilme gibi beceriler sosyal adalet eğitimi ile geliştirilebilmektedir. Kuzey Amerika ve Batı Avrupa ülkelerinde sosyal bilgiler dersi programlarında "Sosyal Adalet" adlı bir bölümolarak verilmektedir. Türkiye'de sosyal bilgiler programında sosyal adalet kavramına doğrudan yer vermezken sosyal adaletle ilişkili olan birçok değere yer verdiği görülmektedir. Sosyal bilgiler öğretmenleri öğrencilerin sosyal adalet bilincinin gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Öğrencilerin sosyal adalet bilinci öğretmenlerin sosyal adalet ilgili kişisel düşüncelerinden, inançlarından ve deneyimlerinden etkilenmektedir. Türkiye'de sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adaleti nasıl anlamlandırdığı, derslerinde sosyal adaleti nasıl deneyimlediği konusunda herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle Türkiye'deki sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algılarını ortaya çıkartmak ve bu bağlamda sınıf içerisinde sosyal adaleti nasıl deneyimledikleri konusunda bilgi sahibi olmak, Türkiye'de verilen sosyal bilgiler ve vatandaşlık eğitimi için önem taşımaktadır.Araştırmanın Amacı:Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algıları ve sosyal bilgiler dersindeki sosyal adalet deneyimlerini anlamayı amaçlamaktadır.Araştırmanın Yöntemi: Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji desenine göre gerçekleştirilmiştir. Öğretmenler, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örneklemesinden yararlanılmıştır. İlk aşamada maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen 10 öğretmen ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İkinci aşamada, bu görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda öğretmenlerin hayata bakış açısı, mesleki deneyimleri, bulundukları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, sosyal adalet konusundaki farkındalıkları, sosyal adalet eğitimine sınıf içerisinde yer verme düzeyleri gözetilerek görüşme yapılan 10 öğretmen arasından dört öğretmen belirlenmiştir. Belirlenen dört öğretmenin sınıfında sosyal adalet eğitimine ilişkin deneyimleri yaklaşık beş ay süresince katılımcı gözlem ile gözlenmiştir. Katılımcı gözlem sürecinin ardından tüm öğretmenlerle son görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler ve gözlemlerden elde edilen veriler NVivo 10nitel veri analizi programı kullanılarak tümevarım analiz tekniği ile çözümlenmiştir.Araştırmanın Bulguları: Araştırmada öğretmenlerin sosyal adalet kavramını, öğretmenlerin sosyal adaleti eşitlik, adalet, saygı ve hoşgörü ve insan hakları olarak anlamlandırdıkları görülmüştür. Öğretmenler sosyal adaletli bireyi demokrat, insan haklarına ve yasalara saygı duyan, yardımsever, savunan, empati kuran, çevreyi koruyan ve insanlar arasındaki farklılıklara saygı ve hoşgörü gösteren kişi olarak tanımlamıştır. Sosyal adaletin temelinde eşitsizliklerle mücadele olmasına karşın sadece birkaç öğretmen toplumdaki eşitsizlikler için mücadele etmeyi dile getirmiştir. Öğretmenler, güncel yaşam deneyimlerindeki ilişkilerinde eşitlikçi olmayı ve insanlar arasında ayrım yapmamayı sosyal adaletle ilişkilendirmiş ve sadece birkaç öğretmen sivil toplum deneyimlerinden söz etmiştir. Öğretmenlerin sosyal adaletin temelini oluşturan hak mücadelesi ve geliştirilmesine vurgu yapmaması, pasif, cumhuriyetçi ve görev odaklı vatandaşlık algısına sahip olduklarını gösterir niteliktedir. Öğretmenler, sosyal adalet konusunda öncelikle ailesinin ve eğitiminin daha sonra da yaşadıkları şehirlerin, çalıştıkları kurumların ve bazı kişi ve karakterlerden etkilendiklerini ifade etmiştir. Öğretmenler, sosyal adalet eğitimini fırsat eşitliği yaratmak, sosyal adaleti kavram olarak öğretmek ve öğrencilere sosyal adaletle ilgili değerleri kazandırmak olarak değerlendirmişler ve sosyal adalet eğitiminde öğretmenlerin, öğrencilerine olumlu model olması, farklı düşünce ve kimliklere saygı göstermesi gerektiğini dile getirmişlerdir. Öğretmenler sosyal adaletin, sosyal bilgiler dersi içerisinde önemli bir yeri olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak sosyal bilgiler öğretim programı ve ders kitaplarında sosyal adaletin doğrudan yer almadığını söylemişlerdir. Ders içerisinde öğretmenlerin, sosyal adalete ilişkin deneyimleri sınırlı kalmakta ve sosyal adalet algısı ile paralellik göstermektedir. Öğretmenlerin öğrencileri arasında ayrım yapmadıkları ve öğrencilerine karşı olumlu tutumlarda bulundukları görülmesine karşın derslerinde tarihten ve günümüzden sosyal adaletsizlik içeren birçok örnekten bahsettikleri ancak bu adaletsizliklerin ortadan kaldırılması için neler yapılabileceğine dair tartışmalar ve çözüm üretme çalışmaları yapmadıkları görülmektedir. Bununla birlikte öğretmenler, derslerinde dezavantajlı grupların, yerel ve küresel düzeyde farklı sosyo-kültürel özelliklere sahip toplulukların karşılaştıkları sorunlara, bu sorunlarla ilgili olarak çözüm önerilerine ve toplumda nasıl sosyal değişim yaratılabileceğine yer vermemiştir. Öğretmenlerin derslerindeki sosyal adalete ilişkin deneyimlerine, öğretmenlerin algılarının yanı sıra, STK'lara katılma gibi dersdışındaki deneyimleri, çalıştığı okulun sosyo-ekonomik düzeyi ve öğretim programları ve ders kitapları bağlamında şekillenmektedir. STK'larda etkin çalışan öğretmenlerinsosyaladaletkonusundakifarkındalıkseviyelerinindiğer öğretmenlere göre daha yüksek olduğu ve hak arama, devlet sorumluluğuna vurgu yapma gibi konulara karşı daha duyarlı oldukları ve derslerinde bu konulara daha fazla yer verdikleri gözlenmiştir. Alt ve orta seviyede sosyo-ekonomik düzeyden öğrencilerin ağırlıkta olduğu okullarda öğretmenlerin sosyal adaletle ilgili değerleri dahafazlavurgulandığı görülürken, üst seviye sosyo-ekonomik düzeyden öğrencilerin ağırlıkta olduğu okullar