Journals / e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi / 2018 / Cilt: 10 - Sayı: 1
PRODUCTION AND CONSUMPTION WITHIN ISLAMIC ECONOMICS ACCORDING TO RISALE-I NUR
- Pages
- 92–113
- DOI
- —
Abstract
western capitalism. Production and consumption behaviors are also having their share from this tendency. Our argument is that since approaches of Islamic economics are valid and pervasive, its results are more congruent, logical and beneficial in providing human happiness, easing burden of worldly life and providing a balance between needs and resources. Therefore, in comparing western capitalism that centralizes worldly life in primer focus by subjugating everything that can serve material progress and capital accumulation as means of production or productive relations, with İslamic approach that takes production and consumption activities within the world only as a temporary actions but worthwhile to the extent that it preserves sincerity and sharing with the neediest and serves for eternal life of the hereafter by subjugating whatever exist that serves humanity as divine bounties. Should the perception and application of production relations and consumption tendencies should be based on real needs of human being by sharing and without putting into extravaganza, realized sincerely then life of societies can be in compliance with prerequisites of Islamic economics.
Özet
Müslüman ülkelerdeki ekonomik çözümlemeler, sistem, politika ve kurumsallıkboyutuyla batılı merkez kapitalist ülkelerin etkisinden kurtulamamaktadır. Üretimve tüketim alışkanlıkları da kapitalist kültürün en temel öğeleri olduğundan dolayıbu yaklaşımdan nasibini almaktadır. Bu çalışmamızda İslami bakış açısıyla İslamekonomisi kapsamında üretim ve tüketim konuları ele alınmaktadır. İddiamız,İslam’ın üretim ve tüketim ile ilgili yaklaşımının modern ekonomiye nispeteninsanın huzurunu sağlama, hayatını kolaylaştırma ve ihtiyaç kaynak dengesinikoruma noktasında daha tutarlı, mantıklı ve yararlı sonuçlar doğurduğudur. Bunagöre, dünya hayatını merkeze alarak diğer her şeyi dünyadaki maddi kazanımlaraçısından araçsallaştıran batı kapitalizmine nazaran, dünyayı geçici ve dünyahayatının üretim ve tüketimle ilgili bütün gereklerini de ebedi olan ahiret hayatınıkazanmak için bir araç olarak görerek, her iki hayatı da değerleri kadar önemveren İslami yaklaşımın üstünlüğü ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede üretimilişkileri ve tüketim anlayışları ile uygulamalar gerçek ihtiyaçlara göre, insanlarımuhtaç hale düşürmeden, israf etmeden, paylaşarak ve insanlık yararını gözetecekşekilde gerçekleştiğinde, toplumsal yaşamın İslam ekonomisine uygun olacağıdüşünülmektedir.