Journals / e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi / 2018 / Cilt: 10 - Sayı: 4
LIVING AT THE MARGINS: WOMEN AND NATIONAL IDENTITY IN PAINS OF AUTUMN
- Pages
- 1538–1551
- DOI
- —
Abstract
One of the most catastrophic events in modern Turkish history occurred on September6-7, 1955. Fuelled by Turkish nationalism, riots targeting non-Muslim minorities aimedto homogenize the demographics and economy of the Turkish Republic. Political andsocial problems between Turkey and Greece had been threatening the lives of minoritiesfor some time. In 1955, with the Cyprus issue accelerating tensions between Greece andTurkey, thousands of homes and shops were plundered in Istanbul, Izmir, and Ankara,with Greeks, Jews, and Armenians suffering material and spiritual harm. This sensitiveissue is presented in Yılmaz Karakoyunlu’s Pains of Autumn [Güz Sancısı], a novel inwhich the author portrays the lives of Muslim Turks and non-Muslim minorities ofTurkey during the September 1955 events. This article analyzes the role of women assymbols (and makers) of nations, specifically in Pains of Autumn. It becomes evidentthat Karakoyunlu reveals his nationalist mindset in his treatment of the femalecharacters and illustrates the close relationship between gender and nationalism in thebook.
Özet
Yakın dönem Türkiye tarihinin önemli siyasi ve toplumsal hadiselerinden biri olan 6/7 Eylül Olayları, 1950’li yıllar Türkiye’sinin uygulamayı düşündüğü azınlık politikalarının ve çeşitli milliyetçi grupların tek tipleştirme politikasının bir sonucu olarak yaşanmış en elim hadiselerinden birisidir. Özellikle Türkiye ile Yunanistan arasında devam eden Kıbrıs Sorunu gerginliğinin tırmandırdığı milliyetçi duygular, Atina’daki Atatürk’e ait müze evinin kundaklandığına dair çeşitli söylenti ve haberler; İstanbul, İzmir, Ankara’da yaşayan gayrimüslimlere yönelik bir linç kampanyasına dönüşmüş, bu gruplara ait, ibadethaneler, evler ve işyerleri talan edilmiştir. 6/7 Eylül Olayları nedeniyle Türkiye’de yaşayan azınlıklar, hem maddi hem de manevi bir yıkım yaşamış, bu olaylardan sonra gayrimüslim nüfusun önemli bir kısmı ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Türk edebiyatında önemli tarihi olayları romana taşıyan ve tarihi romanda yaşatmaya çalışan son dönemin önemli yazarlarından olan Yılmaz Karakoyunlu, 6/7 Eylül Olaylarını ve Türklerin ve gayri-Müslim azınlıkların birbirleriyle olan ilişkilerini Güz Sancısı adlı romanında ele almış, böylece bu önemli hadiseye bir edebiyatçı olarak tanıklık etmek istemiştir. Bu makale Güz Sancısı adlı romanda kadının milli kimlik inşasındaki rolünü incelemektedir. Romandan anlaşıldığı üzere Karakoyunlu kadın karakterler üzerinden milliyetçi bakış açısını gözler önüne sermektedir ve kitabında toplumsal cinsiyet ile milliyetçilik arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koyduğu aşikârdır.