Journals / Eskiyeni / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 40

Anabaptists and Christian-Muslim Relations from the Perspective of Ottoman, Iranian and Dialogue

Osmanlı, İran ve Diyalog Perspektifinden Anabaptistler ve Hristiyan-Müslüman İlişkileri

Journal
Eskiyeni
Pages
181–198
DOI
—

Abstract

As Muslims live side by side with Christians in a globalizing world has made it imperative for Muslims to wrestle seriously with the Christian tradition. One of the branches of science investigating this confrontation is the history of religions. Because this discipline examines religious creeds, their historical process as much as the relationships of religous people in the context of their history and theology. It can be said that Muslim-Christian relations have a positive history when taken into account the Christians of Najran, the migration of Abyssinia (Ethiopia) and the Christians living under the rule of Muslim sultans. However, especially after the crusades, Islam has been regarded as the object of fear in the West. On the other hand, factors such as the Crusades, studies of orientalism,the increasing Islamophobia and Zionism in the West after 9/11 have influenced Muslims’ views on Western civilization. The history of Protestant Christians is an important area in Muslim-Christian relations. It is evaluated in this article the approach of Anabaptists, a Protestant sect, towards Muslim Turks in the early period and their relations with Shia and Sunni Muslims in the modern period. Firstly we state that the names of Mennonite and Anabaptist are used interchangeably in the article but in fact, the name of Anabaptist is an umbrella term. Protestantism basically accepts the doctrines and rituals based on the Bible, and by criticizing the religious authority of the papacy, adopts everyone to be clergy. Anabaptism, which means “re-baptizing” (ἀναβαπτισμός) in Greek, has been separated from Protestantism over time and became an independent church. Anabaptists agree with Luther about rejecting the authority of the Papacy and other Roman Catholic leaders and advocating that only the Bible is valid in the religious field. However, at some points, they have dissent towards him. For example, Andreas Karlstadt (d. 1541), who is regarded as the first leader of the Anabaptists, refused religious vows, accepted the eucharist just is a symbol to remember that Jesus’ moments on the cross. Also, he banned to addressing Luther as a “doctor”, since all the people who believed in Jesus would be equal. Anabaptists stated that the teachings of Jesus are the centrepiece and the church and state affairs should be separated since politics is not in line with him. Also, they advocated staying away from violence, just like Jesus. The main difference that distinguishes Anabaptists from other Protestant groups is that they accept adult baptism, not baby baptism. Anabaptists have been subjected to oppression by both the Protestant and Catholic Church because of this kind of believes. Many Anabaptists, like Thomas Müntzer (1489-1525), who is one of the important leaders of the Anabaptists, were executed during the Peasant Wars (1524-1525). The most striking point in the relations of the Anabaptists with the Muslims is that they refused to fight against the Turks. Michael Sattler (1490-1527), one of the first leaders of the Anabaptists, was tried in 1527 because he refused to fight against the Turks. Other examples of Anabaptists did not use weapons against the Turks are the Mohac Square Battle (1526) and the 1st Siege of Vienna (1529). Upon the arrival of the Ottomans to the Moravian region that remained within the boundaries of Austria (now the Czech Republic), Hutterites, an Anabaptist group living in that region, had stated that they would not fight against the Turks even if they had the power. In our opinion, the main reason oppression against the Anabaptists by their co-religionists is that they did not fight against the Turks. Because opposing infant baptism points to a theological separation, while opposing the idea of uniting against Turks supported by even a reformer like Luther is a political revolt against the church. Therefore, Anabaptists were considered by others as traitors who opposed the defence policies of their own countries.

Özet

Küreselleşen dünyada Müslümanların Hristiyanlarla yan yana yaşamak durumunda olması, onlarınHristiyan geleneğiyle ciddi bir şekilde yüzleşmelerini zorunlu hale getirmiştir. Bu yüzleşmeyi inceleyen bilim dallarından birisi de dinler tarihidir. Zira bu disiplin tarihsel süreçte dinî akideleri incelediğikadar dindarların kendi aralarındaki ilişkileri tarih ve teoloji bağlamında ele almaktadır. MüslümanHristiyan ilişkilerinin erken dönemde Necran Hristiyanları, Habeşiştan hicreti ve Müslüman idarecilerin hükümdarlığı altında yaşayan Hristiyanlar odağında müspet bir seyir izlediği söylenebilir. Ancak Haçlı Seferleri ile başlayan süreçte İslam, Batı’da kılıçla yayılan ve korku duyulan bir din olarakkabul edilmiştir. Öte yandan Haçlı Seferleri, oryantalizm çalışmaları, 11 Eylül sonrası Batı’da artanİslamofobi ve Siyonizm gibi etmenler Müslümanların Batı medeniyetine olan bakış açılarını etkilemiştir.Müslüman-Hristiyan ilişkilerinde önemli bir alan da Protestan Hristiyanları tarihidir. Bu doğrultudaelinizdeki makalede bir Protestan mezhebi olan Anabaptistlerin erken dönemde Müslüman Türklerekarşı yaklaşımları ve modern dönemde Şii ve Sünni Müslümanlarla olan ilişkileri değerlendirilmiştir.Makalede Mennonit ve Anabaptist isimlerinin birbirlerinin yerine kullanıldığını ancak esasında Anabaptistlerin daha kapsayıcı bir isim olduğunu ifade etmeliyiz.Protestanlık temelde Kitâb-ı Mukaddes’e dayalı akide ve ritüelleri kabul etmekte ve Papalığındini otoritesini eleştirerek herkesin din adamı olmasını benimsemektedir. Yunanca “yenidenvaftiz etmek” (ἀναβαπτισμός) anlamına gelen Anabaptizm ise zamanla Protestanlıktan ayrılarak bağımsız bir kilise olmuştur. Anabaptistler, Papalık ve diğer Roma Katolik liderlerinin otoritesini reddetme ve dini alanda sadece Kutsal Kitabın geçerli olduğunu savunma noktasındaLuther gibi düşünmektedir. Ancak bazı noktalarda onunla ayrışmışlardır. Örneğin Anabaptistlerin ilk lideri olarak kabul edilen Andreas Karlstadt (ö. 1541) dinsel yemin etmeyi reddetmiş,ekmek-şarap sakramentinin sadece Hz. İsa’nın çarmıhtaki anlarını hatırlamak için bir sembololduğunu savunmuş ve Hz. İsa’ya inanan bütün insanların birbirine eşit olacağı düşüncesiyleLuther’e doktor unvanı ile hitap etmeyi yasaklamıştır. Ayrıca Anabaptistler, siyaset ile Hz.İsa’nın öğretilerinin aynı çizgide olmamasından dolayı kilise ve devlet işlerinin ayrılması gerektiğini belirtmiş ve diğer insanlara karşı da tıpkı Hz. İsa gibi barışsever olmayı savunmuşlardır. Anabaptistleri diğer Protestan gruplarından ayıran en önemli farklılık ise onların bebekvaftizini kabul etmeyip yetişkin vaftizini kabul etmeleridir. Anabaptistler bu farklıklarından dolayı hem Protestan hem de Katolik Kilisesi tarafından baskıya maruz kalmışlardır. Anabaptistlerin önemli liderlerinden birisi olan Thomas Müntzer (1489-1525) başta olmak üzere birçokAnabaptist, Köylü Savaşları (1524-1525) sırasında infaz edilmiştir.Anabaptistlerin Müslümanlarla ilişkilerinde en dikkat çeken nokta, onların Türklere karşı savaşmayıreddetmeleridir. Anabaptistlerin ilk liderlerinden birisi olan Michael Sattler’in (1490-1527), 1527 yılında yargılanma nedeni Türklere karşı savaşmayı reddetmesidir. Anabaptistlerin Türklere karşı silahkullanmadıkları diğer örnekler Mohaç Meydan Savaşı (1526) ve I. Viyana Kuşatması (1529)'dır. Osmanlıların o dönemde Avusturya sınırları içinde kalan (günümüzde Çek Cumhuriyeti) Moravya bölgesine gelmeleri üzerine, bölgede yaşayan bir Anabaptist grup olan Hutteritler imkânları olsa daTürklere karşı direnmeyeceklerini belirtmişlerdir.Kanaatimizce Anabaptistlere gösterilen tepkinin esas nedeni, onların Türklere karşı silah kullanmamalarıdır. Zira bebek vaftizine karşı çıkmak teolojik bir ayrılığı ifade etmekte iken Luther gibi bir reformcunun bile destek verdiği Türklere karşı birleşmek fikrine karşı çıkmak kiliseye karşı siyasi birbaşkaldırıyı ifade etmekteydi. Dolayısıyla Anabaptistler, yaşadıkları ülkelerin kendilerini savunmapolitikalarına karşı gelen hainler olarak kabul edilmiştir.

Anabaptists and Christian-Muslim Relations from the Perspective of Ottoman, Iranian and Dialogue — AJIndex