Journals / e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi / 2020 / Cilt: 12 - Sayı: 4

‘BEING’ OR ‘CORRESPONDENCE’: THE ROOT MEANING OF THE ‘HAQQ’ AND ‘ALÊTHEIA’

‘VARLIK’ YA DA ‘MUTABAKAT’: ‘HAK’ KAVRAMININ ASLI VE‘ALÊTHEİA’

Pages
1039–1057
DOI
—

Abstract

Haqq, which connects the focus concepts of Islāmic thought, is employed in the Qur'ānwith more than thirty meanings. It is also used in different discourse and contextualrelationships based on morality, law, knowledge, art, and scientific subjects. Thequestion of what its real meaning is in these plenty meaning is not fully known. However, there is a common belief that the original meaning of the haqq iscorrespondence. Important dictionaries of the Arabic language also highlighted thismeaning. Unfortunately, this situation has replaced the real meaning of the concept ofhaqq in over the time. However, the meaning of correspondence is derived from theinterpretation of the genuine meaning of the ‘existence’ according to the principles ofknowledge, value, and aesthetics. This is, our study designed with this assumption, thethesis that the true meaning of the haqq is tried to be justified as ‘being’. In this sense,first of all, the equivalents of the haqq in different languages were determined.Throughout the study, we have been contacted with words that indicate the concepts ofexistence and being in other languages. Apart from this, the concepts of Islāmic thoughtthat express the meaning of existence have been applied. As a result, it is concluded thatthe genuine meaning of the haqq is the existence, and this meaning is the source of theconcepts of the knowledge, value, and aesthetics.

Özet

İslâm düşüncesinin önemli kavramlarını birbirine bağlayan hak kelimesi, Kur’ân’da otuzdan fazla anlama gelecek şekilde istihdam edilmiştir. Ayrıca hak kelimesi ahlak, hukuk, bilgi, sanat ve bilimsel konulara ait farklı söylem ve bağlam ilişkileri içinde sıklıkla yer bulmaktadır. Bu yoğun anlam ilişkileri içinde hak kelimesinin asıl anlamının ne olduğu meselesi tam olarak belirtilmiş değildir. Bununla birlikte hak kelimesinin aslının mutâbakât olduğu konusunda yaygın bir kanâat oluşmuştur. Arap dilinin önemli sözlüklerinde de asıl anlam olarak mutâbakât manası ön plana çıkarılmıştır. Bu durum zamanla mutâbakât manasının hak kavramının asıl anlamının yerine geçmesine sebebiyet vermiştir. Gerçekte hak kelimesinin asıl manası kendisinde hiçbir kuşku olmayan salt varlıktır. Fakat henüz tahakkuk etmemiş makdurâtı da kapsadığı için mevcud kavramından daha kapsamlıdır. Asıl anlam imiş gibi gösterlen mutabakat manası ise bilgi, değer ve estetik durumlarının var olana göre belirlenmesisonucunda üretilmiştir. Bu varsayım ile tasarlanmış çalışmamızda hak kelimesinin asıl anlamının varlık olduğu tezi gerekçelendirilmeye çalışılmıştır. Bu anlamı belirlemek için de farklı dillerde varlık ve oluş kavramlarını belirten kelimelerle irtibat kurulmuştur. Bunun dışında Müslümanların varlık tasavvuruna yön veren kurucu görüşlere müracaât edilmiştir. Sonuç olarak hak kelimesinin aslının varlık olduğu, bu mânânın bilgi, değer ve estetik biçimlerine mutâbakât anlamı ile kaynaklık ettiği hususu tespit edilmiştir.