Journals / e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi / 2020 / Cilt: 12 - Sayı: 4

AN IMPORTANT NAME FOR THE FIRST PERIOD OF BAGHDAD HANAFISM: ABU SULEYMAN AL-CÛZECÂNÎ (D. ?) AND HIS HADITH KNOWLEDGE

HANEFÎ FAKÎH EBÛ SÜLEYMAN el-CÛZECÂNÎ (öl. ?) ve HADİSÇİLİĞİ

Pages
1327–1353
DOI
—

Abstract

The recognition of Ḥanafism, which completed its formation and development inKufah, in other regions, was through the students of Abu Ḥanīfa (d. 150/767) and theirstudents. Baghdad is one of the cities that know Abu Ḥanīfa school in this way. Although Abu Yūsuf (d. 182/798) and Imam Moḥammed (d. 189/804) settled inBaghdad later in their lives. But they also dealt with government affairs. For this reason,Ḥanafism owes the development of the Baghdad branch to these students as well asthese two. Abu Süleyman al-Cūzecānī is at the top of these students. Fiqh and faith related discussions shaped Abū Suleyman’s life here. Indeed 2/9. the century’s Baghdadis a small model of the entire Islamic geography in two respects. The first one is thediscussions between ḥadith supporters and supporters of mind in the fiqh domain. Thesecond is the creation of the Qur’an in the Kalam area. In this environment where thesupporters of the ḥadith were quite strong, the knowledge of the ḥadith of AbūSulayman will be as important as the knowledge of fiqh. For this reason, the articlefocuses on two basic points, namely the determination of the fiqh and ḥadith formationof Abū Suleyman al-Cūzecānī. Thus, the claims that Ḥanafi fiqh scholars ḥadithknowledge is insufficient will be investigated in the person of a scholar belonging to thesecond layer of the sect.

Özet

Teşekkül ve gelişimini Kûfe’de tamamlayan Hanefîliğin diğer bölgelerde tanınması Ebû Hanîfe’nin (öl. 150/767) öğrencileri ve onların öğrencileri vasıtasıyla olmuştur. Ebû Hanîfe ekolünü bu yolla tanıyan şehirlerden biri de Bağdat’tır. Nitekim Ebû Yûsuf (öl. 182/798) ve İmam Muhammed (öl. 189/804) Kûfe’den Bağdat’a inikâl edip buraya yerleşmişler ve ilmî faaliyeletlerine devletin yeni başkentinde devam etmişlerdir. Fakat bu intikâl, iki imamın hayatlarının sonlarına doğru gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Hanefîliğin Bağdat kolunun gelişimini bu ikisi kadar onların öğrencilerine de bağlamak gerekecektir. Bu öğrencilerin başında, Ebû Süleyman el-Cûzecânî gelmektedir. Ebû Süleyman’ın buradaki hayatını fıkhî ve itikadî tartışmalar şekillendirmiştir. Nitekim 2/9. asrın Bağdat’ı, ehl-i rey ile ehl-i hadis arasındaki çekişmeler ve halku’l-Kur’ân meselesi açısından bütün İslâm coğrafyasının küçük bir modeli konumundadır. Ahmed b. Hanbel’in (öl. 241/855) temsil ettiği ehl-i hadisin oldukça güçlü olduğu bu ortamda Ebû Süleyman, bir taraftan ehl-i rey fıkhını temsil eden Hanefîliğin doğru tanınması için çaba sarf ederken diğer taraftan da henüz sistematize edilmekte olan Sünnî itikadın temel görüşlerini savunmak durumunda kalmıştır. Bu ikinci çabası Mutezile’ye karşıdır. Fakat onun mücadele ettiği bu insanlar yine ehl-i reyden addedilen kelâm âlimleridir. Bu ilişki başta ehl-i hadis olmak üzere bazı grupların Hanefîlikle Mutezile arasında ilişki kurmasında önemli bir rol oynamıştır. Ehl-i hadisin Mutezile başta olmak üzere pek çok fırkayı “ehl-i bidat” addettiği böyle bir ortamda, Ebû Süleyman’ın hadis bilgisi belki fıkıhçılığı kadar önem taşıyacaktır. Bu sebeple makale iki temel noktaya yani Ebû Süleyman el-Cûzecânî’nin Hanefî fıkhı içindeki yerinin ve hadis formasyonunun tespitine yoğunlaşmaktadır. Böylece Hanefî fukahanın hadis bilgisinin yetersiz olduğuyönündeki iddialar, mezhebin ikinci tabakasına mensup bir ilim adamının şahsında araştırılmış olacaktır.