Journals / Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2010 / Cilt: 11 - Sayı: 1

Young Turks and the westernization of Turkey

Jön Türkler ve Türkiye'nin batılılaşması

Pages
1–28
DOI
—

Abstract

The concern in this study is with how Young Turks perceived West and the ways and means this group proposed regarding Westernization of Turkey. When looked at Young Turks’ thought from this point of view, three proposals are crystallized. Conservative thought apprehended Westernization in a defensive logic to resist the West once Western scientific achievements and technology have been acquired. The aim was to re-entitle the State previous glory without relinquishing Ottoman-Islamic identity. Radical Westernist wing, however, define the issue as a preference for an advanced Western civilization instead of traditional Oriental Islamic civilization. Prerequisites for Westernization in this thesis which is based on a positivist and materialist rationale are to secure intellectual secularization and introduce logical human being. This is to be realized only when enlightened elite assume the management of society and to enlighten the people with the sponsorship of the State. Briefly, this wing regarded the concepts of “Westernization” and “progress” as a cultural metamorphosis movement rather than economic, social and political advancement. For liberal wing of which Prince Sabahattin is the leading figure, main reason for recession of Ottomans against the West were the collectivist community structure and centralist political-administrative system that restrained individual creativity. According to the liberal wing, only way of Westernization of Ottoman-Turkish society is the transformation of “society” itself with the guidance civil peripherial actors.

Özet

Bu çalışma, Jön Türk kadrolarınca Batı uygarlığının nasıl algılandığı ve bu kadroların Türkiye’nin Batılılaşması doğrultusunda hangi yol ve yöntemlerin önerdikleri sorusu üzerinde odaklanmaktadır. Jön Türk düşüncesine bu açıdan yaklaşıldığında başlıca üç önerinin billurlaştığını görüyoruz. Muhafazakâr görüş, Batılılaşmayı, Batı bilim ve teknolojisini edinerek Batı’ya karşı koymak gibi savunmacı bir mantık içinde kavramıştır. Burada amaç, Osmanlı-İslam kimliğini kaybetmeksizin devlete geçmiş ihtişamını yeniden kazandırmaktır. Radikal Batıcı kanat ise, meseleyi, geleneksel Doğulu İslam uygarlığı yerine, ileri Batı uygarlığının tercih edilmesi olarak tanımlar. Pozitivist ve materyalist bir mantık üzerine temellenen bu önermede Batılılaşma için ön koşul, zihni sekülerizasyonun sağlanması ve akılcı insanın ortaya çıkarılmasıdır. Bu da ancak aydınlanmış seçkinlerin toplum yönetimini üstlenmeleri ve devlet eliyle halkı aydınlatmaları ile mümkün olacaktır. Kısaca bu kanat “Batılılaşma” ve “ilerleme” olgularına, ekonomik, sosyal ve politik ilerlemeden önce, kültürel bir değişim hareketi olarak bakmıştır. Başta Prens Sabahattin olmak üzere liberal kanatta yer alanlar için ise Osmanlı’nın Batı karşısındaki gerileyişinin başlıca nedeni bireyin yaratıcılığını bastıran kolektivist toplum yapısı ve merkeziyetçi siyasi-idari düzendir. Liberal kanada göre Osmanlı Türk toplumunun Batılılaşması, ancak sivil çevresel aktörlerin yönlendirmesinde, “toplumsal olan” ın kendi içinde dönüşümü ile gerçekleşebilecektir. Bu türden bir değişimin manivelası ise öncelikle ekonomidir.