Journals / Ermeni Araştırmaları Dergisi / 2011 / Cilt: 0 - Sayı: 40
The concept of genocide in international law: William A. Schabas' on 1915 Armenian events
- Journal
- Ermeni Araştırmaları Dergisi
- Pages
- 85–93
- DOI
- —
Abstract
The concept of genocide is an issue of concern for Turkey, considering the problematic stance of Armenia on the events of 1915. Even the discussions themselves are conceptually controversial. Law, history, politics and social sciences in general are "blended", while attempts to derive binding results -similar to "definite judgment" in law - from several argumentations and along the tendencies of certain individuals and institutions continues intensively. It is possible to observe a parallel conceptual confusion in terms of historical events in the renowned book by William A. Schabas entitled "Genocide in International Law", which is defined as one of the most respectable works on genocide law. While one must seek a proper methodological and functional analysis of the historical events, attempts towards examination of history in terms of law and definitive binding results, even without taking into consideration the opposing views or a glance towards the whole picture, are hardly understandable. This article aims to draw attention to these contradictions.
Özet
Soykırım kavramı, Ermenistan’ın 1915 olayları bağlamında bu kavramla olan sorunu nedeniyle Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir. Tartışmaların hangi bağlamda yapılmakta olduğu konusunda bile tam bir karmaşa vardır. Hukuk, tarih, siyaset ve genel olarak sosyal bilimler “harmanlanmakta”, kişi ve kurumların eğilimleri doğrultusunda, çeşitli iddialardan, hukuktaki “kesin hüküm” gibi, bağlayıcı birtakım sonuçlar çıkarılması çabaları bütün yoğunluğuyla sürmektedir. Soykırım hukuku alanında en saygın eserler arasında bulunan, William A. Schabas’ın “Genocide in International Law” isimli kitabında da, tarihi olaylar boyutunda benzeri bir fikir karmaşasını gözlemlemek mümkündür. Tarihi olayların, tarihin işlevine ve yöntemlerine uygun olarak değerlendirilmesiyle yetinilmesi gerekirken, güncel hukuk açısından incelenip, hukuki açıdan bağlayıcıymış gibi sonuçlara ulaşılmasına yönelik yaklaşımları anlayabilmek güç olmaktadır. Üstelik bu, karşı iddialar dikkate alınmadan, resmin bütünü görülmeden yapılmaktadır. Makale, bu gibi çelişkilere dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.