Journals / Ermeni Araştırmaları Dergisi / 2012 / Cilt: 0 - Sayı: 42
(Getting away with murder: Soghomon tehlirian, asala and the justice commandos, 1921-1984)
- Journal
- Ermeni Araştırmaları Dergisi
- Pages
- 125–146
- DOI
- —
Abstract
Most research on Armenian terrorism during the 1970s and 1980s begins with a cursory discussion of the Armenian Revolutionary Federation's assassination campaign against former Ottoman officials, known as Nemesis, during the early 1920s. This paper will attempt a deeper analysis of the links between these two periods of violence and argue that the acquittal of Soghomon Tehlirian in the assassination ofTalaat, primarily a factor of the anti-Turkish and anti-Talaat propaganda in the west and Tehlirian s court testimony, facilitated and sustained a cult of violence within the Armenian diaspora. This cult of violence tragically resurfaced in January 1973 and lasted until the mid-1980s. Although 50 years and three generations removed from the events of 1915, the precedent set by Tehlirian s acquittal was again used to justify the violence. The tragedy in all of this, however, is that Tehlirian s innocence was attained through means of a fabricated and well-coached defense. A detail that was, and is, still largely left out when Tehlirian's tale is told.
Özet
70 ve 80 'li yıllarda Ermeni terörizmi üzerine yapılan çalışmaların büyük çoğunluğu, Ermeni Devrimci Federasyonu'nun Nemesis olarak adlandırılan 20 'li yıllarda eski Osmanlı yöneticilerine yönelik suikast j kampanyasının yüzeysel bir tartışması ile başlar. Bu çalışma, iki çatışma dönemi arasındaki bağlantının daha derin bir analizini yapmaya girişmekte ve aslında Soghomon Tehlirian'ın Batı'daki Türk ve Talat karşıtı propaganda ve Tehlirian'ın mahkemedeki ifadesi neticesinde Talat'ı öldürmek suçundan beraat etmesinin, Ermeni Diasporası içinde bir şiddet kültünün oluşmasına zemin hazırladığını öne sürmektedir. Bu şiddet kültü Ocak 1973 tarihinde trajik bir şekilde tekrar su yüzüne çıkmış ve 1980 'lerin ortasına kadar devam etmiştir. 1915 olaylarının üstünden 50 yıl ve üç kuşak geçmesine rağmen Tehlirian 'ın beraat kararının ortaya koyduğu emsal, tekrar bu şiddeti haklı göstermek için kullanılmıştır. Fakat bütün bunlardaki trajik ironi Tehlirian 'ın masumiyetini, iyi yönetilmiş ve uydurulmuş bir savunma ile kazanmasıdır. Bu da Tehlirian 'ın hikâyesi anlatılırken göz ardı edilmiş ve hala edilen önemli bir detaydır.