Journals / Ermeni Araştırmaları Dergisi / 2013 / Cilt: 0 - Sayı: 45

Brıtaın’s caucasus polıcy and the armenıan problem

İngiltere’nin kafkasya politikası ve ermeni sorunu (1917-1918)

Pages
93–125
DOI
—

Abstract

During World War I, following the Russian Revolution, in 1917, Caucasus came to the fore. This region, by way of Caspian, was a gate opening to the Central Asia, Persia and India. Invasion of Caucasia by the enemy would mean opening the way to India for the enemy. After Russia had left the war, the passage of Caspian was opened to Ottoman Empire and Germany. The Russian Revolution changed the character of Pan Turanism which was considered as a utopia in the beginning of the war. British Foreign Office experts started to prepare detailed reports about the menace caused by Pan Turanism. Developments, which have the characteristics of strike for the British interest in the East, obliged England to take defensive measures for Eastern Anatolia and Caucasus. Armenians, who declared that they could hold the area in Eastern Anatolia captured by the Russian in the beginning of the war, were the first option for England to protect Caucasus. This time, England, who exploited Armenian affairs in 1915 as war propaganda, appealed the Armenian military power to protect the area left by Russia after revolution and defended the Caucasus. After the developments in Russia, the British-Armenian cooperation reached its peak in the war. Supported by England with money and arms, Armenians was used against the threat posed by Ottoman and German Empire towards to Eastern Anatolia, Caucasus and Mesopotamia. Actually, because of Armenians’ attitude towards Turks since the beginning of the war, they had no any other alternative than to fight. In order to take advantage of this essential cooperation period, Armenians wanted England to give tangible assurance for their political future after the war. After Russia left the war, England had to face future political problem of Eastern Anatolia which was called Western Armenia by the Armenians. In this period, England, who needs Armenian power significantly in Eastern Anatolia and Caucasus to stop the enemy, made important promises regarding independent Armenia after the war. This British defense policy couldn’t stop the Turks from capturing Eastern Anatolia and from their advance to the Caucasus. The result of this policy was just massacres perpetrated by armed Armenians. Supported through British policy, Armenians slaughtered Turkish and Muslim people of Eastern Anatolia and Caucasus. British policy prepared the background of this tragedy in these regions.

Özet

1917’deki Rus İhtilali I. Dünya Savaşı’nın ilgi alanı Kafkasya’ya çevirdi. Bölge, Hazar Denizi vasıtasıyla Merkezî Asya, İran ve Hindistan’a açılan bir kapı konumundaydı. Kafkasya’nın düşman güçlerinin eline geçmesi demek Hindistan yolunun düşmana açılması demekti. Rusya’nın savaş dışı kalması üzerine Osmanlı Devleti ve Almanya için Hazar koridoru açık hale geldi. Rus İhtilali, savaşın ilk yıllarında hayalî bir düşünce olarak değerlendirilen Pan Turanizm’in karakterini tamamen değiştirdi. İngiliz Dışişleri uzmanları bu hareketin ortaya koyacağı tehdit hakkında sayfalarca raporlar hazırlamaya başladılar. Doğu’daki İngiliz çıkarları açısından bir darbe niteliğini taşıyan gelişmeler İngiltere’yi Doğu Anadolu ve Kafkasya’ya yönelik savunma önlemleri almak zorunda bıraktı. I. Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından ele geçirilen toprakları savunabileceklerini ifade eden Ermeniler İngiltere’nin bölgeyi düşman ilerleyişine karşı koruma politikasında başvuracakları ilk seçenek oldu. 1915 Ermeni olaylarını “Türkiye’de Hristiyanlığın yok edilişi” şeklinde savaş propagandası olarak kullanmış olan İngiltere, bu sefer de Doğu Anadolu’da Rusya tarafından terk edilen toprakları koruyup Kafkasya’yı savunmak için bölgedeki Ermeni askeri gücüne başvurdu. I. Dünya Savaşı esnasındaki İngiliz-Ermeni işbirliği, Rusya’daki gelişmelerden sonra zirve noktalarından birini yaşadı. Para ve altın desteği ile silahlandırılan Ermeniler, Doğu Anadolu, Kafkasya ve Mezopotamya’ya yönelik Türk ve Alman tehdidine karşı İngiltere tarafından bir bariyer olarak kullanıldılar. Aslında I. Dünya Savaşı’nın başından beri Türklere karşı belirlemiş oldukları tavırlar sebebiyle Ermenilerin de savaşmaktan başka çareleri yoktu. Zorunlu işbirliği sürecini kendileri açısından değerlendirmeye çalışan Ermeniler savaştan sonraki politik gelecekleri hakkında İngiltere’den somut garantiler istediler. İngiltere, Rusya’nın savaştan çekilmesi üzerine Ermenilerin “Batı Ermenistan” olarak adlandırdıkları Doğu Anadolu’nun politik geleceği sorunuyla tekrar baş başa kalmıştı. Bu dönemde düşmanı durdurmak için Doğu Anadolu ve Kafkasya’da önemli ölçüde Ermeni gücüne ihtiyaç duyan İngiltere savaştan sonra Bağımsız Ermenistan’a yönelik ciddi vaat ve göndermelerde bulundu. İngiltere’nin bu savunma politikası Türk ordusunun Doğu Anadolu’yu ele geçirip Kafkasya’ya ilerlemesini durduramadı. Sonuç, sadece silahlandırılmış olan Ermenilerin gerçekleştirdikleri katliamlar oldu. İngiliz politikaları doğrultusunda desteklenen Ermeniler, Doğu Anadolu ve Kafkasya’da büyük bir Türk katliamı sergilediler. İngiliz politikaları bölgede yaşanan trajedinin zeminini oluşturmuştu.

Brıtaın’s caucasus polıcy and the armenıan problem — AJIndex