Journals / Ermeni Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 0 - Sayı: 60

(A REPORT BY MAURICE BOMPARD, FRANCE’S AMBASSADOR TO ISTANBUL, ON THE ARMENIAN ACTIONS AND THE ISSUE OF REFORM AT THE EASTERN PROVINCES DURING THE BALKAN WARS)

FRANSA’NIN İSTANBUL BÜYÜKELÇİSİ MAURİCE BOMPARD’IN BALKAN SAVAŞLARI DÖNEMİNDE, ŞARK VİLAYETLERİNDE ERMENİ HAREKETLERİ VE ISLAHÂT MESELESİNE İLİŞKİN BİR RAPORU

Pages
145–173
DOI
—

Abstract

The Balkan Wars called also as 93 War was one of the most determinant progressions for the Empire. After 93 War, thanks to Berlin Agreement, the Empire came across to both land erosion and the efficient diffussion of Ottoman Union. Balkan Wars which accompanied much bigger results than the 93 War, leaded to some opinions about the Empire’s end was coming. Except for the loss of land, population and reputation in Rumelia, the moral collapse by the mass of emigration leaded to the empire to be intervened easily. That’s why a new period about Anatolian Reform Issue started which has been forced onto the Empire for a period of time. This period, not only belong to Armenian Committees and Institutions but also, it was Great Forces, Reform decision for the Six Provinces, their demands for autonomy even included opinion of intervening the province. Thus, the Armenian Issues which was previously used by France and England as an argument, was used as a political tool by taking initiative by Russia and England. France was extremely interested in Armenian Issue and it especially got interested in the Reform Issue in the Six Provinces. It either intervened the developments or closely pursued the diplomatic period. Thus, the most experienced ambassador of the period, Maurice Bompard’s observations and evaluation proved this clearly. Bompard’s observations and evaluations not only give information about France’s approaches but also the roles of Great Forces about this issue.

Özet

Osmanlı siyasi tarihine 93 Harbi olarak da geçmiş bulunan 1877-1878Osmanlı- Rus Savaşı’ndan sonra İmparatorluğun geleceğinde en belirleyicigelişmelerden birisi de Balkan Savaşları olmuştur. 93 Harbi sonrasındaanlaşma ve mutabakatı (uzlaşma) değil, anlaşmazlıkları arttıran yönüyleöne çıkan Berlin Antlaşması’yla birlikte imparatorluk, bir taraftan toprakerozyonuyla karşı karşıya gelirken, diğer taraftan da ittihat-ı anasır(Osmanlı birliği) ın etkin bir şekilde parçalanması tehdidiyle karşı karşıyakalmıştı. Ortaya çıkardığı sorunlar bakımından 93 Harbi’nden çok dahabüyük sonuçları beraberinde getiren Balkan Savaşları ise bir süreden beriimparatorluğun sonunun yaklaştığı yolundaki kanaatlerin büyük ölçüdegüçlenmesine yol açmıştır. Rumeli’de toprak, nüfus ve itibar kaybındanbaşka, kitlesel muhaceret dalgası ile moral çöküş, imparatorluğu daha kolayve daha fazla müdahale edilebilir vaziyete düşürdü. Bu bakımdan BalkanSavaşları ile birlikte, bir süreden beri imparatorluğa dayatılmaya çalışılanAnadolu ıslahatı meselesinde yeni bir döneme girilmiş oldu. Bu dönem,sadece Ermeni komite ve kurumlarının değil, aynı zamanda BüyükGüçler’in Vilayât-ı Sitte (altı vilayet) için ıslahât düşüncesinden, özerklik taleplerine kadar varan ve hatta bölgeye müdahale fikrini gündeme getiren birsüreç olacaktır. Dolayısıyla, bu süreçte Ermeni olayları artık genelliklealışıldığı gibi sadece Rusya ve İngiltere tarafından kullanılan bir koz değil,Fransa ve Almanya tarafından da inisiyatif alma ve nüfuz meselesinedönüştürülmüş bir siyasal araç haline getirilmiştir. Düvel-i Muazzama’nındiğer etkin üyeleri gibi Fransa’da, Osmanlı Asyası’ndaki etkin nüfuzunun yanısıra, Ermeni olayları ile özellikle Vilayâtı Sitte’de reform meselesine özel birilgi göstermiş; gelişmelere ya müdâhil olmuş, ya da diplomatik süreci çokyakından izlemiştir. Nitekim dönemin en kıdemli elçilerinden birisi olanFransa’nın İstanbul Büyükelçisi Maurice Bompard’ın gözlem vedeğerlendirmeleri bu tespiti açık bir şekilde kanıtlamaktadır. Raporunu yazdığıtarih itibarıyla yaklaşık 4 yıldan beri İstanbul’da görev yapan bir diplomatolarak, Bompard’ın gözlem ve değerlendirmeleri, Ermeni olaylarına sadeceFransa’nın yaklaşımı konusunda değil, diğer Büyük Güçler’in de bumeseledeki rolleri hakkında detaylı bir fikir vermektedir.