Journals / Ermeni Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 70

ARMENIAN SOLDIERS IN THE OTTOMAN ARMY AND ARMENIAN VOLUNTEER UNITS IN THE RUSSIAN-FRENCH ARMY DURING THE FIRST WORLD WAR (1914-1921)

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA OSMANLI ORDUSUNDAKİ ERMENİ ASKERLER İLE ANADOLU’NUN İŞGALİNDE YARDIMCI KUVVETLER: ERMENİ GÖNÜLLÜ BİRLİKLERİ VE DOĞU LEJYONU (1914-1921)

Pages
107–140
DOI
—

Abstract

When the First World War started on July 28, 1914, the Ottoman Empire ordered mobilization on August 2, 1914 and started preparations. In this context, non-Muslims began to be conscripted together with the Muslims. Therefore, Armenians who had military obligations also fought in the Ottoman army during the First World War. With the beginning of the war, some of them deserting with their weapons to the Armenian Volunteer Units formed in the Russian army. Some of them formed bandit gangs/bandsand joine rebellions in many parts of Anatolia. Under those circumstances, the Ottoman Government transferred the Armenian soldiers to unarmed units called the Labor Battalions. But even in the Labor Battalions, they were getting involved in various public order events and keeping the Ottoman army busy during war conditions. With the decisions of the closure of the Armenian committees on April 24, 1915, and the relocation of the committee members and their families to the southern provinces of the Ottoman Empire on May 27, 1915, some Armenian soldiers in the army also began to be sent to the VI. army area (Syria). However, some of the Armenian soldiers who were send to the IV. Army region also joined the Allied Forces and took part in the formation of the Eastern Legion. In this study, the process of the Armenian soldiers, who deserted from the Ottoman army, joining the Armenian Volunteer Units in the Russian Caucasian Army and then the Eastern Legion was discussed. Thus, it is aimed to refute the allegations that Armenian men in the Ottoman army, which are included in the Armenian genocide allegations, were murdered after they were enlisted. The main sources of the study are the MSB ATASE ((National Defense Department's Military History and Strategic Study) Archive, the Presidential Ottoman Archive documents and various studies in the literature on the subject. Qualitative and quantitative methods were used in the analysis of these sources, various sources were also analyzed comparatively.

Özet

28 Temmuz 1914’te Birinci Dünya Savaşı başladığı zaman Osmanlı Devleti, 2 Ağustos 1914’te seferberlik ilan etmiş ve hazırlıklarına başlamıştı. Bu kapsamda Müslümanlar yanında gayrimüslimler de askere alınmaya başlanmıştı. Dolayısıyla askerî mükellefiyeti olan Ermeniler de Osmanlı ordusunda Birinci Dünya Savaşı’na katılmışlardı. Savaşın başlamasıyla birlikte bunların bir kısmı silahlarıyla Rus ordusunda teşkil edilen Ermeni Gönüllü Birliklerine firara başlamışlardı. Bir kısmı da çeteler kurarak Anadolu’nun birçok yerinde isyanlara katılmışlardı. Bu duruma karşı Osmanlı Hükümeti, Ermeni askerlerini, silahsız birlikler olan Amele Taburlarına kaydırmıştı. Fakat bunlar, görev aldıkları Amele Taburlarında dahi çeşitli asayiş olaylarına karışıyor ve savaş koşullarında Osmanlı ordusunu meşgul ediyorlardı. Nitekim 24 Nisan 1915’te Ermeni komitelerinin kapatılması ve 27 Mayıs 1915’te komiteci Ermeni ve ailelerinin Osmanlı Devleti’nin güney vilayetlerine sevk edilmesi kararı ile orduda bulunan bir kısım Ermeni asker de VI. Ordu bölgesine (Suriye) sevk edilmeye başlanmışlardı. Fakat IV. Ordu bölgesine sevk edilen Ermeni askerlerin bir kısmı, burada da İtilaf kuvvetlerine katılarak Doğu Lejyonunun teşkilinde yer almışlardı. Bu çalışmada Osmanlı ordusundan firar eden Ermeni askerlerin önce Rus Kafkas Ordusunda Ermeni Gönüllü Birliklerine, sonrasında ise Doğu Lejyonuna katılma süreçleri ele alınmıştır. Böylece Ermeni soykırım iddiaları içerisinde yer alan Osmanlı ordusunda Ermeni erkeklerin askere alındıktan sonra katledildiği iddialarının çürütülmesi hedeflenmektedir. Çalışmanın ana kaynağını MSB ATASE Arşivi ve Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi belgeleri ile konuya dair literatürde yer alan çeşitli çalışmalar oluşturmaktadır. Bu kaynakların analizinde nitel ve nicel yöntem kullanılmış, çeşitli kaynaklar da karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.