Journals / Epilepsi / 2016 / Cilt: 22 - Sayı: 3
Evaluation of Dynamic Thiol-Disulphide Homeostasis in Patients with Epilepsy
- Journal
- Epilepsi
- Pages
- 86–92
- DOI
- —
Abstract
Objectives: The aim of this study was to investigate dynamic thiol-disulphide homeostasis as a novel oxidative stress parameter in patientswith epilepsy.Methods: A total of 100 participants were included in the study. Of these, 50 participants were diagnosed with epilepsy and remaining 50 werehealthy individuals. Total thiol (–SH+–S-S–) and native thiol (–SH) levels in serum were measured in all patients. Quantity of dynamic disulphidebond and (–S-S–) x 100 / (-SH), (–S-S-) x 100 / (–SH+–S-S–), and –SH x100 / (–SH+–S-S–) ratios were calculated from these values. Data obtainedwere compared between patients with epilepsy and healthy individuals.Results: No statically significant difference was determined between patients with epilepsy and healthy individuals in terms of total thiol, native thiol, and dynamic disulphide bond levels and (–S-S–) x 100 / (-SH), (–S-S-) x 100 / (–SH+–S-S–), and –SH x 100 / (–SH+–S-S–) ratios. Neitherwas there significant correlation between total thiol, native thiol, and dynamic disulphide bond levels and (–S-S–), (–S-S–) x 100 / (-SH), (–S-S-)x 100 / (–SH+–S-S–) and –SH x 100 / (–SH+–S-S–) ratios of patients and seizure frequency or duration of illness.Conclusion: Oxidative stress is considered to be one of the molecular changes that are the underlying causes of epileptogenesis. In this study,we investigated dynamic thiol-disulfide homeostasis in patients with epilepsy using a new method in the literature.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı epilepsili hastalarda yeni bir oksidatif stress parametresi olarak dinamik tiyol-disülfid homeostazisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: 50 tanesi epilepsi hastası, 50 tanesi de sağlıklı gönüllü olmak üzere toplam 100 katılımcı çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya katılan tüm epilepsi hastaları ve sağlıklı gönüllülerin serumda total tiyol (–SH+–S-S–) ve nativ tiyol (–SH) düzeyleri ölçüldü. Dinamik disülfid bağ düzeyi (–S-S–) ve (–S-S–) x 100 / (-SH), (–S-S-) x 100 / (–SH+–S-S–) ve –SHx100 / (–SH+–S-S–) oranları bu değerlerden hesaplandı. Elde edilen veriler epilepsi hastaları ve sağlıklı gönüllüler arasında kıyaslandı. Bulgular: Epilepsi hastaları ve sağlıklı gönüllüler arasında total tiyol, nativ tiyol miktarları, dinamik disülfid bağ düzeyi ve (–S-S–) x 100 / (-SH), (–S-S-) x 100 / (–SH+–S-S–) ve –SH x 100 / (–SH+–S-S–) oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı. Ayrıca hasta grubunda total tiyol, nativ tiyol miktarları, dinamik disülfid bağ düzeyi ve (–S-S–) x 100 / (-SH), (–S-S-) x 100 / (–SH+–S-S–) ve –SH x 100 / (–SH+–S-S–) oranları ile nöbet sıklığı ve hastalık süresi arasında bir korelasyon bulunmadı. Sonuç: Oksidatif stresin epileptogenezin altında yatan moleküler değişikliklerden biri olduğu düşünülür. Bu çalışmada, biz literatürde yeni geliştirilmiş bir metod ile epilepsi hastalarında dinamik tiyol-disülfid homeostazisini araştırdık.