Journals / Ekonomik Yaklaşım / 2009 / Cilt: 20 - Sayı: 70

Keynes’s Revolution and Keynesian Economics

Keynes Devrimi ve Keynesyen İktisat

Pages
31–60
DOI
—

Abstract

J.M.Keynes opposed to full employment equilibrium of traditional economics and made a revolution in economics. The success of Keynes’s General Theory partially depends on the economic and social conditions of those period and also depends on the scientific characteristics of the new theory which he has alleged. The foresights of the traditional (orthodox) economics conflicted with experience of reality. U.K. and other industrialized countries of the Western world had faced an experience of massive unemoployment with industrial stagnation which cannot be explained by orthodox economics in the 1930s. Therefore, Keynes had critized the Classical economy with the importance of the uncertainity in economic analysis, the different role of money in economics and underemployment assumptions. Keynes had a real “revolution” in economics whith his suggestions. This revolution leads to counter revolutions.

Özet

J.M.Keynes, geleneksel iktisadın “kendiliğinden tam istihdamda denge” kavramına karşı çıkmış ve iktisatta bir “devrim” yaratmıştır. Keynes’in “Genel Teori”sinin başarısı, bir ölçüde dönemin hem ekonomik ve sosyal şartlarına, hem de öne sürdüğü yeni teorinin bilimsel karakteristiğine bağlıdır. Geleneksel (ortodoks) iktisadın öngörüleri yaşanan gerçeklerle uyuşmuyordu. 1930’lu yıllarda İngiltere ve batının sanayiileşmiş diğer ülkeleri, ortodoks iktisadın açıklayamadığı endüstriyel durgunlukla birlikte uzun süre devam eden yoğun işsizlik deneyimini yaşıyordu. İşte böyle bir ortamda Keynes, belirsizliğin iktisadi analizlerdeki önemi, paranın ekonomide değişen rolü ve eksik istihdam varsayımı ile Klasik iktisadı temelinden sarsmıştır. Keynes, öne sürdüğü yeni fikirler ile iktisatta gerçek bir “devrim” yaratmıştır. Bu devrim, karşı devrimlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.Keynesyen İktisat, temelde Keynes’in argümanlarına dayanmakla birlikte zaman içerisinde Keynesyen İktisatçılar’ın Keynes’in özgün görüşlerinden uzaklaşarak “Neo-Klasik Sentez” çatısı altında toplandıkları görülmüştür. Neo- Klasik Sentez, Keynes’in “devrim” niteliği taşıyan görüşlerini geri plana itmiştir. Çalışmada Keynes’in İktisadı ile Keynesyen İktisat, paylaştıkları temel argümanlar ve ayrıldıkları temel varsayımlar açısından incelenmeye çalışılacaktır.