Journals / Eklem Hastalıkları ve Cerrahisi Dergisi (Eski Adı: Artroplasti Artroskopik Cerrahi Derg.) / 2005 / Cilt: 16 - Sayı: 3
Assessment of proximal ulnar epiphyseal injuries in pediatric ulnar fractures treated by intramedullary nailing
- Pages
- 194–199
- DOI
- —
Abstract
Objectives: This study was designed to determine whether intramedullary nailing through the proximal ulnar epiphysis was associated with epiphyseal injuries in the long-term follow-up of pediatric diaphyseal radial and ulnar fractures.Patients and methods: Fourteen patients (10 boys, 4 girls; mean age 9.2 years; range 6 to 12 years) were treated with intramedullary nailing for both-bone forearm fractures. The minimum follow-up was two years. The range of motion of the elbow and the wrist was compared with that of the normal side. Clinically and radiographically, length differences between the two forearms and the distance between the lateral epicondyle of the humerus and the radial styloid process were evaluated. The proximal ulnar epiphyses were compared by magnetic resonance images.Results: Union was achieved in all the fractures within a mean of 6.9 weeks (range 5.8 to 10.5 weeks). None of the patients developed complications such as deep infection, synostosis, loss of reduction, vessel-nerve-tendon injuries, compartment syndrome, refractures, or implant migration. Second-degree pin tract infections seen in three patients were treated with antibiotic treatment. Clinically and radiographically, no length discrepancy was detected between the two forearms. Comparative direct radiographs and magnetic resonance images showed no signs of pathology involving the proximal ulnar epiphyses.Conclusion: Our two-year follow-up data of pediatric ulnar fractures show that intramedullary nailing through the proximal ulnar epiphysis (olecranon) do not cause damage to the olecranon epiphysis.
Özet
Amaç: Çocuklarda radius ve ulna diyafiz kırıklarının intramedüller çivileme ile tedavisinde, ulna proksimal epifizi üzerinden ulnaya çivi gönderiminin geç dönemde epifiz hasarı oluşturup oluşturmadığı araştırıldı.Hastalar ve yöntemler: Çalışmaya, önkol çift kırığı nedeniyle intramedüller çivileme yapılan ve en az iki yıl izlenen 14 hasta (10 erkek, 4 kız; ort. yaş 9.2; dağılım 6-12) alındı. Hastaların dirsek ve el bileği eklem hareket açıklıkları sağlam taraf ile karşılaştırıldı; iki önkol arasındaki uzunluk farkı klinik ve radyografik olarak araştırıldı. Klinik olarak, humerus lateral epikondili ile radial stiloid arasındaki uzunluk farkı değerlendirildi. Ulna proksimal epifizinin kontrolü için karşılaştırmalı dirsek manyetik rezonans grafileri çekildi.Bulgular: Bütün kırıklarda ortalama 6.9 haftada (dağılım 5.8-10.5 hafta) radyografik ve klinik olarak kaynama gözlendi. Hiçbir olguda derin enfeksiyon, sinostoz, redüksiyon kaybı, damar-sinir-tendon yaralanması, kompartman sendromu, yeniden kırık, implant migrasyonu gibi komplikasyonlar görülmedi. Üç olguda gelişen ikinci derece çivi dibi enfeksiyonu antibiyotik tedavisiyle iyileşti. Klinik ve radyografik olarak iki önkol arasında uzunluk farkı oluşmadı. Karşılaştırmalı direkt radyografik görüntülerde ve manyetik rezonans kesitlerinde proksimal ulna epifizine ait belirgin bir patolojiye rastlanmadı.Sonuç: Bulgularımız, çocuk ulna kırıklarında kullanılan ve proksimal ulna epifizi (olekranon) üzerinden gönderilen intramedüller çivinin, en az iki yıl izlem süresi içinde ulna proksimal epifizine zarar vermediği yönündedir